Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK-İzmir'de HDP'ye dönük gerçekleşen saldırıyı Kadıköy Halitağa Caddesi üzerinden Süreyya Operası önüne yürüyüş yaparak protesto etmek isteyen kitlenin önü polis tarafından kesildi.

Deniz Poyraz’ın katledildiği HDP’ye yönelik saldırıyı protesto etmek için, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrısıyla İstanbul Kadıköy Süreya Operası önünde yapılacak basın açıklamasına HDP Kadıköy ilçe binası önünden yürüyüş gerçekleştirerek gitmek isteyen kitleye polis izin vermedi. Halitağa Caddesi üzerinde bulunan HDP Kadıköy İlçe Örgütü'nün önü demir bariyerler ve çevik kuvvet polisleri tarafından kapatıldı. Kitlenin açıklama yapmasına izin verebileceğini anons ederek duyuran polis, yürüyüşün yasadışı olduğunu gerekçe göstererek kitleye engel oldu. Kitle durumu protesto amaçlı "HDP'ye değil katillere barikat" sloganları attı.

HDP İstanbul İl Eş Genel Başkanı Erdal Avcı, kollukla yaptıkları görüşmede 5'erli gruplar halinde slogan atılmadan Süreya Operası önüne gitmek için konuştuklarını ancak kolluğun yaptıkları görüşmeye de uymadığını söyledi ve duruma "Devlet ciddiyetsizliği" diyerek tepki gösterdi.

Üniversitelerine atanan kayyum rektöre karşı eylem gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri de yürüyüşe destek vermek için HDP Kadıköy İlçe Binası önüne geldi. 

Süreyya Operası önünde ve HDP Kadıköy İlçe Örgütü önündeli kitlenin bir araya gelmesine izin verilmemesi üzerine Süreya Operası önünde abluka altına alınarak bekletilen kitle basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan HDP Milletvekili Musa Piroğlu, " Sokağı mafyaya, tecavüzcülere teslim etmeyeceğiz. Biz halkız"dedi.

Açıklamada yaşamını yitirenler adına saygı duruşunda bulunuldu ve sık sık "Deniz Poyraz ölümsüzdür" sloganı atıldı. Basın açıklamasını ise DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına Çayan Çalık okudu.

Çayan, İzmir HDP İl yöneticilerin birçok kez gerçekleşen provakasyon girişimlerine, tehditlere karşı önlem alınmasını talep ettiklerini ancak il binasının sürekli polis gözetimi olduğu halde saldırgan Onur Gencer'in planlı, programlı bir şekilde, il binasında yapılacak etkinliği hedef alarak katliam girişiminde bulunduğunu söyledi. 

Bu saldırının ne münferit bir olay ne de çatışma olduğunu vurgulayan Çayan, "Bu, HDP’ye yönelik bir katliam girişimidir ve aslen hedef alınan tek başına HDP değildir; hedef alınan bu ülkede barış içinde bir arada yaşama iradesidir; emekten, barıştan, demokrasiden, laiklikten yana olan tüm toplumsal kesimlerdir; savaşsız, sömürüsüz, sınırsız ve sınıfsız eşit ve özgür bir dünya tahayyülüdür" diye konuştu. 

'SURUÇ'TAN, ANKARA GAR KATLİAMINDAN BİLİYORUZ'

Çayan konuşmasının devamında şunları dile getirdi: "Bizler  bunun gibi soruların cevaplarını Diyarbakır’dan, Suruç’tan, Gaziantep’ten, 10 Ekim Ankara Gar katliamından biliyoruz. Katillerin, cihatçı çetelerin “birkaç öfkeli genç” diye nasıl kollandığını, sınır geçişlerinin nasıl sağlandığını, her tür istihbarata rağmen katliamlara nasıl göz yumulduğunu, katillerin yolunun nasıl açıldığını çok iyi biliyoruz. Ülkemizin cihatçıların eğitildiği, tedavi edildiği, örgütlendiği bir “üs” haline getirildiğini, içeride korku iklimi yaratmak, toplumsal muhalefeti ezmek ve tamamen susturmak için mafya-siyaset-iktidar ilişkilerinin nasıl seferber edildiğini çok iyi biliyoruz. Biz bütün bunları bir mafya liderinden ilk ağızdan duyduğumuz için değil, tüm bu saldırıları bizzat yaşadığımız, adalet mücadelesi verdiğimiz için bu kadar iyi biliyoruz.

'CESARET VEREN ŞEY DÜŞMANLIK İKLİMİ'

Deniz Poyraz’ı aramızdan alan bu alçak saldırının faillerine cesaret veren şey, iktidar sahiplerinin tüm topluma egemen kılmaya çalıştığı düşmanlık iklimidir. İktidarın HDP'yi düşmanlaştırmaya, terörize etmeye yönelik sistematik politikaları, medya aracılığıyla topluma ektikleri kin ve nefret tohumları olayların bu noktaya gelmesinde etkili olmuştur. Siyasi iktidarı, toplumu birbirine düşürmeye yönelik bu ayrıştırıcı ve düşmanlaştırıcı dilden vazgeçmeye çağırıyoruz.

'NEFRET DİLİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ'

Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Bu toprakların tüm değerlerini yaratan emekçiler olarak şiddeti tırmandıran politikalara ve nefret dilini asla geçit vermeyeceğiz; barış içinde bir arada yaşama irademizden asla vazgeçmeyeceğiz.

'EŞİT VE ÖZGÜR YAŞAM'

Halkların Demokratik Partisi’yle dayanışma içinde olacağız. Acılarını paylaştığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Tüm provakasyonlara ve saldırılara rağmen bu toplumdaki barış ve kardeşlik kültürünün çok derin köklere sahip olduğunu biliyoruz. Tüm toplumu, demokrasi güçlerini, HDP'yi hedef alan bu ırkçı-faşist saldırganlığa karşı birlik olmaya, bir arada eşit ve özgür yaşamı savunmaya çağırıyoruz."