ARTI GERÇEK - Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski bankacı Kerim Rota, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda (TCMB) hangi başkan döneminde ne kadarlık döviz alım satımı yapıldığını inceleyen bir yazı kaleme aldı.

paraanaliz.com sitesinde yer alan incelemeye göre, nette Süreyya Serdengeçti’nin başkanlığı döneminde 45 milyar dolar, Durmuş Yılmaz’ın başkanlığı döneminde ise 31 milyar dolarlık alım yapıldı.

En fazla döviz satışı ise 128 milyar dolar tartışmalarına konu olan Murat Uysal’ın başkanlığı döneminde gerçekleşti. Rota’nın verdiği bilgiye göre Uysal’ın 2019 ve 2020 yıllaranı kapsayan başkanlığı döneminde nette 71.7 milyar dolarlık rezerv satışı gerçekleştirildi.

2011-2016 arasında başkanlık yapan Erdem Başçı döneminde de nette 18.5 milyar dolarlık satış yapıldı.

Murat Uysal’ın yerine geçen kasımda göreve gelen ve 2021 mart ayına kadar görev yapan Naci Ağbal’ın döneminde nette 6.2 milyar dolarlık alım yapıldı.

Geçen marttan beri görevde olan mevcut Başkan Şahap Kavcıoğlu’nun döneminde ise nette 7.9 milyar dolarlık alım yapıldı.

Rota, yazısında şu tespitlerde bulundu:

"Erdem Başçı politikalarını silik bulan hükümet 2016’da başkanlığa Murat Çetinkaya’yı atadı. Çetinkaya göreve geldiğinde TCMB’de geçirdiği süre, dört yıllık Başkan Yardımcılığı deneyimi ile sınırlıydı. Sonrasında Murat Çetinkaya Ak Parti döneminde görevden alınan ilk TCMB başkanı oldu. Erdem Başçı sonrasında görev süresini tamamlayan başkan da hiç olmadı zaten.

Murat Çetinkaya’nın 39 aylık görev süresine, darbe girişimi, anayasa referandumu genel ve yerel seçimler ve Brunson krizi sıkıştı.

Murat Çetinkaya’nın göreve geldiği 2016 yılındaki ilk icraatı Erdem Başçı döneminde yapılan ihale yoluyla düzenli döviz satışlarını durdurmak oldu. Görev süresi boyunca doğrudan müdahale yöntemini ve ihale yöntemini ilk dört günü hariç her iki yönde de hiç kullanmadı.

Buna karşın Eximbank yoluyla satın aldığı 48,8 milyar dolara karşı, BOTAŞ’a 21,9 milyar dolar sattı.

Aslında ilk üç yıllık yaklaşımı ile devam edebilse Durmuş Yılmaz’dan sonra tekrar net rezerv artırabilen başkan olacaktı. Ancak ne olduysa 2018 Temmuz’da oldu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk kabinesiyle beraber rezerv politikası bambaşka bir yöne evrildi.

2019 Mart ayında başlayan ve toplamda 126,3 milyar dolara ulaşan “kapı arkası” satışlarının 31,1 milyar dolarını onun döneminde gerçekleşti. Görevden alınmasının nedeninin bu yönteme ve satışlara muhalefet etmesi ve faiz indirimlerinde gecikmesi olduğu da basında yer aldı. Ne olursa olsun görev süresinin son dört ayındaki bu akıllara zarar satışlar son dakika golleri olarak onun hanesine yazıldı. Sonuçta 39 aylık görev süresi boyunca nette 4,4 milyar dolarlık satış yapmış oldu.

Çetinkaya’da oldukça fazla siyasi baskı gördü. Görevden alınış nedeni “laf dinlemiyordu adam” şeklinde özetlendi. Onun dönemini siyasetin TCMB’ye faiz politikasının yanında rezerv politikasına da müdahil olduğu dönem olarak tanımlamak mümkün. Bu dönemi “Saldırı Dönemi” olarak adlandırmayı tercih ettim.

Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasının ardından göreve getirilen Murat Uysal uzun yıllar bankaların hazine biriminde yöneticilik yapmıştı. TCMB’de geçirdiği süre ise üç yıllık başkan yardımcılığı döneminden ibaretti.

MURAT UYSAL DÖNEMİNDE 71,8 MİLYAR DOLAR SATILDI

Murat Uysal, TCMB rezervlerininin kapı arkasından satılmasında ilk sorumlu kişi. Her ne kadar bu yöntemin başkaları tarafından kurgulandığı bilinse de, buna izin vererek, yolunu açarak ve siyasetçilerin her dediğini yaparak aslen TCMB’nin tamamen siyasallaşmasının yolunu açan başkan oldu. Ancak bu bile görev süresini tamamlamasına yetmedi. Bu yanı ile yaptığı tercihin sonuçlarını Boğaziçi Üniversitesi'nin eski rektörü Melih Bulu’ya benzetmek mümkün. Kendi dönemi boyunca Eximbank alışları yıllık 20 milyar dolar seviyelerine yükselmiş olsa da, hem BOTAŞ’a satışlar hem de kapı arkası satışlar nedeniyle 16 aylık kısa döneminde TCMB rezervlerinden toplamda 71,8 milyar dolar satışın altına imza attı.

Berat Albayrak/Murat Uysal ikilisinin dönemi TL’nin her gün değer kaybettiği, artık ödemeler dengesi tartışmalarının başladığı Kasım 2020’de sona erdi. Piyasaların yıkılan güvenini geri kazanma görevi ise Naci Ağbal’a verildi. Naci Ağbal bürokrat geçmişinin ardından siyasete girmişti ve daha önce TCMB tecrübesi hiç yoktu.

Dört aylık çok kısa başkanlık dönemi aslen, faiz ve iletişim politikasında sadeleşmenin hedeflendiği bir dönem olarak başladı. Rezerv politikasında ise kapı arkası satışlarının sona erdirildiğinin gayri resmi olarak iletişimi piyasalarla kuruldu.

NACİ AĞBAL DÖNEMİNDE 10 MİLYAR DOLARLIK GİRİŞ OLDU

Naci Ağbal böylece itibarlı bir başlangıç yapma şansı buldu. Göreve geldiği gün itibarıyla Ekonomi Bakanının da değişmiş olması kendisine iyi bir alan açtı. Özellikle yabancı yatırımcılar hükümetin önceki hatalarından ders aldığını ve TCMB bağımsızlığına bundan sonra özen gösterileceği gibi bir hayale kapıldılar. bir iki aylık sürede 10 milyar dolar üstünde portföy girişi oldu. Yurtiçi yatırımcılar ise her zamanki gibi temkinliydi.

Göreve geldikten kısa bir süre sonra 128 milyar dolar meselesi ana muhalefet partisinin gündeme almasıyla alevlendi. Naci Ağbal bu satışları ne savunur ne de eleştirir pozisyondan uzak kalmak için hiçbir iletişim yapmamayı tercih etti. Belki de görev süresinin bu kadar kısa sürmesi de da bu nedenle oldu.

Dört aylık görev yaptığı dönemde ilk işi 2014’den bu yana yapılan BOTAŞ’a satışları durdurarak bu talebin piyasadan karşılanması modeline geri dönmek oldu. Eximbank kanalıyla aldığı dövizlerle bu sürede TCMB rezervlerini 6,2 milyar dolar artırmış olarak görevine veda etti."