Çevre dernek ve örgütleri Cengiz Holding tarafından Kazdağları’nda yapılmak istenen Halilağa bakır (altın) madeni “ÇED Olumlu” kararına karşı dava açtı. Çanakkale Adliyesi önünde yapılan açıklamada Biga Yarımadası’nın yüzde 79’unun metalik madencilik için ruhsatlandırıldığı ifade edilerek, bu projelerin gerçekleşmesi durumunda Kazdağları’nın ortadan kalkarak yaşamın yok olacağı belirtildi.

Çanakkale'nin Bayramiç ve Çan İlçelerinde, Cengiz Holding tarafından gerçekleştirilmek istenen ve onlarca köyü etkileyecek olan Halilağa Bakır (altın) Madeni Projesi için tüm itirazlara ve halkın tepkilerine rağmen 26 Temmuz 2021 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı verildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu kararına karşı Kazdağları Ekoloji Platformu’nun organizasyonu ile çevre örgüt ve STK’ları tarafından dava açıldı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği gibi 6 kurumsal davacı dışında, bölgede yaşayan 82 kişi de davacı oldu.

Çanakkale Adliyesi önünde yapılan açıklamada, Cengiz Holding’in söz konusu projeyi 2019 yılında Kanadalı Liberty Gold’dan 55 milyon dolara devraldığı, projenin işletme ruhsat alanının yaklaşık 5 bin 166 hektar yani 51 bin 660 dönüm olduğu belirtildi.

Proje süresinin 15 yıl olduğu ve “patlatmalı açık ocak” seklinde işletilmesinin planlandığı belirtilen açıklamada; “Proje süresince 90 milyon ton cevher ve 105 milyon ton pasa üretilecek. Yani 15 yıl boyunca dinamitle patlatma yapılacak ve civar köyler, tarım alanları ve ormanlar toza bulanacak. Projeden Hacıbekirler, Muratlar, Halilağa, Yanıklar, Osmaniye, Yaylacık ve civardaki diğer köyler etkilenecek. Proje Hacıbekirler köyüne yalnızca 750 metre mesafede bulunuyor. Proje arazisi orman ve şahıs arazilerinden meydana geliyor” denildi.

'KÖYLERİN SUYUNU KURUTACAK'
Projenin gerçekleşmesi durumunda bölgedeki köylerin suyunu kurutacağı ifade edilen açıklamada, henüz başlangıç aşamasında ÇED alanı içinde kalan 540 hektar (5 bin 400 dönüm) orman ve 43 hektar (430 dönüm) tarım alanını yok olacağı ifade edildi.

Şimdiden proje için köylülerin tarlalarının “kamulaştırma tehdidi ile tebligat gönderilerek” ellerinden alınmaya çalışıldığı aktarılan açıklamada; “ÇED Alanı içerisinde ve hemen 100 metre yakınında arkeolojik sit alanları var. Kültürel varlıklarımız da tehdit altında. Ezine ve Bayramiç tarım alanlarını sulayan Bayramiç Barajı, ÇED alanına sadece 13.8 kilometre mesafede. Tüm tarım alanları ve su kaynakları siyanür, sülfürik asit, arsenik ve diğer kimyasallar ve ağır metallerle kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya” denildi.

Yine Muratlar ve Hacıbekirler köylerinin içme suyu kaynaklarının proje alanı içerisinde bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu köylerin sularına el konulacağı vurgulandı.

'ALAMOS’DAN SONRA CENGİZ…'
ÇED raporuna göre proje alanında 5’i endemik 269 bitki türü, 42 memeli hayvan türünün yaşadığı dile getirilen açıklamada “Alamos Gold yetmezmiş gibi şimdi de Cengiz Holding Kazdağları’nı yok etmek istiyor. TEMA Vakfı’nın Nisan 2020’de yayınladığı 'Kazdağları ve Yöresi’nde Madencilik' başlıklı rapora göre Biga Yarımadası’nın yüzde 79’u metalik madencilik için ruhsatlandırılmış̧ durumda. Tüm bu projelerin gerçekleşmesi durumunda Kazdağları ortadan kalkacak, yaşam yok olacak” ifadelerine yer verildi.