'20 yıldır bu hükümet depreme yönelik ne yapmış diyecek kadar ahlaksızca paylaşımlar var'

26.01.2020 10:23    Güncelleme: 26.01.2020 12:02

Erdoğan 'Sosyal medyada insanı tahrik eden bazı mesajlar var ki onlar çok çok beter, berbat, ahlaksızca' dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir'e hareketi öncesi Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ'daki depreme ilişkin, "Devletimiz deprem anından itibaren vatandaşlarımızın yanına koşmuştur. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için her türlü çabayı gösteriyoruz" dedi.

Enkazdan şimdiye kadar 45 kişinin kurtarıldığını açıklayan Erdoğan, 31 kişinin yaşamını yitirdiğini, 1607 kişinin yaralı olduğunu, 1503 kişinin de taburcu edildiğini söyledi. 

Depremde yıkılan, hasar gören evler için hasar tespit çalışmalarından sonra süratle yeniden inşaat çalışmalarını başlatacaklarını belirten Erdoğan, "Şu anda 3 bakanımız, milletvekillerimiz orada. Tüm ekipleriyle birlikte hasar tespit çalışmalarını sürdürüyorlar" ifadesini kullandı.

"DEPREMİ DURDURMA ŞANSIMIZ VAR MI?'

Erdoğan sosyal medyadaki deprem paylaşımlarına ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

"Her şeyden önce bu birlik beraberliğe gerçekten destek veren halkımız varken bir diğer taraftan da bunu gerek siyasi istismar vesilesi yapan gerekse orada 'millet can derdinde bunlar mal derdinde' anlayışı var ya bunlarda acaba biz buradan nasıl fırsat devşirebiliriz anlayışıyla sürdürüyor.

İnsanı tahrik eden bazı mesajlar var onlar çok çok ahlaksızca örneğin '20 yıldır bu hükümet depreme yönelik ne yapmış' diyebilecek kadar. Depremi durdurma şansımız var mı? Böyle bir şey söz konusu değil, ama depremden sonra ne yaptığınıza gelince özellikle bizim iktidarımızda gerek başbakanlığım döneminde gerek sonrasında yaşadığımız depremler oldu bunlardan birisi Bingöl depremi. Biz o depremden sonra adeta Bingöl’ü yeniden inşa ettik, bir diğeri Van depremi. Biz Van’ı yeniden inşa ettik, merkezinden tutunuz Erciş’ine kadar oraları yeniden inşa etmek suretiyle bütün Vanlı kardeşlerimizin yaşam koşullarını düzenledik.

Bir defa şundan çok çok memnunum, artık kurumlarımız bu tür olaylar karşısında gerçekten çok ciddi yeteneklere sahip oldular."

"1.503'Ü TABURCU EDİLDİ, 104'ÜNÜN TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR"

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Burada da böyle bir depremle karşı karşıyayız. Şundan çok çok memnunum, artık kurumlarımız bu tür olaylar karşısında gerçekten çok ciddi yeteneklere sahip oldu. Zaten Kızılayımızın durumu malum, özellikle yardımda, iaşe, ibate, bu konularda gayet başarılı. AFAD aynı şekilde. Kurtarma olayında da AFAD'ın çok ciddi başarılarının olduğunu gördük. Jandarmanın çok ciddi başarılarının olduğunu gördük. Silahlı Kuvvetlerimizin özellikle başarılı olduğunu gördük. Bunlar bizi memnun ediyor. Niye? Bu kadar sıkıntılı bir anda bu kuruluşlarımızın oraya müdahale edişi ve müdahaledeki kabiliyetleri, buradan aldıkları netice, en azından, kurtarılan vatandaşlarımız çocuk, anne, baba 45. Nereden çıkardılar? Artık umutların kesildiği yerden çıkardılar. Bu tabii insanı gerçekten mutlu ediyor. Bir diğer taraftan umudu kaybetmiş olanların, anne, baba, yakın, hepsinin umudu yaşaması bizleri yöneticiler olarak ayrıca sevindiriyor. Doğrusu her ne kadar 31 vatandaşımız hayatını kaybettiyse de Allah rahmet eylesin, bütün yakınlarına sabırlar diliyoruz, milletimiz başı sağ olsun, ama öbür tarafta 1.607 yaralı çıkarıldı buralardan. Bunların 1.503'ü taburcu edildi, 104'ünün tedavisi devam ediyor. Onları da hastanede ziyaret etme imkanım oldu. Hastane ziyaretinde de kendilerinin ilgi, alakadan mutluluğunu gördük. Bu da bizi ayrıca memnun etti."

