Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Hrant Dink’i anarak, sözlerine başlayan Günay, “Bize bıraktığı kardeşlik ve özgürlük mücadelesinin ektiği tohumlar her yerde yeşermeye devam ediyor. Bizler, kardeşçe özgürlük mücadelesinde tohumları yeşertmeye ve büyütmeye hep birlikte devam edeceğiz” dedi.

Karma Komisyon’da HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in “dokunulmazlık” kaldırılması görüşmelerine dair de Günay, “Bildiğiniz üzere karma komisyon, bugün Milletvekilimiz Semra Güzel ile ilgili dokunulmazlık fezlekesini görüşmeye başladı. Elbette vekilimizi yalnız bırakmayacağız, arkadaşlarımız, milletvekillerimiz karma komisyon toplantısındalar. Toplantı sonrası yaşananlara dair arkadaşlarımız kamuoyunu bilgilendireceklerdir” diye belirtti. 

DEP’Lİ VEKİLLERİN GÖRÜNTÜLERİNİ HATIRLATTI

Meclis’te verilen 1994’te DEP’li milletvekillerinin gözaltına alınma görüntülerini hatırlatan Günay, şöyle konuştu: “DEP’li milletvekillerinin Meclis’ten çıkarılma görüntüleridir. Hepinizin hafızlarında kalıcı yer edinmiş durumda. AKP’nin hafızalarda bıraktığı Kürt halkının iradesini gasp etme, darbe yapan bir iktidar olarak Kürdün hafızasında yer almaya devam etti ve atığı her adımla da bu hafızayı maalesef daha da güçlendiriyor ve derinleştiriyor. Bunu önce kayyımlara eliyle gerçekleştirdi, seçilmiş belediye eşbaşkalarının, belediye eşbaşkanlıklarını gasp etti, vekillerimizin dokunulmazlıklarını kaldırarak vekillikleri düşürüldü, eşbaşkanlarımızın da aralarında olduğu vekillerimiz tutuklandı. 27’nci dönemde ise Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dokunulmazlıklarını kaldırarak demokratik siyasete darbeler yaptı ve darbeler siyasetini yapmaya devam ediyor. 

DARBE SEMRA GÜZEL ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLÜYOR

Şimdi de aynı darbeler siyasetini Semra Güzel üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor. Dokunulmazlığın kaldırılması için kullanılan her oy AKP- MHP iktidarının dizayn etme çalışmaları için onay vermektir, kabul etmektir, evet demektir. Semra Güzel vekilimiz insani bir öykü sonucu çözüm sürecinde gerçekleştirdiği bir ziyaret sonucu iktidarın özel operasyon merkezleri tarafından fotoğrafları servis edilerek bir linç kampanyasına dönüştürüldü. Karma komisyona insani, hukuki ve siyasi bütün hakikatleri ortaya sereceğiz, bunu kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. 

'KİMSENİN HADDİ DEĞİL’

Bu yaşananlara ve linç kampanyasına dair birincisi Semra Güzel vekilimiz AKP’nin Kürt sorununa gerçekçi yaklaştığı çözüm sürecinde bu ziyareti gerçekleştirmişti, bu fotoğrafları tam da bu ziyaretten 6 yıl sonra partimize yönelik karalama kampanyası ve siyasi operasyonlara malzemesi yapılması asla kabul edilemez. Bu fotoğraflar üzerinden HDP’yi parti olarak başka bir denklem içinde göstermek, demokratik ve barışçıl ziyaret zemini dışında yer alıyormuş gibi göstermek kimsenin haddine değildir. İkincisi, HDP, bütün sorunların savaşsız, çatışmasız, diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için mücadele eden bir partidir. Savaş ve çatışmadan beslenen bir iktidar bu konuda HDP’yi asla suçlayamaz. HDP, her zeminde barışçıl, demokratik, çatışmasız müzakere siyasetini savunmuştur, demokratik siyaseti savunmuştur. Bu konuda da ısrarcı olmaya ve mücadele etmeye devam edecektir. 

BU YAPTIĞINIZ İKTİDARA ÇANAK TUTMAKTIR

Üçüncü sözümüz ise muhalefete olacaktır. Kendilerine muhalefet diyen bazıları ise tek doğru olan çözüm sürecini mahkum ederek, diyalog girişimlerine karşı çıkarak iktidarın vekilimiz üzerinden yaptığı siyasi operasyona çanak tutmaktadır. Bu yaptığınız muhalefet değil, iktidarın oyunlarına çanak tutmaktır. Bir kez daha bu konuda uyarılarımızı yapmak istiyoruz. Karma komisyon ve sonrasında yaşananları takip edeceğiz, görüş ve değerlendirmelerimiz olacaktır.

