ARTI GERÇEK-Prof. Dr. İlhan Uzgel, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden görüşmesine dair, "ABD, zayıf bir Cumhurbaşkanı ve zayıf bir iktidar yakaladı, onunla bir süre çalışacaklar. ABD'nin Libya'dan, Afganistan'a Polonya'dan, Körfez bölgesine, Doğu Akdeniz'e kadar bir sürü alanda Türkiye ile yapacağı iş var. Bunları birlikte yapacaklar, bölgesel iş birliği konusunda Türkiye neredeyse ABD yönetimine açık çek verdi" dedi.

Artı TV'de yayınlanan Medya Cebe ile Dünya Aktüel programına Prof. Dr. İlhan Uzgel konuk oldu. Uzgel, Erdoğan-Biden görüşmesinin doğuracağı sonuçları, Türkiye'nin dış politikasına olan etkileri ve görüşmenin içeriğini değerlendirdi. 

'ERDOĞAN ABD İLE UZLAŞMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPMAYA HAZIRDI'

Erdoğan yönetimini için görüşmenin yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgulayan Uzgel, "En temelde Erdoğan için bu görüşme bir tür yaşamsal öneme sahipti. Bir çok alanda sıkıştı, zorlandı siyaseten ve dış politikada, mafyatik ilişkiler ortaya çıktı vs. dolayısıyla tutunacak bir dala ihtiyacı vardı. O da Biden yönetimi oldu. Biden yönetimi Trump gibi değil. Çok sert başladı, Biden Erdoğan ile çalışmak istemediğini söyledi 'Otokrat' dedi. O yüzden Biden'ı ikna etmek Erdoğan için önemliydi. Tablo şu; Türkiye ikna etmek için her şeye hazır, ABD yönetimi daha ağırdan alıyor. Bir uzlaşı havası var, bir süredir zaten zirveye giden yolda alt düzeyde ekipler çalışıyordu, ABD ile uzlaşmak için her şeyi yapmaya hazırlardı. Öyle anlaşılıyor ki; ABD, zayıf bir Cumhurbaşkanı ve zayıf bir iktidar yakaladı, onunla bir süre çalışacaklar. ABD'nin Libya'dan, Afganistan'a Polonya'dan, Körfez bölgesine, Doğu Akdeniz'e kadar bir sürü alanda Türkiye ile yapacağı iş var. Bunları birlikte yapacaklar, bölgesel iş birliği konusunda Türkiye neredeyse ABD yönetimine açık çek verdi" dedi.

ERMENİ SOYKIRIMI

Erdoğan'ın geçmiş açıklamalarında, ABD Başkanı Biden'ın Ermeni Soykırımı çıkışını gündeme getireceğini fakat görüşmede bununla ilgili bir adım atmamasına dair konuşan Uzgel, "Gündeme getirecek bir şey yok. Bir sürü konu var. Erdoğan Türkiye'nin sorun ettiği şeyleri değil, Amerika'ya nasıl yardımcı, destek olabileceğini konuştu muhtemelen. O yüzden tartışma olacak konuları açacağını sanmıyorum. Tepki olarak ne diyeceksiniz? İş olmuş bitmiş, aradan bir buçuk ay geçmiş eğer bir tepki verilecekse onun zamanı ve yeri vardı. Sözle verilecek de bir tepki değil eylemle bir tepki verilir. Dış politikanın mantığı açısından. Biden zaten açmadı konuyu o diyeceğini demiş. Erdoğan'ın açması gerekirdi konuyu. Onun da işine gelmemiş belli ki. Böyle bir konuyu açmak hesap sormak anlamına gelir. Görüşmenin mantığı Erdoğan'ın Biden'a ne kadar iyi bir müttefik olduğunu kanıtlama çabasıydı. O yüzden böyle bir sorunlu alana yer yoktu zaten. Beklemek de gerçekçi değil" dedi.