"HAFTER DARBECİDİR"

Hafter'in Libya'daki saldırıları ve İdlib'deki son durumla ilgili soruya Erdoğan, cuma günü Almanya Şansölyesi Angela Merkel'le Berlin sürecini tekrar değerlendirme şansı bulduklarını ve Libya konusunu ele aldıklarını belirterek, "Bir defa Hafter darbecidir. Darbeci Hafter'e niçin bu kadar omuz verdiklerini, destek verdiklerini ben Şansölye Merkel'e de söyledim. 'Bakın' dedim 'şımartıyorsunuz', kendisi de kabul ediyor. Şımarttığınız bu darbeci adam ne yazık ki Libya'da bir bölünmeye ve Libya'da sürekli olarak ateşkes ihlallerine neden oluyor. Hafter şu ana kadar hazırlanan gerek Moskova sürecine destek vermemiştir ki Sayın Putin 'Ben Hafter'i halledeceğim, sen de Serrac'ı hallet demiştir' Sağ olsun Sayın Serrac bizim ricamızı kırmamıştır ve ne dediysek ona uymuştur. Hem Moskova'da hem de Berlin'de uymuştur ama Hafter ne Moskova'da bu sürece uymuştur ne Berlin'de uymuştur. Moskova'dan kaçmıştır adeta. Berlin'de gidip otelde gizlenmiştir. Şimdi bu noktada tabii ki Hafter'in kimlik ve kişilik noktasında ne olduğunu ki bunu geçmişte de kendi yöneticilerine ihanet etmiş olan birisidir ve böyle birisinden hala ateşkes noktasında merhamet beklemek mümkün değil" cevabını verdi.

Erdoğan sözlerine, "Yanında Wagner var. Tabii bu Wagner'le beraber aldığı destek, onlara olan güveni sebebiyle kalkıp şu anda her türlü elindeki imkanlarla saldırılarına devam ediyor. Fakat tabii bu işte başarılı olamayacak. Şimdi işte 5+5 bu noktada asker vermek suretiyle bir süreç başlatılıyor. Şimdi bu sürece 5 isim verdiği için şimdi bunu yine el bebek gül bebek saklıyorlar. Biz oradan bir şey beklemiyoruz" diye devam etti.

"REJİM HALA İHANETİNİ DEVAM ETTİRİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib konusuyla ilgili de şunları söyledi: "Maalesef rejim hala ihanetini devam ettiriyor. Hala sivil halkı bombalamak suretiyle öldürüyor. Rejimin bu konudaki duyarsızlığını görmemek mümkün değil. Bu konuda bizler sürekli Sayın Putin'le ve görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşmek suretiyle bu sivil halkı güvence altına almak istiyoruz. Bütün bunların yanında şu anda kış mevsimine girmiş bulunmaktayız. Özellikle de sınırımızdan Suriye tarafında 30-40 kilometre derinlikte bir bölgede adeta çadırkent türü değil de briketten inşa edilmiş konutlar veya briket konut şeklinde yapmayı planladık ve şu anda bunun inşası başladı. Süratle bunları yapıp 25-30 metrekare ebadında ve bu kış mevsiminde istiyoruz ki İdlibli kardeşlerimizi buralarda barınsınlar ve daha ideal olanına vardığımızda inşallah onları ciddi manada koruma altına almış oluruz." 

ERDOĞAN, ATATÜRK HAVALİMANI'NDAN AYRILARAK CEZAYİR'E GİTTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısının ardından "TC-TUR" uçağıyla Atatürk Havalimanı'ndan ayrılarak, saat 10.00'da Cezayir'e hareket etti. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, MİT Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Cezayir'e gitti. Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İl Başkanı Bayram Şenocak ve diğer ilgililer uğurladı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cezayir'i ziyareti, Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un geçen yıl aralık ayında göreve gelmesinin ardından bu ülkeye Devlet Başkanı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olma özelliğini taşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir'in ardından Gambiya ve Senegal'i de ziyaret edecek.