ARTI GERÇEK - Ekonomist Murat Kubilay, politikyol.com sitesinde kaleme aldığı yazısında, dün açıklanan büyüme verilerini değerlendirerek, "2020’de pandemi kaynaklı yüzde 10,4 dolayındaki keskin daralma nedeniyle, yüzde 11,5 büyüdüğümüzde ancak 2019’daki düzeye ulaşabiliyorduk. Buna Türkiye’nin doğal büyüme oranı olan yüzde 3’ü, yani hiçbir şey yapmadan kendi kendine büyüyebilmemizi de iki yıl için eklersek, yüzde 17’nin altındaki bir büyüme aslında daralma gibi olacaktı" dedi.

Kubilay, "Neyse ki, büyüme oranı bu alt sınırın üstünde geldi ve ekonomide kısmen iyileşme yaşandı. Tabii bu iyileşme vatandaşlara yansımadı, çünkü milli gelirden emekçi kesimlerin aldığı pay yüzde 37’den sert bir şekilde yüzde 32,9’a düştü. Hiç şaşırtıcı değil, bu derece yüksek işsizliğin olduğu ve hizmetler sektörünün neredeyse durma noktasına geldiği bir dönemde, vatandaşlara doğrudan devlet desteği yoksa ve işsizlik fonundan sağlanan kaynak yetersizse, bir tek işveren büyümüş oluyor" değerlendirmesi yaptı.

Kubilay, yazısında şu noktalara dikkat çekti:

"Koronavirüs pandemisi olağanüstü dönemlerden geçmemize neden oluyor. Yüzde 10,4 küçülüp yüzde 21,7 büyüyebiliyoruz. Hiç değişmeyense işsizlik, özellikle de genç işsizlik. Pandemiden önce rekor kırmaya başlayan genç işsizlik, açılmalara rağmen hala yüksek seyrediyor. Küresel piyasaların beklentisi, delta varyantından daha tehlikeli ve aşıları etkisiz bırakacak bir varyant gelişmezse eğer, pandeminin 2022 yaz aylarından önce geride kalacağı. Buna rağmen Türkiye’de genç işsizlik çok yüksek seyredecek ve üniversite mezunu genç işsizliği yeni rekorlar kıracak. Bittiğinde, Türkiye’nin iktisadi buhranının en derinleştiği günlerinin mazereti pandemi sayılacak. Ancak genç işsizlik; mevcut küresel iktisadi düzen, Türkiye’de uygulanan model ve onu yöneten ekonomi yönetiminin asıl suçlu olduğunu unutturmayacak."