Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da taksilere çeki düzen verme ve yen bin taksi isteği bir türlü gerçekleşmiyor. Konu, bugüne kadar Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) gündemine 8 defa getirildi. Her seferinde bin taksi talebi reddedildi. Taksi sorunu, İBB ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nı arasında artık kör düğüme döndü. Çünkü, bu tartışmanın perde gerisinde maddi ve siyasi rant olduğu iddiası var. Belediye taksi sahiplerinin ‘rant’ peşinde olmakla, taksi sahipleri de belediyenin ‘siyasi rant’ peşinde olduğunu ileri sürüyor.

İndependet Türkçe’de Adem Demir, bu tartışmanın perde arkasını ele aldığı haber şöyle:

"Taksici kardeşlerime zerre kadar zarar verecek bir işe imza atmam. Ama bu işi çıkar elde etmek haline getirmiş birileri varsa, adı galericiyse, adı bilmem neciyse kusura bakmasın zarar görecekse umurumda değil" Bu sözler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ait.

İmamoğlu, İstanbul'un 6 bin yeni taksiye ihtiyaç duyduğu iddiasında. Bu gerekçeyle çalışma başlatan Başkan İmamoğlu, yeni taksilerin hizmete girmesi için ısrarla uğraş veriyor. Konu, bugüne kadar Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) gündemine 8 defa getirildi. Her seferinde tartışmaların yaşandığı UKOME'nin son toplantısında İBB'nin bin taksi talebi reddedildi.

‘KÖR DÜĞÜME DÖNÜŞTÜ’

İBB ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nı arasında artık kör düğüme dönüşen "taksi tartışması" daha çok konuşulacağa benziyor. Çünkü, bu tartışmanın perde gerisinde maddi ve siyasi rant olduğu iddiası var.

Edinilen bilgilere göre İstanbul'da 17 bin 395 adet taksi plakası mevcut. Malum olduğu üzere taksi plakaları 2 milyon lirayı geçmiş durumda.

Trafikteki taksilerin sahiplerinin büyük bölümü taksicilik yapmıyor. Plakalar kiraya veriliyor. Pek çoğu galericiler tarafından kiralanan plakalar, başkalarına aylık 10 bin lira bedelle kiralatılıyor.

‘KİMLER KAZANIYOR?’

Bir taksi 7/24 esasına göre çalışıyor. Taksiyi üç şoför kullanıyor. 12 saat olmak üzere 6 gün dönüşümlü olarak birinci ve ikinci şoför tarafından çalıştırılan taksi, pazar günü de üçüncü bir şoför tarafından yolcu taşıyor.

Eğer plaka sahibi veya söz konusu taksiyi kiralayan kişi kendisi bu taksiyi çalıştırmıyorsa şoförlerden günlük para alarak işletiyorlar.

Bir taksi işletmecisinin iki şoförden aldığı günlük para 600-700 lira arasında. Şoförlerin her biri günlük 350 lira (yevmiye) ödeme yapıyor.

Pazar günü taksiye çıkan da 24 saat çalıştığı için mal sahibine 700 lira veriyor. Buna şoförlerin sigorta ve taksi durağı bedeli dahil değil. Şoförler ayrıca günlük 30 lira sigorta pirim bedeli, en az 20 lira da durak parası veriyor.

Şöyle bir hesap yapıldığında mal sahibi veya taksiyi kiralayanın eline ayda 21 bin lira geçiyor. Eğer Plaka sahibi kendisi şoför çalıştırıyorsa bu paranın tamamı cebine giriyor. Yok eğer arada kiracı varsa 10 bin lira mal sahibine 11 bin lira ise kiracıya (işletmeci) kalıyor.

‘KAZANÇLARI DÜŞECEK’

Piyasaya yeni taksiler çıkarsa plaka bedellerinde bir düşüş olma ihtimali çok yüksek. Ayrıca mal sahipleri ve kiralama yapanlar, şoför bulmakta zorluk çekecek.

Dolayısıyla her kalemde bir düşüş yaşanmış olacak. Bu nedenle plaka sahipleri, işletmeciler ve şoförler yeni taksilere karşı çıkıyor. Ancak ortada başka nedenler de var. İstanbul halkının büyük bir bölümü taksicilerden şikayetçi.

Müşteri seçimi, kısa mesafeye gitmeme, yağmurlu havalarda yolcu almama, valiz ücreti talep etme gibi durumlar nedeniyle halk kurumların duruma el atmasını talep ediyor.

UBER'e karşı çıkan ve bu konuda başarı elde eden taksiciler, İBB'nin de İtaksi uygulamasını tam anlamıyla hayata geçirmek istemiyor.

‘BİRİLERİ MADDİ BİRİLERİ SİYASİ KAZANÇ İÇİN Mİ ISRAR EDİYOR?’

Bundan ısrar eden taksiciler, İBB'yi de dayatmada bulmakla suçluyor. Taksicilerin iddiasına göre de yeni plaka ısrarında bulunanların hesabı ise siyasi rant üzerine kurulu.

