İstanbul’da yaşayan Rümeysa Sağır liseye gittiği yıllarda epilepsi nöbetlerine benzer ataklar geçiriyordu ve kolunda uyuşma hissediyordu. Doktora gittiğinde bu durumun psikolojik olabileceği söyleniyordu. Bir yanda çok yoğun bir çalışma programıyla üniversiteye hazırlanan Rümeysa Sağır yaşadığı sağlık problemini ikinci plana atıyordu.

Çünkü önceliği hayalini kurduğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’na girebilmek, yetenek sınavlarından başarıyla geçebilmekti. Sınava günler kala kolundaki uyuşma arttı ve MR çektirdi. Çıkan sonuç hayatını alt üst etti. Vücudundaki tümör sebebiyle acil ameliyat olması gerektiği söylendi ve patoloji sonucuyla yumuşak doku kanseri teşhisi konuldu.

'DONDURDUĞUM EMBRİYO BENİ HAYATA BAĞLIYOR'

Kanser olduğunu öğrendiği andaki üzüntüsünün çok büyük olduğunu söyleyen Sağır, “Arkadaşlarım üniversiteye giderken ben hastanede kanserle mücadele ediyordum. Alacağım kemoterapi ve ışın yumurtalarıma zarar vereceği için yumurtalarımı dondurmam önerildi. Eşim Kaan o yıllarda sevgilimdi ve yumurtalarımı dondurmam için beni ikna etti fakat yeterli olgunlukta yumurta bulunamadığı için bu işlemi yaptıramadım. Hızlıca tedavime başladım, kemoterapi aldım. Artık hastalığım stabil duruma gelmişti. Kontrollerimi ihmal etmiyordum. Beni hiçbir durumda yalnız bırakmayan, en büyük destekçim Kaan ile 3 Nisan 2021’de evlendik. Her mutlu çift gibi bizim de bebek hayalimiz vardı ve yumurtalarımın durumunu öğrenmek için test yaptırdım. Aldığım kemoterapilerle rezervim çok hızlı düşmüştü ve doktorlar doğal yolla çocuk sahibi olabilmemin çok güç olacağını söyledi. Bebek hayalleri kurarken son gittiğim kontrolde hastalığımın tekrar nüksettiğini öğrendim. Hiç vakit kaybetmeden embriyolarımızı dondurmak istedik ve Prof. Dr. Ebru Öztürk’e ulaştık. Elde edilen 1 embriyomuz şu anda dondurulmuş olarak bekliyor. Ameliyat sürecimin ardından inşallah anne-baba olacağımız günler gelecek. Hastalığımı ilk öğrendiğimde kendimi ölüme terk etmiştim ama şimdi dondurduğumuz 1 embriyo beni hayata bağlıyor. Sanki beni bekleyen bir bebeğim varmış gibi hissediyorum” dedi.

Sağır çifti...

TEDAVİ SONRASI DONDURULAN EMBRİYO İLE GEBELİK SAĞLANABİLİR

Kanser tedavisindeki gelişmelerin genç hastalarda üreme sağlığını gündeme getirdiğini ve son yıllarda yapılan araştırmaların yüz güldürücü olduğunu söyleyen Bahçeci Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Ebru Öztürk, “Kanser teşhisi konulan hastalarda üreme sağlığını korumak amacıyla bekar hastalara yumurta ya da over dokusunun dondurulması, evli hastalara ise embriyo dondurulması uygulanabilir. Kanser tedavisi tamamlandıktan sonra çözülen yumurta ya da embriyolarla gebelik sağlanabilir. Rümeysa’nın da daha önce uygulanan kemoterapisi sebebiyle yumurtalık rezervi çok azalmıştı. Buna rağmen biz uygun tedavi ile 3 yumurta topladık ve dondurulma kalitesinde bir embriyo yakaladık. Hastamızın yaşının küçük olması bu embriyo ile makul bir gebelik şansı sağlayacaktır. Şimdi dileğimiz bir an önce Rümeysa’nın sağlığına kavuşması” diye konuştu.

EMBRİYOLARIN ETKİN DONDURULMASI VE ÇÖZÜLMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Embriyolar laboratuvarda vitrifikasyon adı verilen yöntem sayesinde özel sıvılar ve teknikler kullanılarak dakikada 10 bin santigratlık bir ısı düşüşü sağlanarak dondurulur ve kullanım zamanına kadar da -196 derecede muhafaza edilir diyen Prof. Dr. Ebru Öztürk, “Bu kadar düşük bir sıcaklıkta maddeyi oluşturan moleküller neredeyse hareketsiz hale geliyor. Gebelik sağlanma zamanı geldiğinde de uygun kit ve protokoller kullanılarak embriyoları çözüyoruz yani hayata kaldıkları yerden devam etme süreçlerini başlatıyoruz. Dikkat edilmesi gereken konulardan birisi dondurma ve çözme işlemlerinde yüksek başarı sağlanması için işlemlerin son derece özenli şekilde ve bilimsel bilgiler eşliğinde yapılması gerektiği. Aksi halde işlem sırasında embriyo üzerinde yaratılabilecek aşırı stres ortamı bazı hücrelerin veya hatta embriyonun tamamının canlılığının yitirilmesi ile sonuçlanabilir” açıklamasında bulundu. (DHA)