Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Genel Başkanı Yıldırım Gençer Rudaw'dan Şevket Herki'ye Kürt sorunu ile ilgili konuştu.

Gençer, Kürtçe ile ilgili sorunun çözüldüğünü öne sürerken üniversitelerde Kürtçe bölümlerinin açıldığını ve kurs açıldığını belirterek dil sorununun bu yolla ortadan kalktığını söyledi.

‘ÇOK SAYIDA KÜRT ARKADAŞIMIZ VAR’

Gençer, söyleşide "Birliğiniz içerisinde Kürt gençler de var mı? Kürtlere ve Kürt sorununa nasıl bakıyorsunuz" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Öncelikle şunu söyleyeyim; ben baba tarafından Kürt bir aileden geliyorum. Çok sayıda Kürt arkadaşımız var. Genel Başkan olarak ben, Genel Başkan Yardımcılarımızdan yine var. O yüzden Türkiye Gençlik Birliği Türk, Kürt ve diğer etnik grupların aynı zamanda birleşimi ama Türk milliyeti çerçevesinde faaliyet gösteriyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.’ Biz de Türkiye Gençlik Birliği olarak bu şiarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İçimizde Kürt arkadaşlarımız var, diğer etnik gruplardan arkadaşlarımız var ve Kürt sorununa da bakışımız da birlik temelinde, bölünme temelinde değil. Birlik temelinde Türkiye’nin buluşabileceği, Kürt sorununu emperyalizm destekli kaşıyan terör örgütlerine karşı tavır, açık mücadele ve onun bugün Türkiye’deki siyasal temsilcisi HDP’ye karşı da tavır. Çünkü bize göre HDP ve Emperyalist siyasetler Türk ve Kürdü ayrıştırmak için yürütülen bir politikanın merkezidir."

ANADİLDE EĞİTİM: SUNİ, YAPAY BİR TALEPTİR

Kürtçe ile ilgili sorunların Türkiye'de bugün çözülmüş olduğunu öne süren Gençer, "Mesela Türkiye’de üniversitelerde Kürtçe bölümler açıldı, şehirlerde kurslar açıldı. Fakat bunlara ilgi olmadı. Neden; çünkü bir geleceği yok. Geleceği olmadığı için talep olmaması da çok haklı. O yüzden bu talep suni, yapay bir taleptir. Ama tabiki Kürtçe dilinin korunması, geliştirilmesi, insanların bunu özgürce ifade etmesi gerekir. Tabi bu sorunlar bugün Türkiye’de çözüldü. Geçmişte belki bu tür sorunlar vardı ama birlik ve birleşme temelinde çözüldü. Tabi katedeceğimiz daha çok yol var. Ama Kürtçe eğitim talebi şu an çok gerçekçi bir talep değil" dedi.

'KÜRT VE TÜRKLERE VURGU YAPILMASI O DÖNEMİN GEREKLİLİĞİYDİ'

1921 Anayasısı'nda vurgu yapılan 'Kürt ve Türk' ifadesinin yeni bir anayasa da olup olamayacağına ilişkin soruya ise Gençer, "Cumhuriyetimizi biz Kürtlerle, Türklerle beraber kazandık. Bütün eknik gruplarla kazandık. Çanakkale’de beraber şehit olduk. Bakın ben Gaziantep’liyim, 'Gazi' adını, Urfa, 'Şanlı' adını, Maraş, 'Kahraman”'adını almış. Bu bölgelerimiz, oradaki Kürt vatandaşlarımız teröre geçit vermedi, Ermeni ayaklanmalarına, kışkırtmalarına geçit vermedi ve bu ülkenin temel taşları. Bunu kimse ayıramaz, bölemez. O dönemin gerekliliğiydi bu. Kürt ve Türklere vurgu yapılması o dönemin gerekliliğiydi. Ama bugün bu sorunlar Türk milleti temelinde çözülmüştür. O yüzden 'Türk milleti' en kapsayıcı tanımdır. Türk milleti üst bir tanımdır. Bakın Mustafa Kemal Türk halkı demiyor, Türkiye halkı diyor. Türkiye halkı, bu coğrafyada yaşayan halklar diyor. O hakların içerisinde Türk var, Laz, Çerkez, Arap var, Türk de var. O yüzden bu yeni anayasada buna vurgu yapmak Türk milleti kavramına vurgu yapmanın daha birleştirici, daha devrimci olduğunu düşünüyoruz" şeklinde cevap verdi.