Halkların Demokratik Kongresi (HDK) LGBTİ+ Meclis Girişimi, son dönemde LGBTİ+'lara yönelik artan nefret söylemleri ve saldırılara ilişkin Beyoğlu'nda bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde toplantı düzenledi. Salona Türkçe ve Kürtçe "Gözaltında işkenceye ve nefrete son" pankartı asıldı.   
 
ÖRGÜTLÜ MÜCADELE KORKUTUYOR
 
Açıklamada ilk olarak konuşan Meclis aktivisti Havin Özcan, gözaltı sürecinde maruz kaldığı işkenceyi anlatarak, "Halkı kışkırttığım gerekçesiyle gözaltına alandım. Gözaltında 'vur emri' ile işkence gördük. Ters kelepçe uygulaması vardı. LGBTİ+ bir birey olarak bu işkencede cinsiyetçi homofobik söylemlere maruz kaldım. Tecavüz söylemleri ve tehditleri savruldu. Polisler her yerde beni işaret edip gülüyordu. Ama biz yılmıyoruz. Karşımızdaki faşist rejime karşı örgütlü mücadelemiz onları korkutuyor" dedi.
 
'BULU'NUN SÖYLEMLERİ UTANMAZLIK'
 
Ardından konuşan Boğaziçi Dayanışması BÜLGBTİ+ kulübü üyesi Ömer Demir de gözaltındaki psikolojik ve fiziksel şiddete dikkati çekerek, işkenceler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını aktardı. Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan kayyım rektör Melih Bulu'nun, sosyal medya hesabından LGBTİ+'lara dönük nefret suçu ile iktidarı yeniden desteklediğini dile getiren Demir, "Paylaşıma gelen yoğun tepkilerden sonra 'ben de LGBTİ+'ları destekliyorum' dedi. Ama nafile. Biz bunu utanmazlık olarak görüyoruz" diye konuştu.
 
YAŞAM MÜCADELESİNE KET
 
Yeni Demokrat Kadın aktivisti Sinem Özkan, öğrencilerin terörist ilan edilmesini kınayarak, "Bu süreçte LGBTİ+'lar yaşam mücadelesi veriyorlar ve bu mücadeleden kaynaklı daha fazla baskılanıyorlar" ifadelerini kullanırken baskılara karşı birlikte mücadele çağrısında bulundu. 
 
İKTİDAR NEFRETİ ÖRGÜTLÜYOR
 
Son olarak, girişim adına basın açıklamasını yapan HDK LGBTİ+ Meclis Girişimi aktivisti Hejar Çiya, Boğaziçi Üniversitesi'nde başlayan direniş birlikte toplumsal muhalefetin baskılandığına vurgu yaptı. Sokak yasaklamaları ile halkın susturulmaya çalıştığını söyleyen Çiya, "İktidar toplumsal önyargılara dayanarak oluşturduğu nefret atmosferiyle LGBTİ+’ları daha açık bir biçimde hedef haline getirdi. Bu açık hedef göstermenin amacı; sadece devlet şiddetini LGBTİ+’lara yöneltmek değil aynı zamanda toplumda hali hazırda olduğu varsayılan önyargıları nefret olarak yeniden örgütlemektir" diye vurguladı.
 
SINIRSIZ, SINIFSIZ, CİNSİYETSİZ BİR DÜNYA
 
Kürt halkına dönük asimile politikaları ve baskılara da değinen Çiya, "Sadece varoluşlarından dolayı Kürtlere yapılan bu yaftalama yöntemi bugün LGBTI+’Iar özelinde de kullanılmaya başlanmıştır" şeklinde konuşurken, bu uygulamalar ile mücadeleden vazgeçmeyeceklerini duyurdu. Boğaziçi direnişinin ilk eyleminde ve 4 Şubat 2021 tarihinde Kadıköy'deki eylemde gözaltına alınanların gözaltına alındıkları ilk andan serbest kaldıkları ana kadar etnik kimlikleri, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı şiddete maruz kaldıklarını belirten Çiya, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biz LGBTI+lar olarak, iktidarın ve nefret otoritelerinin ürettiği söylemleri, uyguladığı şiddeti ve varoluşumuzun yok sayılmasını reddediyoruz. Bedenimize de belediyelerimize de, üniversitelerimize de yapılan atamaları kabul etmiyoruz. Sınırsız, sınıfsız, cinsiyetsiz bir dünya için yaşamaya ve yaşatmaya, dayanışmayı beraber örmeye herkesi davet ediyoruz."