'S-400'LERİ BİR ŞEKİLDE KİTLEYECEKLER VE BİR DAHA AKTİVE ETMEYECEKLER'

Rusya'dan alınan S-400 füzelerinin aktif edilmediği takdirde ABD-Türkiye arasında bir soruna dönüşmeyeceğini söyleyen Uzgel sözlerine şöyle devam etti: 

"S-400'leri bir şekilde kitleyecekler ve bir daha aktive etmeyecekler. Amerika'da zaten onların çalıştırmadığınız anda bu silah sisteminin bir demir yığınından bir farkı olmuyor. Düğmesine basmadığınız bir şeyin teknik olarak işlevi yoktur. Dolayısıyla bir hangara kitleyip başına da belki bir Amerikalı koyup böyle çözmeyi planlıyorlar. Türkiye'nin S-400'ler üzerinden Amerika ile büyük pazarlık yapacak bir konumu pazarlık gücü yok. Oraya giden yolda iki taraf arasında teknik heyetler bu konuyu nasıl ele aldılar bunları bilmiyoruz. Bir İncirlik lafı dolandı. Bu tür çözümlerin Türkiye sınırları içerisinde kalacağı bir çözüme razı görünüyor Erdoğan. Türkiye dışına çıkarması problemdi. Ciddi tıkanıklık ve sıkışıklık var. Onu da Türkiye'de tutup, Rusya'yı kızdırmayıp ama hiç çalıştırmayıp garanti vermek gibi ara çözümleri hala görüşüyorlar.

AFGANİSTAN VE HALK BANK PAZARLIĞI

Türkiye'nin Kabil Havalimanı'nın korunması gündeminde hevesli olduğunu ve bunun karşılığında ABD ile Halk Bankası davasında bir pazarlığa girişilebileceğini ifade eden Uzgel, "Erdoğan yönetiminin yeni keşfettiği bir alan. NATO'nun Afganistan'dan çekilmesi yeni bir iş birliği açtı aslında. Tersten işledi. Orada bir Amerikan varlığı olacak devam edebilmesi için de Kabil Havalimanı'nın korunması gerekiyor. Bunu da kime yaptıracaklar? Çok hevesli bir Türkiye var. Bundan mutlu da oldular. Bunun neredeyse üzerine atladı Erdoğan. Gördüğünüz gibi Türkiye'ye ihtiyaç devam ediyor kendi medyası da böyle gördü olayı. Onun da pazarlığını yapıyorlar. Karşılığında muhtemelen Halk Bank konusunu halletmeye çalışıyorlar. Biliyorsunuz Türkiye ekonomisi finansal açıdan bıçak sırtında duruyor buradan bir ağır darbe yemekten korkuyorlar. Kabil Havalimanı'nın korunması meselesi de bunun bir parçası. Kendisini stratejik olarak değerli kılmaya çalışıyor" dedi.

'ABD VE TÜRKİYE SURİYE'DE BİRLİKTE HAREKET ETTİ'

Son olarak Suriye konusunda ABD ve Türkiye'nin ittifak halinde olduğunu vurgulayan Uzgel sözlerini şöyle tamamladı: 

"Ben Suriye meselesinin hallolduğunu düşününüyorum. 2011'den itibaren Türkiye, Suriye'de ABD ile birlikte hareket etti. Esad'ı devirmeye birlikte girdiler, radikal grupları birlikte desteklediler, Amerika silah yardımı yaptı, eğit-donat programını yürüttüler. Burada Türkiye biraz kontrolden çıktı, Amerika'dan daha hırslıydı. O yüzden en radikal cihatçı gruplara da göz yumdu Türkiye'den geçmelerine. Problem Suriye'De Fırat'ın Doğusu'nda çıktı. Türkiye'nin ABD'yi rahatsız eden tek eylemi Barış Pınarı Harekatı oldu. Tel Abyad bölgesine yaptığı operastyon oldu. Biliyorsunuz Trump kendisi başkan yardımcısını gönderdi 'bunu durdurun' dedi. Ondan sonra vazgeçtiler zaten. Erdoğan bu konuyu iç kamuoyuna yönelik dillendiriyor. İişkilerdeki en önemli sorun bu değil. Amerika orada durduğu sürece Türkiye'nin PYD konusunda elinden bir şey gelmez. Dikkat ederseniz ne bir eylem ne bir şey var. Türkiye farkettiyseniz tüm enerjisini Türkiye'nin içine ve Irak'a yönlendirmiş durumda. Amerika'da buna ses çıkarmıyor."