Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), 'Pontos Rum Soykırımı'nın 102'nci yılında yazılı bir açıklama yayınlayarak katledilenleri andı. 

"Pontos Rum Soykırımı Anma Günü'nde şehitlerin kutsal hatıralarını anıyor, dünyanın dört bir yanındaki Pontos Rum’larının yaşadığı soykırımın tanınması ve adaletin sağlanması için yanlarındayız” diyen ESU, soykırımın tanınmasının gelecekteki soykırımları önlemek için hayati bir önem taşıdığına değindi.

Sabro'da yer alan haberde, Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), 1915’te İttihat ve Terakki yönetimi tarafından 1,5 milyon Ermeni ve 300 bine yakın Süryani’nin katledildiği Soykırımın son ayağı olan Pontus Rum Soykırımı'nın yıl dönümünde yazılı bir açıklama yayınladı. Katledilen Pontos Rum’larının anıldığı açıklamada soykırımın tanınmasının gelecekteki soykırımları önlemek için hayati bir önem taşıdığının da vurgusu yapıldı.

'353 BİN İNSAN KATLEDİLDİ'

ESU’nun açıklamasında, “Bugün 19 Mayıs'ta, Osmanlı’nın Türk yönetimi tarafından Pontos Rum halkına karşı işlenen 1915 Pontus Rum Soykırımı’yla 353 bin insan katledildi, yüzbinlerce insan ise insanlık dışı koşullarda kültürel, sosyal ve ekonomik yıkımlarla hayatını kaybetti” denildi.

Yerli halk olan Pontos Rumlarının, 1914-15 döneminde Süryani ve Ermeni halkları ile diğer Hristiyan varlıklar gibi soykırım ve imha politikaları ile karşı karşıya kaldıkları vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“1915 soykırımı sırasında 3 milyondan fazla Hristiyan katledildi, çocuklar ve kadınlar Müslümanlaştırıldı. Dini, kültürel, sosyal anıtlar, tarihi miraslar tahrip ve gasp edilerek el konuldu. Pontos Soykırımı sırasında 353 bin insan katledildi, binlercesi can verdi, 300'den fazla okul, 500 kilise, manastır ve anıt yıkıldı. 1915 soykırımının ardından bölgede artık Hristiyan Pontos Rum’ları kalmadı.”

Soykırımın travma ve hafızasının bugün hala canlı olduğunu dile getiren ESU, “Hristiyan topluluklara karşı 1915 Soykırımı ve bugün Pontos Rum Soykırımı’nı hatırladığımız gibi zorunlu göç ve diaspora ile karşı karşıya kaldıkça, dünyanın dört bir yanına dağılmış ilgili topluluklar arasında unutulmayan hafıza ve travma hala çok mevcuttur ve canlıdır” dedi. (HABER MERKEZİ)