Dünya Gazetesi'nden Barış Erkaya, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 'düşük faiz, yüksek kur' ekonomi modeli nedeniyle liranın döviz karşısında değer kaybetmesi sonrası yurttaşların "Kur düşer mi?" ve "Otomobil ya da konut almak için beklemek akıllıca mı?" sorusunu yanıtlayarak bir yazı kaleme aldı. 

Barış Erkaya'nın Dünya'da yayımlanan yazısı şöyle:

Biz finansçılar genellikle her şeye finans piyasaları üzerinden bakıyoruz. Borsaya, dövize, altına veya kripto paraya yatırım için doğru zaman mı? Az çok parası olanın paranın değerini koruyabilmek için bu sıralar en çok sorduğu soru. Haklı da bir soru. Çünkü TL birikimleri en azından yıllık yüzde 21’i aşmış enflasyona karşı ezdirmemek, cebe yansıyan enflasyonun açıklanandan biraz daha farklı olduğunu bildiğimize göre biraz da satın alma gücünü artırabilmek için tek çare parayı çalıştırmak. Eğer bir sanayici değilseniz durup beklemek birikimin ciddi bir bölümünü kaybetmekle eşdeğer.

FAKAT ÖTE YANDAN BİR DİĞER MUAMMA DA HARCAMALAR TARAFI

Dolarla gelirimiz yoksa, eldeki TL’nin satın alabileceği şeyler giderek tükeniyor ya da azalıyor. Günlük zorunlu harcamalar konu dışı fakat yüklü harcamaları gerçekleştirmek için şu an doğru zaman mı, yoksa beklemek mi gerekli sorusu kafalarda dönüp duruyor. Örneğin bir otomobil ya da yeni bir konut almak için bir sene sonrayı beklemek akıllıca mı?

KUR DÜŞER Mİ?

Bunun için de önce şu sorunun cevabını vermek gerekiyor. Kur düşer mi?

Öncelikle veriler gösteriyor ki dolar, TL karşısında yükseliş trendine başladığı seviyenin altına hiç düşmemiş. Birkaç aylık düşüşlerin sonrasında daima düşüşe geçtiği seviyelerin üzerine gelmiş. Ekonomideki aktörlerin, yani ister beyaz eşya satıcısı olsun, ister gayrimenkul üreticisi, isterse otomobil distribütörü, kurda yıllara varan istikrarlı düşüşler veya yatay istikrarlı seyir görmeden bu maliyet düşüşlerini fiyatlarına yansıttığı da görülmemiş.

Hal böyle iken otomobil alacaklar için doğrudan dolara endeksli ve mevcut durumda neredeyse her üç ayda bir fiyatının artacağı kesin olan bir araç ihtiyacını ertelemek, ileride daha yüksek bir fiyattan almayı kabul etmek anlamına geliyor. Yine ana hammaddeleri olan çimento ve demir fiyatları dolar kurundaki yükselişler nedeniyle her geçen gün artan gayrimenkul üreticilerinin de fiyatlarını aşağıya çekmeyi bırakın daha da yükseltmesi kaçınılmaz görünüyor.

NEDEN ŞİMDİ HARCAMALI?

Nasıl ki bir otomobil sahibi aracını satmaya karar verirken yerine daha yüksek bir modeli belki biraz daha üzerine para ekleyerek koyup koyamayacağı konusunda tereddütteyse, otomobil satıcısı da size bu fiyattan sattığı aracı daha düşük bir fiyattan yerine koyabileceğine inanmadıkça otomobil fiyatları artmaya devam edecek. Gayrimenkul üreticisi, birkaç yılda üreteceği konutların yine birkaç yılda satışından elde edeceği gelirle, yeni konut üretemeyeceğine inandıkça konutların satış fiyatına zam yapmayı sürdürecek. Bu nedenle yükselen kur ve enflasyon dönemi, hiçbir harcamayı ertelememeyi gerektiren bir dönem. Elbette harcamayı erteleyip parayı finansal enstrümanlara yapılan yatırımlarla 'gerçek' enflasyonun ve kurun üzerinde artırma imkanı varsa, tüm bu yazılanları unutun.