CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, et ithalatının yerli besiciyi zor durumda bırakacağını belirtti. Toprak, geçen hafta alınan kararla Nisan ayından itibaren yeniden canlı sığır ithalatına kapıların açıldığını hatırlattı. CHP’li Toprak, “Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün ilan ettiği ithalat programına göre, Uruguay, Arjantin, Brezilya, Fransa, Belçika ve bazı Afrika ülkelerinden Angus, Şarole, Limuzin, Belçika Mavisi gibi yabancı besilik sığır ırkı canlı hayvanların ithaline izin verilecek. Dolayısıyla bir kez daha Arjantin, Fransa, Belçika, Uruguay ve daha birçok ülkenin besicilerine kaynak aktarılırken, yerli besiciler ise ithalat darbesiyle karşı karşıya kalacak” ifadelerini kullandı

‘MİLYARLARCA DOLARI YABANCI BESİCİLERE AKTARAN İKTİDAR’

Kararın, yerli besicileri bitirme noktasına getireceğine dikkat çeken Toprak yaptığı yazılı açıklama şöyle:

“Geçtiğimiz yıllarda yüzbinlerce ton kırmızı et ithalatının yanı sıra milyonlarca canlı büyük ve küçükbaş hayvan ithalatına kapıları açarak, milyarlarca doları yabancı besicilere aktaran iktidar, artık et ve canlı hayvan ithalatı yapılmayacağını ilan etmesine karşılık tekrar besilik sığır ithalatına izin verdi. Tarım ve Orman Bakanı artık ithalata gerek kalmadığı, canlı hayvan ithalatının tamamen bitirileceği ve izin verilmeyeceğini açıklamıştı. Bakanın Türkiye’nin yakında kırmızı et ve canlı hayvanda ihracatçı konumuna geleceğini ilan etmesine karşılık, kendisine bağlı Hayvancılık Genel Müdürlüğü geçtiğimiz hafta yeniden besilik sığır ithalatına izin verildiğini, bu yıl üç dönemde ithalat yapılacağını duyurdu. Bakanlığın ithalat serbestisi açıklamasının ardından 8 Mart’tan itibaren canlı besilik sığır ithalatı başvuruları alınmaya başlandı.

‘KAPASİTELERİNİN YÜZDE 15'İ KADAR CANLI BESİLİK SIĞIR İTHALATI YAPABİLECEK’

Besilik Sığır İthalatı uygulama talimatı çerçevesinde 3 kategoride ve 3 dönemde canlı hayvan ithalatı yapılacak. İşletmeler buna göre ahır kapasitelerine göre ithalat yapabilecek. Ahır kapasitesi 5001 baş ve üzeri olan işletmeler kapasitelerinin yüzde 15'i kadar canlı besilik sığır ithalatı yapabilecek. Ahır kapasitesi daha düşük, 500 baş ile 5 bin baş arasında olan işletmelerde ise canlı besilik sığır ithalatı oranı kapasitenin yüzde 20’sine kadar çıkıyor. Bu on binlerce canlı besilik sığırın, milyonlarca dolar ödenerek ithal edilmesi, iktidarın ‘artık ithalat yok’ sözüne güvenerek besicilik yatırımı yapanların, kredi, borç alanlara iktidar eliyle darbe vurulması anlamına geliyor. Ahır kapasitesine göre işletmecilere verilecek ithalat izinlerinin yanı sıra Et ve Süt Kurumu ile diğer kamu kurum ve kuruluşları da besilik sığır ithalatı için başvurabilecek. Bu çerçevede Mart, Mayıs ve Temmuz aylarında alınacak başvurularla, Nisan, Haziran ve Ağustos aylarında olmak üzere bu yıl içinde üç dönem halinde canlı besilik sığır ithalatı gerçekleştirilecek” dedi.

‘YERLİ BESİCİLER İTHALAT DARBESİYLE KARŞI KARŞIYA KALACAK’

CHP’li Toprak, “Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün ilan ettiği ithalat programına göre, Uruguay, Arjantin, Brezilya, Fransa, Belçika ve bazı Afrika ülkelerinden Angus, Şarole, Limuzin, Belçika Mavisi gibi yabancı besilik sığır ırkı canlı hayvanların ithaline izin verilecek. Dolayısıyla bir kez daha Arjantin, Fransa, Belçika, Uruguay ve daha birçok ülkenin besicilerine kaynak aktarılırken, yerli besiciler ise ithalat darbesiyle karşı karşıya kalacak. Türkiye’de tarım arazilerinin üçte birinden fazlası üretim dışına çıkarken iktidar Somali’de, Nijer’de 99 yıllığına tarım arazileri kiralayarak milyonlarca dolar ödüyor. Yerli besicilik ve yerli koyun, sığır ırkları teşvik edilip, desteklenerek yerli et üretiminin artırılması, halkın ucuz ve sağlıklı beslenmesini sağlamak yerine her yıl kırmızı et ve canlı hayvan ithalatına kapılar açılıp, ülke kaynakları yurt dışına akıtılıyor” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDARIN SÖYLEM VE EYLEMLERİNDEKİ TUTARSIZLIĞIN SOMUT ÖRNEĞİ’

CHP’li Toprak, “Sözleşmeli üreticilikle, üreticilerin, çiftçilerin, besicilerin dev market zincirlerinden sonra, devlet tarafından da tamamıyla teslim alınması, üretimden uzaklaştırılması planları reform olarak sunuluyor. Defalarca et ve canlı hayvan ithalatının artık sona erdirildiğini ilan edip, ardından canlı besilik sığır ithalatına kapıların açılması, iktidarın söylem ve eylemlerindeki tutarsızlığın, sözüne ve vaatlerine güvenilmezliğin en güncel ve somut örneği olarak karşımıza çıkıyor.”(ANKA)