AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yerli sermayesi el değiştiren Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki Tank Paleti Fabrikası’nı ziyaret etti. 

Erdoğan, Tosyalı Holding’in yeni ortak olduğu fabrikanın Katarlılara satılmadığını öne sürerek, "Katar buranın finansal ortağıdır yüzde 49 ile. Yüzde 51 Türk ortaklara aittir. Her kim bu fabrikanın satıldığını, hele hele yabancılara satıldığını iddia ediyorsa bilin ki yalan söylüyor. Yani Bay Kemal, işi gücü akşam yalan, sabah yalan" dedi. 

HANGİ KATARLI ÖĞRENCİYİ BİZ ÜNİVERSİTELERİMİZE VEYA TIP FAKÜLTESİNE SINAVSIZ ALDIK’

Burada yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, "Burada çalışan işçilerimizin kadroları Milli Savunma Bakanlığı'na bağlıdır. Dolayısıyla hiçbir çalışanımız hak kaybına uğramamıştır. Üretim eskiden olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda devam etmektedir. Firmanın yabancı ortağı sadece finansal ortaktır. Katar buranın finansal ortağıdır yüzde 49 ile. Yüzde 51 Türk ortaklara aittir. Fabrikanın fiili yönetiminde herhangi bir ortak yoktur. Fabrikanın işletmesini yürüten Türk şirketinin yönetim yapısı da yakın zamanda değişti. Her kim bu fabrikanın satıldığını, hele hele yabancılara satıldığını iddia ediyorsa, bilin ki yalan söylüyor. Yani Bay Kemal, işi gücü akşam yalan, sabah yalan. İşte daha yeni, ne diyor? Katar'ın çocuklarını gençlerini tıp fakültesine biz sınavsız alıyormuşuz. Yok böyle bir şey. Buna desek ki gel bunu ispat et. Hangi Katarlı öğrenciyi biz üniversitelerimize veya tıp fakültesine sınavsız aldık. İspat et. Hukukta bir kaide var. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Eğer iddianı ispat edemezsen namertsin. Bunu ispat edeceksin. Yok böyle bir şey, olamaz. Sen bizim gençlerimize hakaret ediyorsun, saygısızlık yapıyorsun. Bir gün önce bunu açıklıyorsun, bir gün sonra imtihanlar var. Böyle bir şey olabilir mi? Hele hele bu imtihan üzerinden her kim ülkemize ve ordumuza iftira atıyorsa bilin ki devlet ve millet düşmanıdır" dedi.

‘BİZİM SEÇİM TARİHİMİZ BELLİ, HAZİRAN 2023'

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nitekim bu fabrika ile ilgili yalan ve iftiraları pervasızca tekrarlayan CHP'nin başındaki bu zat, yargı tarafından tazminat cezasına da çarptırılmıştır. Tabii bunlarda yalan söyleme ve iftira atma konusunda Allah korkusu da kuldan utanma da olmadığı gibi yargı kararına saygı da yoktur. Nitekim aynı yalanları sürekli tekrarlayıp duruyorlar. Milletimiz bu yalancıları 2023 seçimlerinde bir kez daha sandığa gömerek cevabı verecektir. Bu ara ne diyor? '6 ay sonra seçim var, biz geliyoruz' diyor. Sen bu 6 ayı daha çok konuşursun. Bizim seçim tarihimiz belli, Haziran 2023. Bu leblebi çekirdek işi değil. Siyaset dürüstlük ister. Siyasette dürüst olacaksın. Ama dürüstlük bunların semtine uğramamış" diye konuştu.

'ALTAY'I 2023'ÜN BAŞINDA ORDUYA TESLİM TÖRENİNİ YAPACAĞIZ'

Altay tankının 2023 yılının başında orduya teslim edileceğini açıklayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Arifiye'deki bu fabrikamızda Fırtına obüsü, Poyraz mühimmat aracı tasarımı, üretimi ve entegrasyonu çalışmaları yürütülmektedir. Ülkemizde tırtıllı araçlarına ait palet ve askı donanımlarının tasarım ve imalatı ve bununla ilgili yenilemesi konusundaki en önemli entegre tesis buradadır. Bunun yanında fabrikamızda kamu ve sivil kuruluşların optik sistem ihtiyaçlarını tasarlayan bir atölye de buradadır. Fabrikamızda yıllarca çeşitli modellerdeki tanklarımızın ve obüslerimizin modernizasyonları, mekanik ve elektronik kalibrasyon hizmetleri yapılmıştır. Ayrıca Altay tankımızın üretimini de burada yapmayı planlıyoruz. Şimdi yazılımdaki gençlerimize sordum. Ne zaman bitiriyoruz bu işi? dedim. En kısa zamanda diyorlar. En kısa zaman ne zaman? Artık bize bunu söyleyin. Kendilerine 2023'ün başında bunu yetiştirmeye var mıyız? dedim. Biz de bütün ekibi inşallah sıkıştıracağız ve hedef olarak buradan Altay'ı ilk defa 2023'ün başında orduya teslim törenini yapacağız."