SEÇİM VE KOLTUK PAZARLIĞI TOPLANTILARI DEĞİL

Türkiye toplumu sistem için çizdiği sınır içinde siyaset yapan, çözüm arayan siyasi kutuplara elbette mahkum ve mecbur değildir. Bu nedenle 3’üncü seçeneğe dair arayışlarımız sürüyor. Bunu önemsediğimizi birçok kez ifade ettik. Bu kapsamda bir başlangıç olması itibariyle bir toplantı gerçekleştirdik 18 Ocak Salı günü. EMEP, EHP, Halkevleri, SMF, TİP, TÖP, TKP ve HDP’nin arasında olduğu siyasi partilere bir toplantı gerçekleştirdik. Bu, bir başlangıç toplantısıydı, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk, Türkiye siyaseti açısından önemli bir toplantıydı. Toplantı sonrası bütün siyasi partiler ortak bir bildiri yayınladı. Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenleriyle en geniş demokratik, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklarını kurmanın yol ve yöntemlerini konuşmaya devam edeceğiz demişlerdir. Bu anlamıyla çok önemli bir gelişme. Bu toplantı ve bu başlangıç görüşmeleri birilerinin iddia ettiği gibi seçim ve koltuk ve pazarlığının yapıldığı buluşmaları değil.

EN GENİŞ YELPAZEDE MÜCADELE KARARLILIĞIMIZ VAR

Ülkenin içinde olduğu çoklu sorun ve krizlere karşı hep birlikte omuz omuza alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, sokaklarda mücadele yollarının konuşulduğu, faşizme karşı karşı mücadele edildiği, en geniş konuşma zeminleridir. En geniş yelpazede mücadeleyi büyütme kararlılığımız elbette devam edecektir.

AKP ve küçük ortağı MHP, halkın içerisinde olduğu hukuk, refah, adalet gibi en ufak gibi dertlerinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz, tek dertleri, karanlık iktidarlarını ayakta tutmanın yol ve yöntemlerini aramaktır. Bu karanlık iktidara karşı derdi toplum olan, krizler yoksulluk, yoksunluk, işsizlik gibi sorunlara karşı da talepleri dile getirenleri, itirazları dile getirenleri bastırmaktan başka bir şey yapmayan bir AKP-MHP iktidar gerçeği var. 

TÜRKİYE 2022’YE ZAMLARLA BAŞLADI

AKP’nin  2022’si Türkiye’de zamlarla başladı. Her gün yeniden neredeyse her saat başı yeni zamlarla hayata devam ediyoruz. Türkiye halklarının mutfaklarına ateş düşüyor bu zamlarla. Zamlarla uyuyoruz ve sabah tekrar zamlarla uyanıyoruz. Yakıt ve motorine yapılan zamlar kuşkusuz hayatın bütün alanlarına etki etmeye devam ediyor. AKP’lilerin derdi halkın içinde bulunduğu açlık ve ölüm sınırındaki yaşam koşulları değil, karanlık iktidarlarını devam ettirmek olduğunu tüm Türkiye biliyor. Bunlara rağmen enflasyon 2023 Haziran'a dek enflasyona tek haneli rakamlara inecek diyorlar. 2023 Haziran’ında dertleri zamlar, enflasyon, kadınların, gençlerin işsizliği, ‘barınamıyoruz’ diyen gençler olduğunu, dertlerinin ‘geçinemiyoruz’ diyen Türkiye toplumu olmadığını açık göstergesi. Dertleri karanlık iktidarlarını devam ettirip yandaşlarını korumaktır. 2023 yılını hedef gösterenlerin Türkiye’ye söylediği kimi yalanlara ve referanslarına bakalım. Ben buradan birkaçını söyleyeceğim, çünkü onların topluma söylediklerine zaman yetmez.

HEDEFİMİZ BİRARADA YAŞAMAKTIR

‘İşsizliği yüzde 5’e düşüreceğiz’ dediler, geniş tanımlı işsizlik oranı şu an Türkiye’de yüzde 20’nin üzerinde. ‘Yoksulluk sınırının altındaki nüfus azalacak’ dediler bu oran Türkiye nüfusunun yüzde 75’i artık. Bölgeler arası gelişmişlik farkını kabul edilebilir düzeylere indireceklerini söylediler, bugün bu fark uçurumlar düzeyinde. Bunlar bile sadece Türkiye'nin içinde olduğu durumu gösteriyor. HDP olarak, Türkiye haklarına alternatif siyaset yollarını açarak, mücadele hattını güçlendirerek halkımızla, sokaklarda, meydanlarda omuz omuza direnerek halkımızın esas sorunlarına çözüm bulacağımız sözünü bir kez daha belirtmek istiyoruz. Birilerinin hedefi 2023 olabilir, ama bizim hedefimiz haklarımızın geleceği, boğuştuğu sorunları aşıp daha huzurlu bir Türkiye'de hep birlikte bir arada yaşamaktır.” (MA)