ARTI GERÇEK - Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Başkan Donald Trump yönetimindeki Beyaz Saray’da geçirdiği 17 ayı anlattığı “Olayın Olduğu Oda” (The Room Where It Happened) adlı bugün yayınlanan kitabındaki en şaşırtıcı hikayelerden bazıları Trump’ın Türkiye ile olan yozlaşmış ilişkileri.

David Ignatius Washington Post gazetesinde kaleme aldığı yazısında bu ilişkilere yer verdi. Ignatus, köşesinde şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye hikayesi her zaman olduğu gibi Trump’ın kişisel iş çıkarlarıyla başlıyor. Nisan 2012’de Trump Towers İstanbul’un açılışında, kızı Ivanka Trump o zamanın Başbakanı Erdoğan’a katıldığı için teşekkürlerini bildiren bir tweet attı. Onlarla birlikte Donald Trump’ın açılışta Ivanka’nın “büyük arkadaşı” olarak tanımladığı Mehmet Ali Yalçındağ adında bir Türk işadamı vardı. Kocası Kushner da oradaydı.

Erdoğan’ın ABD’de takıntılı olduğu bir dava New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından yürütülen Halkbank ve Reza Zarrab davasıydı. 21 Eylül 2016’da New York’ta, Erdoğan ve eşinin, Başkan Yardımcısı Joe Biden ve eşi Jill ile buluştukları ve Zarrab’ın serbest bırakılması için yalvardıkları tuhaf toplantılar düzenledim. Yetkililer bana Erdoğan’ın Adalet Bakanlığı soruşturmasının Türk liderin ailesini etkileyebileceğinden korktuğunu söyledi.

Erdoğan Hükümeti, Ekim 2016’da Amerikalı bir papaz olan Andrew Brunson’u Gülen ile bağlantılı olduğunu iddia ederek tutukladı. Bazı ABD’li yetkililer bana Brunson’un Gülen’in iadesi için bir pazarlık aracı olarak kullanılmasından korktuklarını söylediler.

Trump’ın seçilmesi Erdoğan’a yeni bir başlangıç şansı verdi. Flynn, Şubat 2017’de ulusal güvenlik danışmanı olarak görevlendirildi. Ankara artık ABD Başkanı Donald Trump ile yakın bağları nedeniyle devlet destekli bir grubun başkanı olarak adlandırılan Yalçındağ adlı yeni bir kanala sahipti.

Halkbank’ın kovuşturmasına son verilmesi ve Gülen’in iadesi kampanyası hızlandı. Trump, Mart 2017’de Bharara’yı kovdu, ancak Halkbank soruşturması Erdoğan’ı çileden çıkartan yeni savcı Geoffrey Berman tarafından devam ettirildi. Brunson hapishanede kaldı.

Trump’ın damadı Kushner’in Erdoğan’ın damadı Türkiye Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı aramasınının önerilmesi gibi detayları veren kitap Buenos Aires G20 Zirvesi'nde bu konuların konuşulduğunu ve Trump’ın Erdoğan’a, Güney Bölgesi savcılarının kendi adamı değil Obama’nın adamları olduğunu ve kendi adamları göreve geldiğinde ilgileneceğini söylediğini aktarıyor."

David Ignatius’un Washington Post gazetesinde yayımladığı makaleye cevap veren Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ'dan cevap geldi. Ignatus'un iddialarına cevap veren Yalçındağ'ın açıklamaları da Washington Post'ta yayımlandı.

Yalçındağ'ın Washington Post'ta yayımlanan makalesi şöyle:

“Türkiye-ABD İş Konseyi’nin ya da benim ABD Başkanı Donald Trump’tan özel muamele gördüğümü ya da üzerinde bir etki yaratıldığı iddiası temelsizdir. Trump ile 2008 yılında tanıştıktan sonra bir kere ortak bir iş yaptık ve dost kaldık ve bunun sonucu olarak özel bir muamele görmedim. ABD Hükümeti ile benim ya da TAİK arasındaki iletişim uygun kanallar üzerinden gerçekleştiriliyor ve tüm faaliyetlerimiz kamuya açık.

“TAİK’in görevi iki ülke arasınadaki ekonomik işbirliğini geliştirerek ticareti geliştirmektir. Ignatius’un iddia ettiği gibi devlet tarafından fonlanmıyoruz, TAİK üyeleri tarafından fonlanıyor. Üyelerimiz arasında Mücrosoft, Apple ve Ford var, hatta Godiva’nın da sahibi bir TAİK üyesi. 1985 yılından bu yana varlığımızı sürdürüyoruz.

“Gölgelerin arasından değil doğrudan olarak ihracat sanayilerimizin tanıtımını yaparak ABD’nin Türkiye’nin ihracat ürünlerine yönelmesini ve yatırımlarını artırmasını sağlamak için çalışıyoruz. İnanıyoruz ki iki ülke arasındaki ticaret potansiyeli çok büyük ve iki tarafın ekonomileri için de, özellikle ABD ve Çin arasındaki anlaşmazlıklar etkisiyle, faydalı olacak. Bizim görevimiz istikrarlı bir dünya için Türkiye ve ABD arasındaki ilişkileri güçlendirmek.”