Yağmur KAYA 


ARTI GERÇEK - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, hem barınma sorununa dikkat çekmek hem de özel güvenlik görevlilerinin şiddetini protesto etmek amacıyla Arı Kampüsü önünde eylem yaptı. 

Kampüs içerisinde düzenledikleri eylemde 100'e yakın güvenlik görevlisinin şiddetine maruz kaldıklarını vurgulayan öğrenciler, "ÖGB terörünü kabul etmiyoruz" dedi. 

Eyleme Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi öğrencileri destek vererek bu ülkenin geleceği olduklarını vurguladı. "İTÜ yurtları istiyoruz" yazılı pankart açan öğrenciler, sık sık "Barınma hakkımız söke söke alırız", "Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek" sloganı attı. 

Eğitim hayatı başlamadan ülke genelinde öğrencilerin ev/yurt arayışı içine girdiğini söyleyen İTÜ öğrencisi Turan Uykun, üniversitelerinde yurtların geç açılması, fahiş zamların uygulanması ve bir çok öğrencinin yurtlara yerleşemeşiğini söyledi. 

ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ

Uykun, taleplerini şu sözlerle dile getirdi: "Son 10 senedir İTÜ’de yeni yurt yapılmamasından dolayı körüklenmiş durumdaki barınma sorununun çözülebilmesi için acilen yeni yurtların yapımına başlanması.

- Kontenjanların devamlı artmasına rağmen yurt kapasitelerinde hiç artış olmaması sonucu yedek listeleri 2 bin kişiye kadar uzanıyor. Bu yüzden yedek listesindeki arkadaşlarımızın mağduriyetinin derhal giderilmesi ve yurt kapasitelerinin arttırılması.

- 2000 TL’ye kadar varan ve öğrencinin ödeyemeyeceği boyutlara ulaşan yurtlara yapılan zamların geri çekilmesi.

- Okul içerisinde oluşturulan rant kapılarından elde edilenlerin üzerine bir de yurtlar aracılığıyla öğrencinin sırtından kar elde eden vakıfların üniversiteden kovulması."

TALEPLERİMİZ GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Taleplerinin rektörlük tarafından görmezden gelindiğini söyleyen Uykun, öğrencilerin barınma sorunu çözülmediğinden geçici bir süreliğine bazı yerlere yerleştiğine dikkat çekti. Sorunlarına dikkat çekmek ve taleplerini yinelemek için 18 Ekim Pazartesi günü, Merkezi Derslik Binası’nda geçirmeye eylem yapmaya karar verdiklerinin belirten Uykun, "Şarkılarla ve oyunlarla süren eylemimiz özel güvenliklerin saldırısıyla son buldu. Okulumuzda karşılaştığımız ilk ÖGB saldırısı değil. 2 yıl önce de güvenlikler boğazımıza sarılmıştı. Bugün de kendilerinde bizleri tekmelerle ittirerek üzerimize basa basa Merkezi Derslik Binası’ndan çıkarma haddini buluyorlar. Bunun sebebinin ÖGB’lerin saldırılarının rektörlük emriyle gerçekleşmesi olduğunu biliyoruz. Ayrıca saldırı uygulayan güvenliklere dair hiçbir işlem yapılmıyor olması kampüsteki güvenlik şiddettini meşrulaştıran bir zemin hazırlamaktadır. Bizlere yapılan saldırının İTÜ öğrencisine olduğu kadar barınma talebine ve hakları için mücadele eden tüm öğrencilere, üniversiteleri özgürleştirme mücadelemize olduğunu da biliyoruz. Haklı taleplerimiz için ortaya koyduğumuz iradeyle karşılaşan kayyum rektör İsmail Koyuncu çözümü yurt yapmakta değil, kampüse polis sokmakta ve özel güvenlikleri öğrencilere saldırtmakta bulmuştur. Üniversitemizde ÖGB terörünü kabul etmiyoruz!" diye konuştu. 

SALDIRILAR RUTİN HALE GELDİ

Öğrencilere yönelik saldırılarını arttığını ve bu saldırıların kanıksatmaya çalışıldığını ifade eden Uykun, özel güvenlik çalışmalarının saldırısının tüm okullarda rutin bir pratiğe dönüştüğünü belirtti. 

'KAMPÜSLERE KOLLUK SOKULUYOR'

Uykun şöyle devam etti: "Bu da yetmezmiş gibi kampüslere kolluk kuvvetleri sokulmaktadır. Yıldızda barınma nöbetine edilen müdahalede de, Koç Üniversitesi'nde arkadaşlarımızın çadırlarını toplayan jandarmalarda da, kayyum rektörü protesto ettiği için tutuklanan Berke ve Perit’te de bu yıldırma politikasını görüyor ve arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha bildiriyoruz."

'ETLİYE SÜTLÜYE KARIŞMAYIN!'

Üniversitelerin asıl öznesinin öğrenciler olduğunu ifade eden Uykun, öğrenciler üzerinde 'Okulunuzu bitirin, etliye sütlüye karışmayın' fikrinin örgütlenmek istemektendiğini belirtti. Uykun, "Fakat bizler deneyimlerimizde ve arkadaşlarımızın gözlerinde görüyoruz ki; bizler bir araya geldikçe haklarımızı alıyor, özgürleşiyoruz. Taleplerimiz etrafında gerçekleştirdiğimiz tüm eylemlilikler boyunca, üzerimize yapıştırılmak istenen 'kayıtsız ve örgütsüz' bir kere daha boşa çıkarmış olduk. Pazartesi günü Med’de verdiğimiz mücadele de bizlere yan yana geldiğimizde, birbirimizin gözlerinden aldığımız güçle ortaya koyduğumuz iradeyi gösterdi" dedi.