Esra KOÇAK MAYDA 


ARTI GERÇEK- Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi için 24 Haziran’da sandık başına gidecek seçmene yeni oy kullanma sistemine ilişkin uyarılarda bulunan kamuoyu araştırmacısı Ali Taş’la sahadan yansıyan son durumu konuştuk.

AKP’nin ittifak yasasını, MHP ile yakınlaşmayı hukuki zemine oturtmak için çıkardığını belirten Taş, "Bu yasa ile görünürde baraj sorunu yaşayan MHP'yi kurtaracaktı. Ama asıl hesap seçimlere kadar MHP’nin milliyetçi kimliğini kiralamak üzerine kurulmuştu” dedi. AKP’nin tüm hamlelerine rağmen Meclis’te çoğunluğu sağlama beklentisinin tehlikede olduğunu dile getiren Taş, "Cumhur ittifakını oluşturan iki parti de ciddi anlamda erime sürecinde. Sahadan gelen veriler, iki ittifakın oranlarının birbirine yakın olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu. HDP'nin baraj sorunu olmadığını da söyleyen Taş, "Meclisin kaderini HDP belirleyecek" dedi.

'SEÇMENLER KARARLARINDA NET OLMALI'

- 24 Haziran seçimlerinde yeni bir sistemle karşı karşıya olacağız. İlk kez ittifak sistemi işleyeceği için nasıl oy kullanılacağı konusu kafaları karıştırıyor. Bu konuya açıklık getirebilir miyiz? Seçmenler hangi noktalara dikkat etmeli?

Öncelikle seçmenler kararlarında net olmalılar. Şöyle açıklayalım; Bir ittifakı mı destekliyorlar yoksa bir partiyi mi? Eğer ittifak destekliyorlarsa, o ittifaka ait kutucuğun herhangi bir yerine basabilirler. Yok özellikle bir partiyi destekliyorlarsa, o zaman mutlaka o partinin çerçevesi içerisine oy basmak durumundalar. Eğer o partinin çerçevesi taşırılırsa verdikleri oy ittifak için yazılır ve kullandıkları oy destekledikleri partiye tam olarak yansımaz.

- Peki bu ittifak oyları nasıl hesaplanacak?

Kamuoyunda genel kanı, partilerin aldıkları oy oranı yönünde. Bu kısmen de doğru. Bir partinin aldığı oy, ittifak içindeki partilerin aldıkları toplam oya bölünecek. Buradan elde edilen değer, sadece ittifaka verilen oyla çarpılacak. Buradan elde edilen rakam, partinin oyuna eklenecek. Somut örneğini aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.

'ASIL HESAP MHP'NİN MİLLİYETÇİ KİMLİĞİNİ KİRALAMAK'

- AKP 'ittifak yasası' ile neyi amaçlıyor?

AKP ittifak yasasını, 16 Nisan referandumu ile başlayan MHP ile yakınlaşma sürecini hukuki zemine oturtmak için çıkardı. Bu yasa ile görünürde baraj sorunu yaşayan MHP'yi kurtaracaktı. Ama asıl hesap seçimlere kadar MHP'nin milliyetçi kimliğini kiralamak üzerine kurulmuştu. AKP dikkat ederseniz, hiç bir zaman tek başına hareket etmedi. Her dönem, o günün koşularında kendisini ama ideolojik olarak ama toplumsal olarak meşruiyete taşıyacak kesimlerle işbirliği yaptı. Liberaller, FETÖ, Kürtler. Bugün de günün ruhunu milliyetçilik üzerine kurguladığı için MHP'ye ihtiyaç duydu. Hem ideolojik olarak hem de Mecliste çoğunluğu yakalayabilmek için. Böylece, hem 'en milliyetçi benim' dedi hem de Mecliste çoğunluk derdi olmayacaktı.

- 'Olmayacaktı' dediniz. Bunu biraz acar mısınız?

Şöyle: Muhalefetin buna karşılık yaptığı hamleler bu iki hedefi de boşa çıkaracak gibi duruyor. Çünkü muhalefet de kendi içinde ittifakını kurunca Mecliste çoğunluk beklentisi yine tehlikeye girdi. Milliyetçiliğin sahiplenmesi konusunda da beklenen sonucu alamadı.

'İTTİFAK OYLARI BİRBİRİNE YAKIN'

- Bu hesaplamalar muhalefet partilerine nasıl yansıyacak? Zira anketler Cumhur İttifakının oy kaybettiğini gösteriyor.

Cumhur İttifakını oluşturan iki parti de ciddi anlamda erime sürecinde. Üstelik bu süreç yeni de başlamadı. İttifakın varlık nedenlerinden birisi de zaten bu erimeydi. Panik seçim de, buna erken ya da baskın seçim denemez, bu erimeyi daha fazla artmadan durdurma çabasının sonucu. Sahadan gelen veriler, iki ittifakın oranlarının birbirine yakın olduğunu gösteriyor. Bu rakamlar her iki ittifak için Mecliste çoğunluk sağlamaya yetmeyeceğini gösteriyor. Cumhur İttifakı, özellikle ittifakın MHP kanadında beklenen karşılığı bulamadı. Buna karşılık Millet ittifakı, özellikle 15 vekil olayından sonra bir ivme yakaladı. Bununla birlikte Muharrem İnce ve Meral Akşener'in performansları da bu ivmenin diri kalmasını sağladı.

'MECLİS'İN KADERİNİ HDP BELİRLEYECEK'

- Çoğunluk sağlanamıyorsa mecliste güç dengeleri nasıl oluşacak peki?

Meclisin kaderini HDP belirleyecek. Kamuoyunda HDP'nin baraj sorunu tartışılıyor sürekli. Ama ben HDP'nin baraj sorunu olduğunu düşünmüyorum. Barajı rahatlıkla geçecek ve Meclise yaklaşık 80 vekil ile gelecek. Bu durumda HDP hangi ittifak ile işbirliği yaparsa o ittifak Meclis gücünü eline alacak.

- Seçim güvenliği de önemli bir konu. İttifak yasasında bu konuda oldukça muğlak alanlar var. Bu da seçmenin iradesinin sandıktan doğru olarak çıkması konusunda kafada tereddütler yaratıyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu konuda iki temel tartışma var. Birincisi mühürsüz oylar. Filigranlı oy pusulaları güvence olarak gösteriliyor ama bu konuda kafalar karışık. Zira pusulaların güvenliği sorunu var. Mühür, o pusulanın o sandık kurulundan alındığının göstergesidir. Eğer mühür olmazsa, filigranlı da olsa o sandık kurulunca verildiğine dair bir gösterge elde olmayacak. Bu da pek çok tartışmaya zemin hazırlayacak.

Bir diğer konu ise 'sandık taşıma' meselesi. 'Güvenlik' nedeni ile uygulandığı söylenen bu tedbiri ben biraz da egemenlik sorunu olarak görüyorum. Zira 'ben burada güvenliği sağlayamıyorum' demek bir egemenlik sorunu gibi duruyor.

Oy kullanma alanına vatandaşın polis çağırması gibi durumlar da ayrıca tartışma konusu.

Bütün bunların toplamına baktığımızda seçim güvenliği önümüzdeki günlerin başlıca tartışması olmaya devam edecektir.