Coronavirus (Covid-19) salgınıyla kadına yönelik şiddete karşı özsavunma atölyelerini online gerçekleştiren Mor Dayanışma, 5 Ağustos'ta İzmir’de bir günlük özsavunma atölyesi gerçekleştirecek. Mor Dayanışma Üyesi Büşra Yeşilbaş, kadınların sadece fiziksel değil, duygusal ve toplumsal olarak da birçok şiddete maruz kaldıklarını dile getirdi.

'ÖZ SAVUNMA YAŞAMI BÜTÜNÜYLE SAVUNABİLMEK'

“Kadınların yaşamak için yaptığı her türlü savunma, bir meşru müdafaa olarak görülmeli ve cezasız kalmalıdır” diyen Yeşilbaş,  kadınların, erkek şiddetine karşı sağ kalma yöntemlerinin erkek egemenliği tarafından daha da fazla şiddetle karşılandığını söyledi. Ev içi şiddete ve erkek egemenliğinin duvarlarına kapatılan kadınların nefes alabilmek için başvurduğu son yolun öz savunma olduğunu ifade eden Yeşilbaş, “Öz savunma sadece şiddete karşı kendini korumaktan değil, yaşamını bütünüyle savunabilmekten geçer. ‘Öz savunma’ deyince aklımıza doğrudan ve yalnızca silahlı bir mücadele yöntemi ya da dövüş sanatları gelmemelidir. Öz savunma kadınları sokakta daha rahat var olma yolunda bir adım daha atmaya, fiziksel bir deneyim yoluyla dayanışma kanallarını büyütmeye teşvik eder. Şiddetin üreticisi ataerkil, onun destekçisi sermaye hegemonyası ve devlet mekanizmasına karşı topyekun bir mücadele içerisinde olmamız gereklidir” diye belirtti. 

'KADINLAR İÇİN EN GÜVENİLİR YOL ÖRGÜTLENMEK'

Kadınların korunma yollarının kısıtlı olduğunu vurgulayan Yeşilbaş, hukuktan eğitime, medyadan kültüre hayatın her alanına yerleşmiş olan erkek egemenliğinin kadınların bu sisteminin şiddetinden korunmak için ulaşabilecekleri yolları da kendi çıkarına inşa ettiğini kaydetti. Yeşilbaş, şiddetin sokak ortasında, evde, kampüste veya iş yerinde aniden kadınların karşısına çıktığında, kendisini savunabilmek için öncelikle bu savunmanın ne kadar meşru olduğunu, sonrasında da bunu gerçekleştirebilecek cesarete, güce ve tekniğe ihtiyacı olduğunun unutulmaması gerektiğini altını çizdi. Yeşilbaş “Kadınların öz savunmadaki en önemli silahı örgütlenmektir. Kadınlar için en güçlü ve güvenilir yol, örgütlenmek, yan yana durmak ve yüksek bir bilinci hep birlikte var ederek, erkek egemenliğine karşı koymaktır” diye konuştu. 

'ERK EGEMEN SİSTEMİN MÜCADELEMİZİ YENMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ'

Pandemi öncesinde Buca ilçesinde özsavunma atölyelerin olduğunu hatırlatan Yeşilbaş, pandemi sürecinde ise online olarak devam ettiklerini söyledi. 5 Ağustos’ta 1 günlük özsavunma atölyesi yapacaklarını dile getiren Yeşilbaş, şunları söyledi: “10’ar kişilik gruplarla başlayacağız. 30 kişilik bir kontenjanımız var. Temel öz savunma hareketleri üzerinden atölye vereceğiz. Erk egemen bizlerin mücadelesine engel olmak için her türlü gözaltılar ve saldırılarla geri adım attırtmaya çalışıyor. Erk egemen sistemin mücadelemizi yenmesine izin vermeyerek, sokaklarda alanlarda olmaya devam edeceğiz.”

'SESİ OLMAYAN KADINLARIN SESİ OLMAY AÇALIŞIYORUZ'

“Kadınlar her yerde şiddete uğruyor. Ama özellikle evde daha çok şiddete uğruyor” diyen Yeşilbaş, “Sesi duyulmayan kadınların mücadele içinde kendini daha çok meşrulaştırmasını istiyoruz. O yüzden mahalle çalışmaları yapıyoruz. Sesi olmayan kadınların sesi olmaya çalışıyoruz. Biz ev ev dolaşarak 6284’ü kadınlar için ne kadar gerekli olduğunu kadınlara anlatmaya çalışıyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” dedi. (MA)