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu, "İBB'nin yeni taksi plakasında ısrar etmesinin arka planında yerel seçimler öncesinde verilmiş sözler var" iddiasını gündeme getiriyor.

Aksu'nun "duyumlarımız var" diyerek ileri sürdüğü bilgiye göre İBB Başkanı Erkem İmamoğlu, birilerine söz verdi. Bunları taksi sahibi yapmak için de ısrar ediyor. Önce bin taksiye izin çıkartacak arkasında bin bin devam ederek 6 bine tamamlayacak.

‘KİMİSİ ‘VAR’ KİMİSİ ‘YOK’ DİYOR’

Aksu'ya göre kesinlikle İstanbul'da yeni taksi plakasına da ihtiyaç yok. Kendi taksileri de bulunan Aksu, bu konuda ise İstanbul Teknik Üniversitesi'ne hazırlatılan bir raporu gerekçe gösteriyor.

Peki gerçekten Aksu'nun iddia ettiği gibi İstanbul'da taksiye ihtiyaç yok mu? Bu konuda farklı görüşler mevcut. Kimisi "var" kimisi ise "hayır yok" diyor. Ancak metropol nüfus ve trafik yoğunluğu karşılaştırıldığında ortaya başka bir sonuç çıkıyor. Örneğin Paris'in nüfusu 6 milyon 780 bin. Bu kentte 18 bin 524 taksi var. 366 kişi başına bir taksi düşüyor.

8 milyon 398 bin 748 nüfuslu New York'ta ise 27 bin 174 taksi hizmet veriyor. Burada 309 kişiye bir taksi düşüyor. Benzer durum Singapur için de söz konusu. Bu kentin nüfusu 5 milyon 865 bin 192. Burada ise 206'ya bir taksi düşüyor.

İstanbul'un ise bilindiği gibi nüfusu 15 milyon 462 bin 452. 7 bin 395 taksinin olduğu kentte 890 kişiye bir taksi düşüyor. Aksi görüşü dile getirenlerin göstereceği farklı kentler de olabilir. Ancak toplu ulaşım alternatiflerinin olmadığı kalabalık kentlerde taksi sayısının çok daha yüksek olduğu bir gerçek.

‘TOPLU ULAŞIMIN OLMADIĞI KENTLERDE TAKSİ SAYISI FAZLA’

Örnek olarak Irak Kürdistan Bölgesi'nin (IKB) başkenti Erbil'in nüfusu yaklaşık 2 milyon civarında. Burada faaliyet yürüten taksi sayısı ise 50 binden fazla.

Metro, metrobüs, otobüs ve tren gibi toplu taşıma hizmetlerinin yoğun olduğu kentlerde ise taksi sayısının daha az olduğu belirtiliyor.

Konuyla ilgili olarak Independent Türkçe'ye değerlendirmede bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Orhan Demir, öncelikle Eyüp Aksu'nun gerçekleri olduğu gibi anlatmadığı görüşünde.

Demir, İstanbul'da 1998 yılından beri yeni taksinin sistem girmediğini belirterek, "Artan nüfus, arazi kullanımının artmasına rağmen taksi sayısı aynı kaldı. Bu nedenle birincisi İstanbul'da taksi sayısı yetersizdir" dedi.

‘İBB'YE ÇOK ŞİKAYET GELİYOR’

"Taksi tartışmasının perde gerisinde ne var" sorusuna "İnanın ki, bilmiyorum" diye yanıt veren Demir, "Birinci sayısı yetersiz demiştim. İkinci olarak da gerçekten bize çok sayıda şikayet geliyor. Taksiler çok kalitesiz. Kısa mesafeye gitmeme, yağmurlu havada çalışmama, müşteri seçme, özellikle yabancı turistleri tercih etme, kaba davranış ve bagaj parası isteme gibi durumlar var. Bir nitelik, kalite sorunu ve müşteri memnuniyetsizliği var" diye konuştu.

‘TAKSİ YATIRIM DEĞİL HİZMET ARACI’

Demir, ortada kimseye verilmiş bir söz olmadığını aktararak şunları söyledi:

"Belediye taksileri işletmek istiyor. Bu taksiler belediyemizin malı olacak, kişilerin değil. Taksiciler Odası, ‘Plakaları satarsanız biz 5 bin taksiye de evet diyoruz' dediler. Ama bizim işleteceğimiz taksiye ‘hayır' diyorlar. Taksi yeterli ise neden korsanı var. Gerçeği yetseydi sahtesi çıkmazdı. O zaman gerçekleri görmezden gelmeye gerek yok. İstanbul'da mevcut sistemi işletenler olaya yatırım olarak bakıyorlar. Taksi yatırım değil hizmet aracıdır."

‘KAZANÇ ELDE ETMEYİ HESAPLAYAN ÇOK KİŞİ VAR’

İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan da karşı çıkışın asıl nedeninin kazanım kaybı endişesi olduğu görüşünde.

