ARTI GERÇEK- Sanatçı Pınar Aydınlar, ARTI TV'de ekrana gelen Nazım Alpman'la Gün Başlıyor programına konuk oldu.

Nazım Alpman'ın, "Bağlantı kurarken uzaklarda olduğunuzu duyduk, sakıncası yoksa şu an nerede olduğunuzu söyleyebilir misiniz" sorusuna Aydınlar, "3 tane hapishanenin tam odak yerindeyim. Bir yanımda Silivri, bir yanımda Edirne, bir yanımda Tekirdağ hapishaneleri. 3 önemli bölgenin ortasındayım şu anda" diye yanıt verdi.

'ÇIPLAK ARAMAYI KABUL ETMEDİĞİM İÇİN 4 AY BOYUNCA HÜCEREDE KALDIM'

Alpman'ın, "Bilmeyenler için yeniden anlatır mısın, neden yolun cezaevinden geçti" sorusuna Aydınlar, "Başta şunu söyleyeyim, çok fazla cezaevi denilmesini de onaylamıyorum çünkü bizim bir suçumuz yok ki, gerçekten bir hapishanedeydik" dedi ve şöyle devam etti:

"Biliyorsunuz, 7 Haziran seçiminde HDP'nin İzmir milletvekili adayıydım. O dönem, Kobanê sürecinde ve Ezidilere karşı IŞİD'in yaptığı katliamlara dair yaptığım konuşmalar, söylemler nedeniyle hakkımda hapis kararı verilmişti. Almanya'da ve yurt dışında farklı etkinliklerim vardı. Hapishaneye gireceğimi bile bile ülkeye dönüş yaptım. Yaşadığım süreçte de çok büyük hukuksuzluğun, çok büyük adaletsizliğin yaşadığım ülkede tüm birimlere, en ücra alanlara dahi işlediğini en ağır şekilde gördüm. Çünkü istedikleri söylemde bulunmadığım için, onların dediğini kabul etmediğim için, çıplak aramayı kabul etmediğim için 4 ay boyunca hücrede kaldım. 7 metrekare içinde tek başımaydım. Böceklerle, farelerle bir süreç geçirdim. Son bir haftasında da Eskişehir hapishanesine sürüldük. Orada da 127 adli tutsağın içinde tek siyasi tutsaktım.

'HALKLARIN EŞİTLİĞİNİ SAHİPLENDİĞİM İÇİN ASLINDA HAPİSHANE SÜRECİNİ YAŞADIM'

"Tabii ki zordu ama çok müthiş bir deneyim de oldu, bunu da söylemem gerekir. Orada yaşanılanlar, kadınlarla yaptığım konuşmalar, hayatta belki de yan yana gelemeyeceğim kadınlarla paylaştıklarım, bunların hepsi benim hayatımda çok büyük bir yer kapladı. Pek çok röportaj yaptım ve aslında bunları daha paylaşmadım ama aslında örgütsüz kadının ülkedeki yeri ve bugün en çok kullanılan kadın kimliği üzerinden çok daha büyük bir direnişin, belki başka boyutların ortaya çıkması gerekiyor. Hep çalıştım, hep yazdım, hep okudum. Hiç boş durmadım, hep üretime dönüktü oradaki sürecim. Ama bir gerçek vardı ki, ben ülkemi çok seviyorum, insanımı çok seviyorum. 72 milleti bir nazarda görmek deriz ya biz Aleviler, bu felsefeyle büyüdük çocukluğumuzdan itibaren. Halkların kardeşliği evet ama önce halkların eşitliğini sahiplendiğim için aslında hapishane sürecini yaşadım. Çünkü hiçbir halkın, hiçbir ulusun birbirinden üstünlüğünü değil, aksine beraber yaşamak için gerekli koşulun eşitlik olduğuna inandım. Bunları ifade ettiğim için de KCK'den alındım." 

'HEP DAYANIŞMALARDA, İYİ GÜNLERDE AKLA GELMİŞİZ AMA EVE GELEN FATURA ÖDENMEK ZORUNDA'

Pınar Aydınlar, pandemi sürecini nasıl yaşadığını ise şu sözlerle anlattı:

"Ben de binlerce müzisyen arkadaşım gibi zor bir süreç geçiriyorum, geçirmeye çalışıyoruz bu süreci. Hem ekonomik hem de moralmen çok sıkıntı yaşıyoruz. Zaten devrimci sanatı ilke olarak edinen arkadaşlarımızla beraber korkunç bir dönem yaşıyorduk. Konser yasakları, valilerin bizden hoşlanmaması ve son anda konserlerimizi iptal etmesi, albüm sürecinde firmalarla yaşadığımız problemler, vitrine koyulurken sorunlar; her şekilde büyük bir baskı altındayız. Konser yapmak için ölüm orucunda canlarını yitiren arkadaşlarımız var. Çok büyük zorlukları yaşadık. Şairin dediği gibi, 'çok namussuz bir çağa denk geldik', acı olan bu.

"Birçok müzisyen arkadaşımız enstrümanlarını satmak zorunda kaldı. Biz ona sadece ekmek parası olarak bakmıyoruz; yarimiz, yoldaşımız, hayatta kendimizi ifade etme biçimimiz, dilmiz bizim. Her şeyimiz elimizden alındı. Şunu da fark ettim: Hep dayanışmalarda akla gelmişiz, bundan onur duyuyoruz. Ama yaşamın her alanını böyle örgütleyemiyoruz. Çünkü ister istemez o fatura gelmek zorunda, yavrularımızın ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız. İyi günlerde hep akla gelmişiz. Ben de evimi satmaya çalışıyorum. 

Müzik emekçiliği çok geniş bir yelpaze. Sadece solist, enstrümentalist değil o bağlamayı yapandan stüdyoda çalışanlara çok geniş bir yelpaze. Çok mağdur durumdayız. Müzisyenlerin örgütlenmesinden başka bir çaresi olmadığına bir kez daha tanık olduk."

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN