Dolar/TL, 12 Mayıs'taki hacimli son işlem gününde ABD enflasyonunun beklentilerin oldukça üzerinde gelmesinin gelişmekte olan para birimleri genelinde yarattığı baskıyla 8.3'ten 8.5'in üzerine kadar yükseldiktan sonra bu sabah güne 8.4 civarında başladı, daha sonra 8.30'lar seviyesine indi. Euro ise 10.1 seviyelerinden işlem görüyor.

ABD'de enflasyonun yüzde 4.2 ile neredeyse 12 yılın en hızlı yükselişini kaydetmesi ABD'de uygulanan gevşek para politikalarının ve ekonomi desteklerinin beklenenden daha hızlı geri çekilebileceği endişelerini beraberinde getirdi. Dolar/TL 12 Mayıs'ta piyasaların hacimli olarak açık olduğu son işlem gününde 8.3'lü seviyelerden 8.51'e kadar yükseldikten sonra bu sabah 8.4 civarında denge buldu. Kur bu yükselişle 8.58 seviyesindeki tarihi zirvesine bir adım daha yaklaştı. Dalgalanma bu sabah itibarıyla yerini sınırlı düşüşe bıraktı.

Öte yandan, beş yıl vadeli CDS'ler bu sabah aynı saatte 402/407 seviyesinde bulunuyor. Küresel piyasalarda dolar, Asya'da Coronavirus kısıtlamalarıyla ilgili endişelerin yeniden artmasından destek buldu ancak Fed faizleri düşük tuttuğu için yatırımcılar doların değer kaybetmesini bekliyorlar. Emtia fiyatlarındaki düşüş ve Covid-19'un daha önce sınırlandığı Singapur ve Tayvan'da vaka sayılarının yeniden artması doların Avustralya doları karşısında yüzde 0.3 ve Yeni Zelanda doları karşısında yüzde 0.4 değer kazanmasına yardımcı oldu.

Bankacılar, TL'nin hem dünyadaki yüksek faiz oranlarına hem de dolardaki değerlenmeye karşı oldukça kırılgan bir para birimi olduğuna dikkat çekerken yabancı yatırımcılar Türkiye piyasalarından uzak durmaya devam ediyorlar.

Yabancılar nadiren TL için iyimser bir tahminde bulunuyor. Birçok yabancı bankanın dolar/TL beklentisi yıl sonuna doğru değer kayıplarının belirginleşeceği senaryo içeriyor. Beklentiler arasında dolar/TL için 9 hatta 10 seviyesine değer kaybı bulunuyor.

Lokal bankacılar dolardaki zayıf seyir öngörüsünün ve yüzde 19 politika faizinin TL'ye ilişkin değer kaybı risklerini sınırlayan en önemli etken olduğunu konusunda hemfikirler. Ancak yine de bir çok bankacı ödemeler dengesinde önümüzdkei dönemde yaşanabilecek risklere de dikkat çekiyor.

Istanbul Analytics'ten Atilla Yeşilada, "Cari açığı finanse edecek kadar kuvvetli taze portföy yatırımı girişleri ise mevcut para politikası yönetimi yaklaşımıyla zor. Bu açıdan finansman yükünün ağırlıkla Merkez Bankası üzerinde kalacağını, özel sektör ve finans sektörünün kendi dış borç ödemelerin çevirmekle kalacağını da öngörmek mümkün" diyerek, şöyle devam etti:

"Bu durum da cari açıkta beklenen yaklaşık 10 milyar dolarlık düzelmeye rağmen TL üzerinde oluşan baskı devam edecek. Dolar/TL'nin bayramda 8.50'ye yükselmesi tesadüf olmayabilir. TÜFE enflasyon oranının en iyi olasılıkla yüzde 15 seviyesinde gerçekleşeceği beklentisi ile sene sonu dolar/TL'nin 9.2-9.5 aralığına yönelmesi yüksek bir olasılık."

BÜTÇE, KABİNE TOPLANTISI, CORONAVİRUS YAYILIMI İZLENİYOR

Bayram tatili ardından yatırımcılar bugün Hazine'nin Nisan ayına ilişkin açıklayacağı bütçe verilerini ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak kabine toplantısından çıkacak sonuçları takip edecek.

Türkiye'deki Coronavirus vakalarındaki düşüş dün de devam ederken, geniş kapsamlı yasakların tamamlanmasından bir gün önce tespit edilen yeni vaka sayısı hedeflenen 5,000 sayısının iki kat üzerinde kaldı. İçişleri Bakanlığı'ndan dün yayımlanan genelgede ise bugün itibarıyla sona eren sıkı yasakların bir miktar gevşetilerek, 1 Haziran'a kadar devam edeceği açıklandı.

İçişleri Bakanlığı genelgesinde 17 Mayıs-1 Haziran dönemi "kademeli normalleşme" dönemi olarak nitelendi. Bu dönemde hafta içinde temel tüketim maddeleri için alışveriş dışında var olan sokağa çıkma yasağı 21:00 ile 05:00 saatleri arasında devam edecek. Hafta sonu ise tüm gün sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

Aşılama çalışmalarına bakıldığında ilk doz aşısını olanların sayısı 15 milyon oldu. Böylece 83.6 milyon olan nüfusun yüzde 17.9'u ilk doz aşısını almış oldu. Tam etki gösteren çift doz aşısını olanların sayısı 10.8 milyona çıktı.