‘SEN ERDOĞAN'IN NE ZAMANDAN BERİ TALİMATLA KONUŞMA YAPTIĞINI ÖĞRENDİN?’

Türkiye’nin Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kafkasya’daki varlığına da değinen Erdoğan "Kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için daha güvenli daha huzurlu daha adil bir dünya kurmanın mücadelesini yürütüyoruz. Bize ne işiniz var Suriye'de, ne işiniz var Libya'da, ne işiniz var Karabağ'da, ne işiniz var Doğu Akdeniz'de dediler. Bunu diyenler ya dünyadan habersiz ya da düşmanın kılıcını çekmektedir. Biz Libya'da da varız, Azerbaycan'da da varız, Suriye'de de varız, Doğu Akdeniz'de de varız. Olmaya da devam edeceğiz. Allah nasip ederse 20 Temmuz'da Kuzey Kıbrıs'tayım. Geniş bir ekiple orada olacağız. Geçen gün Avrupa Komisyon Başkanıyla konuşuyoruz. Diyor ki, 'Duydum ki Kıbrıs'a gideceksiniz. Oradan sert mesajlar vermeseniz' dedi. Dedim, 'Nasıl mesajlar vereceğimi de bana bildirirseniz. Ben o metni oradan okurum'. Yani bunlar kimin kim olduğunu daha öğrenememişler. Ben bu milletin bir evladıyım. Sen Erdoğan'ın ne zamandan beri talimatla konuşma yaptığını öğrendin? Biz hakkımız neyse bu hakkımızı söke söke alırız ve alacağız. Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs'taki özellikle bütün o denizlerde, oralardaki petrol arama işlemlerimizi yürüteceğiz. Şu anda yürütüyoruz. Sondaj yapıyoruz. Sismik araştırmalarımızı yapıyoruz. Devamlı doğalgazın sinyalleri geldi. Şimdi hedef bir an önce oradan doğalgazı çıkarmak. Onu çıkardıktan sonra da zaten benim milletim çok daha rahatlayacak. Çok daha ucuza doğalgazı kullanma imkanını yakalayacak. Bölgemizdeki dostlarımız ve kardeşlerimiz güven içinde olacak ki insani ve ekonomik ilişkilerimizi hep daha iyiye taşıyabilelim" şeklinde konuştu.

'BURADAKİ DEDİKODULARI BİZ HİÇ DİNLEMİYORUZ'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise savunma sanayinin yüzde 70’inin milli olduğunu savunarak, "Bu fabrika ile ilgili herkes bir şey söylüyor. Burası tank ve palet değil, tank paleti fabrikası. Ambargolar var, istediğimiz malzemeleri alamıyoruz. Dolayısıyla ordumuzun ihtiyacı olan harp malzemelerini yerli ve milli yapmak gibi bir gayemiz var. Çok şükür bugüne kadar Türkiye'de savunma sanayinde yüzde 70'lere varan bir milli ve yerlilik yakaladık. İnşallah Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan tüm araç gereç ne varsa bunları biz sağlayacağız, siz sağlayacaksınız. Türk Silahlı Kuvvetleri, cumhuriyet tarihinin en yoğun günlerini yaşıyor. Sadece bizlerin değil, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelerin de hak ve hürriyetini sürdürmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bizler bugüne kadar tarihimizde milli manevi ve mesleki değerlerimizle ülkemizin egemenlik ve bağımsızlığı için ne yapmamız gerekiyorsa yaptık ve yapmaya çalışıyoruz. Buradaki dedikoduları biz hiç dinlemiyoruz. Hiç bakmıyoruz. 3 kıtada 7 iklimde at koşturan adaleti, huzuru, barışı sağlayan atalarımızın izinde biz de şu anda 3 kıtada kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini sağlamak üzere başarılı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstiyoruz vermiyorlar. Dolayısıyla bunları görmemiz lazım ve elimizden gelen neyse yapmamız lazım. Askeri fabrikalar var, aynı zamanda özel sektörün, üniversitelerimizin sahip olduğu çalışmaları yapmak istiyoruz" diye konuştu.