Türkiye'nin 1974'te düzenlediği Kıbrıs Harekâtı'nın 47. yıl dönümünde Kuzey Kıbrıs'a giden Cumhurbakanı Tayyip Erdoğan, "Maraş'ta hayat yeniden başlayacaktır. Artık Maraş'ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Yıllardır atıl durumda kalan bu bölge çözümsüzlüğün değil Kıbrıs adasının müreffeh geleceğinin sembolü olacaktır. Yeni mağduriyetler oluşturulmayacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Kıbrıs Türk halkının barış ve özgürlüğe kavuşmasını sağlayan harekâtın 47. yılında aranızda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Çifte bayram yaşamanın mutluluğu içindeyiz. 20 Temmuz Zulme son verilen, adaya barışın geldiği kurtuluş günüdür. Hiç tereddüt etmeden bu mücadelede canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Türkiye ve KKTC, adada adil bir çözüme kavuşulması için bugüne kadar her türlü çabayı vermiştir.

2004 yılında masadan kalkan Rum tarafı çözüm yolunu tıkamayı sürdürüyor. Rum tarafı gerçeklerden kopuk, samimiyetsiz ve şımarık yaklaşımını sürdürmekte ısrarcıdır. Geçmişte hangi niyetleri taşıyorlarsa bugün de meseleye aynı zaviyeden yaklaşıyorlar.

'AB'YE SESLENİYORUM: SÖZÜNÜZÜ TUTTUNUZ MU?'

Buradan AB'ye sesleniyorum, ne oldu? Siz sözünüzü tuttunuz mu? Bunlarda hep yalan, hep yalan. Bunlarda demokratlık yok. AB, mali ve idari noktada Kuzey Kıbrıs'a desteklerini vereceklerdi. Verdiler mi? Vermediler. Geçen gün beni arıyorlar. 'Duydum ki ayın 20'sinde KKTC'de konuşma yapacakmışsınız. Herhalde orada rahatsızlık verici bir konuşma olmaz.'... Bunun iznini sizden alacak değiliz. Ne kadar Türk düşmanı varsa Miçotakis'le belki Amerika'da video konferansta bilemiyorum, bize cevap teşkil edecek konuşmayı yapacaklar. Biz haklıyız. Haklı olduğumuz için de sonuna kadar hakkımızı savunacağız. Bunlarda demokratlık yok. Bu nobran tavrın artık hiç bir hükmü kalmamıştır. Bizden kimse bu noktadan sonra geriye dönüş beklemesin. Yeni müzakere süreci ancak iki devlet arasında yürütülebilir. Öncelikle Kıbrıs Türkünün egemenliği ile eşit statüsü teyit edilmeli. Kıbrıs'ta eşit iki devlet ve iki halkın olduğu kabul edilmeden müzakerelerde ilerleme sğalanamaz.

MARAŞ'TA YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI AÇILACAKTIR

Türkiye ve KKTC olarak izlediğimiz politika tam bir siyasi kararlılık politikasıdır. Rum tarafının karşı propagandasına rağmen Ersin Tatar'ı Maraş konusunda ortaya koyduğu tutum için ayrıca tebrik ediyorum. Maraş'ta hayat yeniden başlayacaktır. Artık Maraş'ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Yıllardır atıl durumda kalan bu bölge çözümsüzlüğün değil Kıbrıs adasının müreffeh geleceğinin sembolü olacaktır. Yeni mağduriyetler oluşturulmayacaktır. 

'AMERİKA'DA BİR KESİM RUMLARLA İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMEK BAHANESİYLE HAREKETE GEÇTİ'

Rum tarafı sonbaharda sondaj çalışmalarına yeniden başlayacağını duyurdu. Kimin gerginliği arttırdığının muhakemesini uluslararası toplumun vicdanına sunuyorum. Hem içerde hem de dışarda bugünkü ziyaretimizden rahatsızlık duyanlar olduğunu görüyoruz. Bu çevreler ilk günden itibaren ziyaretimizi gölgelemek için ellerinden geleni yaptılar. Amerika'da bir kesim Rumlarla ilişkileri güçlendirmek bahanesiyle harekete geçti. Tescilli Türkiye düşmanlarının olduğu bazı isimler Rumlara desteklerini açıklamak üzere konferans düzenlemişler. Barış Harekâtı'nın 47 yıldır hala hazmedilemediği anlaşılıyor. Değil 47, 147 yıl da 247 yıl da sürse Kıbrıs Türk halkı bağımsızlığından ve özgürlüğünden taviz vermeyecek. Onlara bir an önce KKTC'ye gelerek hem buradaki devleti tanımaları çağrısında bulunuyorum. Bizim nazarımızda boş teneke gürültüsünden öte bir kıymeti yoktur. Türkiye ile KKTC'nin kardeşliğini örselemeye kimsenin gücü yetmez. (HABER MERKEZİ)