Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Marmara Tutuklu Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY DER) ve  Tevgera Jinên Azad (TJA) İstanbul’da yaptıkları ortak açıklama ile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit koşulları ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini protesto etti.

Beyoğlu'nda bulunan HDP İl Örgütü binası önünde yapılan açıklama öncesi bina çevresi polis tarafında ablukaya alındı. 

Açıklama yapmak üzere binadan dışarı çıkan parti yöneticileri ve ilgili dernek yöneticileri, polis engeli ile karşılaştı. Açıklamanın içeriğini gerekçe göstererek açıklama yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten polis yetkilileri ile HDP'li yöneticiler arasında yapılan uzun görüşmeler sonucunda açıklama yapılmasına izin verildi.

SLOGAN ATARAK TEPKİ GÖSTERİLDİ

'Zindandaki direnişin dışarıda sesi olacağız' pankartı, 'Tecrit insanlık suçudur', 'Hasta tutsaklar serbest bırakılsın', 'İnsan haklarını savunuyoruz' ve 'Tutsaklar Coronavirus tehlikesi altında' dövizlerinin taşındığı açıklamada, 'Bıji berxwedana zindana', 'İnfazda eşitlik sağlansın' ve 'Hasta tutsaklar onurumuzdur' sloganları atıldı. 

Açıklama için hazırık yapıldığı sırada sık sık müdahale anonsu yapan polis, 'Baskılar bizi yıldıramaz' sloganlarıyla protesto edildi.

Açıklamada ilk sözü alan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Hüsnü Taş, karşılaştıkları polis ablukasını kınadı. Sonrasında konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı da, İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit politikaları üzerinde durdu.

HDP İL EŞBAŞKANI AVCI: İHLALLER TEHLİKELİ BOYUTTA

PKK lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin son bulması gerektiğini söyleyen HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, diğer cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların salgın gerekçe gösterilerek açık görüş ve telefon görüşlerinin kısıtlanması gibi ağır hak ihlalleri yaşadığını dile getirdi. Avcı, yaşanan hak hallerine karşı birçok cezaevinde tutukluların açlık grevi ve benzer eylemlere başladığını da dikkat çekti. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin tehlikeli bir boyuta geldiğini söyleyen Avcı, Adalet Bakanlığı’na yaşanan ihlallere son verme çağrısı yaptı.

HDK EŞ SÖZCÜSÜ UĞURLU: TECRİT KALDIRILMALI

HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu ise, konuşmasında "Siyasi tutsaklar üzerindeki baskının kaldırılması gerekiyor. Hapishanedeki ağırlaştırılmış tecrit koşullarının kaldırılması ve ayrımcı infaz yasasının Anayasa Mahkemesi tarafından geri çekilmelidir. Dünyanın her yerinde infaz yasası tüm mahkumlara ayırt edilmeksizin uygulanır ama Türkiye’de bunun tam tersi oluyor. İktidar ayrımcı politikalardan vazgeçilmeli. Başta Öcalan olmak üzerine tutsaklar üzerindeki tecrit kaldırılmalı" diye konuştu.

DİĞER CEZAEVLERİNE YAYILDI

konuşmaların ardından ortak basın metnini MATUHAY-DER Yöneticisi Cihan Kartal okudu. Kartal, pandemi koşullarında dünyanın birçok ülkesinde cezaevlerinde tahliyelerin gerçekleştiğini ancak Türkiye'de siyasi tutukluların salgın tehlikesi ile yüz yüze bırakıldığını ifade etti. İmralı Cezaevi'nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan başta olmak üzere diğer cezaevlerinde tecrit koşullarının ağırlaştığını söyleyen Kartal, "Ada cezaevinde tutulan Sayın Öcalan ve aynı cezaevinde hükümlü olan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş, yaş ve kronik rahatsızlıkları dolayısıyla Coronavirus salgını karşısında doğrudan tehdit altındalar. Bu ölümcül tehdit sebebiyle ve gerekse de yasalardan kaynaklı temel haklarından yoksun bırakılmaları, iktidarın siyasilere yönelik keyfi uygulamalarının göstergesidir. Sayın Öcalan'ın ailesiyle yapmış olduğu son telefon görüşmesinde; 'şu anda durumumuz iyidir, ancak sonrasında ne olur bilemiyorum' demiş, sağlık durumlarına dönük olası risklere işaret etmiştir. Yine bu süreç içerisinde İmralı tecridi diğer cezaevlerinde de uygulamaya konulmuştur" dedi.

HÜKÜMETE ÇAĞRI YAPTILAR

AKP ve MHP iktidarının pandemiyi fırsata çevirerek Öcalan ve diğer siyasi tutuklulara dönük tecrit koşullarını ağırlaştırdığını vurgulayan Kartal, açıklamayı yapan yapılar olarak Hükümete "Bu hukuksuzluğa derhal son verin. Bu tecrit, evrensel insan hakları hukukuna aykırıdır ve ülkeyi kaosa sürüklediğini bildirmek isteriz" çağrısında bulunduklarını kaydetti. Açıklama, alkış ve sloganlarla son buldu. (Mezopotamya Ajansı)