Cihan, Plaka sahibinin her ay elde etmek istediği bir gelir var. İkinci aşamada plakayı kiralayan kişinin elde etmek istediği bir gelir bulunuyor. Diğer aşamada yine aracı şirketlerin elde etmeyi planladıkları bir gelir var. Son kullanıcı birinci, ikinci ve üçüncü şoförün de bir gelir elde etmeleri gerekiyor. Dolayısıyla taksi çok fazla para kazanması gereken bir ortam haline dönüşüyor" değerlendirmesinde bulundu.

‘SAYI DEĞİL KALİTELİ HİZMET SORUNUMUZ VAR’

Ama bu yöndeki iddialara Aksu'nun itirazı var. Aksu, tartışılması gereken hususun taksi sayısı değil, kaliteli hizmet sunumu olduğunu kaydetti.

Daha önceki İBB'ye defalarca "Gelin tüm kurumlar olarak birlikte çalışma yapalım. Şoförlerin eğitim düzeyini yükseltecek ve müşteriye tavırlarını değiştirecek kurslar verelim. Kaliteli hizmeti verilmesini birlikte sağlayalım" çağrısında bulunduklarını söyleyen Aksu, ancak belediyenin kendilerine olumlu cevap vermediğini iddia öne sürdü.

Aksu, İstanbul'da çok yoğun bir trafiğin olduğunu, tıkanıklığı giderecek adımların atılması halinde hiç kimsenin taksi bekleyeceğini öne sürerek, "İstanbul'da kesinlikle şu anda taksi sayısının artışına ihtiyaç yoktur. Elimizde bilimsel bir veri var. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin raporunda diyor ki, ‘Bu nüfus oranına ve trafik yoğunluğuna rağmen teknolojiye geçilmeden İstanbul'da taksi sayısında artışa gerek yok'. Taksi ile yolcunun buluşamama sorunu var. İBB İtaksi aplikasyonun dayatıyor. Bu taksi ile yolcuyu buluşturmuyor. Bizim aplikasyon yapmamıza da müsaade etmiyor" ifadelerini kullandı.

‘EN DÜŞÜK ULAŞIM BEDELİNİ BİZ ALIYORUZ’

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yer yıl toplu taşımaya ciddi zamlar yaptığını ancak taksi ücretlerini düşük tuttuğunu savunan Eyüp Aksu, "Bizimle dalga geçer gibi zam yapıyorlar. Şu anda insanlar genelde taksi kullanmayı tercih ediyor. Çünkü, toplu taşıma araçlarının fiyatları hiç de ucuz değil. Dört kişilik bir ailenin metro ile en yakın ulaşımı 16 liraya mal olurken biz taksiciler olarak en yakın mesafeye ulaşımı 14 liraya yapıyoruz" dedi.

‘METROPOLLERLE KIYASLANDIĞINDA SAYI DÜŞÜK’

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Şehir ve Bölge Planlaması Bölüm Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eda Beyazıt İnce ise şu görüşte:

"Nüfus giderek artıyor. Belki 15 nüfus var deniliyor ama bunun çok ötesindeyiz. Son 60 yılda nüfus katlandı. İstanbul'da neredeyse 1000 kişiye bir taksi düşüyor. Dünyanın diğer metropolleriyle bir karşılaştırma yapıldığında bu sayı çok düşük kalıyor."

‘İHTİYACI BELİRLEMENİN YÖNTEMİ YANLIŞ’

Ulaştırma Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı'ya göre ise taksiye ihtiyaç ve ama bunu belirlemenin yöntemi yanlış.

"Üniversiteye iki rapor hazırlatıldı. Birisinde ‘hiç ihtiyaç yok' denildi, diğerinde ise "30 bin taksiye ihtiyaç var' gibi bir sonuç çıktı" diyen Prof. Dr. Ilıcalı, "Bunun yolu taksileri dijitalleştirmekten geçiyor. Mobil uygulamalar üzerinden hizmet verilmelidir. Eğer mobil uygulama gerçek anlamda ve yüzde 100 kullanılırsa 6-7 ayda İstanbul'un kaç taksiye ihtiyacı olduğu net bir şekilde ortaya çıkacaktır." ifadelerini kullandı.

‘ÇÖZÜMÜ YANLIŞ YERDE ARIYORUZ’

Müşteri memnuniyetsizliğinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Ilıcalı, sorunun doğru yol ve yöntemlerle çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Olaya siyasi yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, sözlerini şöyle tamamladı:

 "Arz çok az ama talep fazla. Durum böyle olunca taksi şoförü de seçici davranmaya başlıyor. Yakın mesafedeki yolcuyu götürmek istemiyor. Belli yerlerde araç çok, belli yerlerde ise yok denecek kadar az. O zaman demek ki sorunumuz var ama çözümünü yanlış yerde, yol ve yöntemlerde arıyoruz. Talep reddedilmesine rağmen her defasında getirmek işi siyasileştirmek olur."