Yağmur KAYA 


ARTI GERÇEK- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 'erken seçim' çağrısıyla yaptığı ilk mitingine Mersin'de çıktı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Umut Meydanı" olarak nitelendirdiği alanda toplanan binlerce yurttaşın ortak sorunu geçinmekte, eve ekmek götürmekte zorlandıklarıydı. 

Valiliğin kentin en büyük meydanı olan Cumhuriyet Meydanı'nda mitinge izin vermemesi nedeniyle, miting "Umut Meydanı" adını alan eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu'nun yanındaki alanda gerçekleştirildi.

Kılıçdaroğlu konuşması öncesinde esnaf, işsiz, çiftçi vatandaşları kürsüye çıkararak söz vererek, "Değişim rüzgarları esiyor Türkiye'de buna karşı durmak mümkün değil" diye seslendi.

'HDP'YE OY VERİYORUZ...'

"Milletin Sesi" sloganıyla gerçekleşen bu mitinge ellerinde Türk bayrağıyla katılan iki HDP'li seçmen de vardı. Söyleşi talebime "Biz konuşursak anında içeri alınırız" diyen ve nedenini sorduğumda kulağıma eğilip sessizce "Biz HDP'ye oy veriyoruz" diyen yurttaşlar, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun son zamanlardaki duruşunu, çarşı pazar gezerek insan ayırt etmeden halkın arasında olmasını beğendikleri için mitinge katıldıklarını söylediler.

"Biz atadan, dededen CHP'liyiz" diyeni ya da eskiden AKP'ye oy verip "Tövbe billa artık AKP'ye oy vermem" diyeni de, "Yaşam bizim için her alanda zor. Engellilerin sosyal sorunlarına ve beklentileri dikkate alınmıyor" diyen ve mitingte engelli yurttaşların adımını kolaylaştıran hizmetin olmadığını dile getiren engelli yurttaşlar da vardı. 

ORTAK SORUN, HAYAT PAHALILIĞI

37 bin kişiyi aldığı belirtilen meydanın yanı sıra meydana açılan cadde de katılımcılarla doldu. 100 binin üzerinde yurttaşın katıldığı söylenen mitingte, ortak sorun ise yoksulluk, hayat pahalılığıydı. 

Alanda, "Tayyip istifa", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Hak, hukuk, adalet" sloganlar yükselirken, hıçkırıklara boğulan yurttaşlarda vardı. 

Mitingte "Halkın kürsüsüne" 12 saatlik yoldan geldiğini söyleyen bir kadın gözyaşları içinde çiftçilik yaptığını ancak her şeyini kaybettiğini söyledi. "Benim her şeyimi bitirdiler. Yeter ki vatanımız bitmesin" diyerek ülkenin çok büyük bir tehlike altında olduğunu ifade ediyor. 

'HER ŞEYİMİ SATMAK ZORUNDA KALDIM'

Maraş'tan geldiğini söyleyen emekli bir yurttaş tarım, hayvancılık yaptığını ancak emekli olmasına, tarım ve hayvancılıkla uğraşmasına rağmen borçlarını ödeyebilmek için her şeyini satmak zorunda kaldığını söyledi. "Biz halk olarak geldik buraya. Ekonomi şu an sıfır. Hiç iyi durumda değiliz. Ne maddi ne manevi bir durumumuz kalmamış. Her şeye mutlaka bir zam geliyor" diyerek siyasette AKP'nin bitme noktasına geldiğini vurguladı. 

'AK PARTİ'DEN GELMEYİM' 

"AK Parti'den gelmeyim. Partide çalışmış biriyim. Ama şu an AK Parti'nin yaptıklarından dolayı AK Parti'ye bakmıyorum" diyen Ali Toker isimli bir yurttaş tarımı bırakma noktasında olduğunu söyledi.

'İYİ BİR DÜZENDE DEĞİLİZ'

Toker, "Tarımla uğraşan biriyim. Ama tarımda büyük bir sıkıntımız var. Gübre pahalı. İlaç pahalı, mazot pahalı. Pahalı olduğundan dolayı biz artık AK Parti'ye bakmıyoruz. Şu an sola bakıyoruz, CHP'ye bakıyoruz. Artık CHP'liyiz. Ne yapmamız gerekiyor biz de şaşırıyoruz. Yani iyi bir halde, iyi bir düzende değiliz" dedi. 

'TARİF ETMEK MÜMKÜN DEĞİL'

Emekli öğretmen Ahmet Temur, "Şu anda ülkenin içine düştüğü durumu tarif etmek bile mümkün değil. Ancak ben şunu söylüyorum: Cumhuriyeti kabul eden, Kurtuluş Savaşı'nın olduğunu varsayan herkes bu mitinge katkı koymalı" diyerek yurttaşlara önümüzdeki süreçte yapılacak olan mitinglerle sahip çıkmaya çağırdı. 

'BU SÖYLEDİKLERİMİ TELEVİZYONA VERİN' 

Kentin Erdemli ilçesinden geldiğini belirten bahçe işleriyle uğraştığını söyleyen bir yurttaş ise "Biraz limonum var. 5 dönüm. 15 bin masrafım var. 15 bin Lara veren yok.  Oda dalında kaldı. İhracat kapıları kapalı. 3 lira maliyeti var. Ziraat mühendisi getirin hesap edin. Bir kilo limonunda 3 lira maliyeti var çiftçiye. Buna rağmen iki liraya bile alan yok bu sene. Üretimi tamamen durduracağız. Ben bir arayış içindeyim. Bu duruma iyi, güllük gülistanlık diyecek halim yok herhalde. Bir çare bir neden arıyorum!" dedi. 

'BİR TORBA GÜBRE ALAMAZ OLDUM'

"Gübre, ilacı alamıyoruz. İhracat yok. Ürünün altında bir rayiş (fiyat) veriyorlar" diyen yurttaş "Hükümette limonu nereye götürüp dökerse döksün. Bu söylediklerimi de televizyona verin. Ürünlerimiz artık satılmıyor, dalında kaldı. Arayan soran yok. Bir torba gübre bile alamaz olduk. Zaten artık işi bırakacağız" diye konuştu. 

ENGELLİ YURTTAŞLARA, 700 LİRA MAAŞ

Mitingi organize edenlere eleştiride bulunan engelli Mehmet Salih Durmaz, "Arada ezilme tehlikesi geçirdik. Nefes alamadım. Başkanı bile göremedik" diyerek devletin aylık 700 lira gibi bir maaş verdiğini "Şimdi ben bu parayla nasıl geçineyim. 700 liraya ne yapabilirsiniz siz" diye sordu. 

'BÖYLE BOZUK BİR DÜZEN GÖRMEDİM'

Emekli maaşıyla hem geçinmeye çalıştığını hem de borç ödediğini söyleyen Nazife Kılıç ise," Ben 65 doğumluyum. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar zorluk yaşamamıştım. Böyle bir yokluk, böyle bozuk bir sistem, böyle bir adaletsizlik görmedim. Anlatacak o kadar çok şey var ki. Ülkenin satılması, işsizlik, kadın cinayetleri. Eğitim bitti, ekonomi bitti, sağlık bitti. Hiçbir şeyden şu an memnun değiliz. Her gün daha beter oluyor" diye konuştu. 

Dünkü miting, "Patates, soğan güle güle Erdoğan" sloganıyla ve Kılıçdaroğlu'nun "Göndereceğiz. Değişim rüzgarları esiyor artık Türkiye'de buna karşı durmak mümkün değildir" diye sözleriyle sona erdi.