ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ekonomiye verdiği destekleri tahminlerden daha hızlı çekeceği beklentileri küresel piyasalarda satış baskısı yaratmaya devam ederken bu sabah Japonya hisse piyasarı güne yüzde 4'e yakın kayıpla başlıyor. Fed'in faizleri daha erken yükseltebileceğinin ve tahvil alımlarında azaltmaya yönelik ilk işaretleri geçen hafta vermesinin ardından yönünü yukarı çeviren dolar/TL de güne 8.8'e doğru tarihi zirvesine yaklaşarak başlıyor.

Banka ve enerji şirketleri gibi ekonomik dalgalanmalardan daha çok etkilenen şirketlerin hisseleri, Fed'in geçen hafta gerçekleşen toplantısında, faizlerin 2023 yılında iki kez 25 baz puan artıracağının öngörülmesinin ardından sert düştü. Fed'in faiz takviminde yaptığı değişiklik yatırımcıları da şaşırttı.

St. Louis Fed Başkanı James Bullard'ın Cuma günkü açıklamaları da hisse piyasasında satışları artırdı. Bullard para politikasında sıkılaşmanın ekonomik büyümeye ve ekonominin toparlanmasıyla birlikte tahminlerden hızlı yükselen enflasyona verilen "doğal" bir tepki olduğunu ifade etti.

Piyasalar, başta yarın ABD Kongesi'nde konuşacak olan Fed Başkanı Jerome Powell olmak üzere Fed yetkililerinin hafta boyunca yapacağı açıklamaları yakından izleyecek. Dolar Fed'in geçen hafta sürpriz bir şekilde faizleri yükselteceğini ve tahvil alım programını beklenenden daha önce sonlandıracağı sinyalini vermesinin ardından benzer para birimleri karşısında son ayların zirvesine yakın seyretti.

Dolar endeksi geçen hafta yüzde 1.9 yükselerek Mart 2020'den bu yana en yüksek haftalık artışını kaydettikten sonra bugün 92.232 seviyesindeydi. ABD 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi yüzde 1.4110 ile mart ayından bu yana gördüğü en düşük seviyeyi görürken 30 yıllık tahvilin getirisi  dört aydan sonra ilk kez yüzde 1.9990 dolar seviyesine kadar geriledi. ABD'nin 30 ile iki yıl vadeli tahvilleri arasındaki getiri farkı şubat ayı başından bu yana en düşük seviyeye inerek getiri eğrisinin düzleştiğini gösterdi. ABD'de hisse piyasaları cuma gününü yüzde 1 ya da üzerinde değer kaybı ile tamamladı.

Fed kararı öncesi 8.5 civarında işlem gören dolar/TL kademeli olarak yükselişini sürdürerek 8.88 seviyesindeki tarihi zirvesine her gün daha da yaklaşıyor. Dolar/TL 8.74 seviyelerinden işlem görürken, euro/TL 10.37'lerde.

Türkiye'nin beş yıllık CDS'leri ise 388/392 seviyesinde.

Merkez Bankası'nın geçen hafta PPK'da "kararlılıkla sıkı duruş sürecek" açıklamasına rağmen siyasilerin düşük faiz isteği nedeniyle yaz sonuna ilişkin bir indirim beklentisi de TL'de değer kaybını artırıyor. İşlemciler faiz indirim beklentilerinin ağustos, eylül ve ekim aylarında yoğunlaştığını belirtiyorlar. Temmuz ayı için de beklenti yer alsa da geçen haftaki PPK sonrası bu fiyatlama azalmış görünüyor.

Bir çok bankacı TCMB'nin yaz sonunda TL'de yeni bir değer kaybı trendi olmaz ise sınırlı bir faiz indirimine gidebileceğine artık kesin gözüyle bakıyor. Yapılması gerekenin indirime önümüzdeki yıl başlanması olarak görülse de enflasyonun yine de 150-250 baz puanlık indirime izin verecebileceği yönünde görüşler siyasi istekleri de göz önüne alarak oluşmuş durumda.

Piyasalarda erken olarak nitelenebilecek sınırlı bir indirime siyasilerin nasıl bakacağı sorusu da son dönemde gündeme daha çok geliyor. Siyasilerin sınırlı indirimi yeterli görüp görmeyeceği ve buna yönelik çağrıları önümüzdeki aylarda TL'de yeniden değer kayıplarını tetikleyebileceği endişesi de piyasalarda baskı yaratıyor.

AŞILAMA HIZLANIYOR TURİZM BEKLENTİLERİ CANLANIYOR

Aşılama çalışmalarının günde 1 milyon doz sınırını aştığı geçen haftanın tamamında 7.8 milyon doz aşı yapılırken, toplam nüfusun yaklaşık üçte biri en az bir doz aşı almış oldu. İlk doz aşısını olanların toplam nüfusa oranı da 8.5 puan artışla yüzde 32.5 oldu. Toplamda 27.2 milyon kişi ilk doz aşısını oldu.

Öte yandan, Rusya, Covid-19'a karşı alınan önlemlerin artmasıyla Türkiye'ye uçuşların 22 Haziran'dan itibaren yeniden başlatılmasına karar verdi. JPMorgan, geçen PPK sonrası yayımladığı notta aşılama hızına dikkat çekerken 2021 için büyüme tahminini yüzde 6.1'den yüzde 6.8'e yükseltti. Bu artışa gerekçe olarak Türkiye'nin aşılama hızında yaşanan artış da bir neden olarak gösterildi.