ARTI GERÇEK-12 Eylül’de Tevgere Jinen Azad (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’ın yargılandığı Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde mahkeme aralarında STK temsilcileri, kadın kurumları ve avukatlarında olduğu çok sayıda kişiyi polis zoruyla duruşma salonunda çıkardı. Duruşma salonunda yaşanan arbede sırasında avukatlar polisin sert müdahalesi ile karşılaşmış, müdahale sırasında avukatlar çeşitli yerlerinden yaralanmıştı. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, duruşmasında yaşananlara ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi. “Savunma biat etmeyecek” yazılı pankartı açılarak yapılan açıklamaya hukukçular ile Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) yöneticileri katıldı.

AKİPA: YAPILANLAR DEMOKRASİYLE, HUKUKLA, AHLAKLA VE İNSAN HAKLARIYLA BAĞDAŞMIYOR

Hazırlanan basın metnini okuyan ÖHD yöneticisi Suzan Akipa, mahkemenin bu tutumuyla sadece Ayşe Gökkan’a değil, Gökkan şahsında Kürt kadın hareketini, kadın mücadelesini ve avukatları hedef aldığını söyledi. Duruşma salonunda yaşananların demokrasiyle, hukukla, kanunla, ahlakla ve insan haklarıyla bağdaşmadığını belirten Akipa, “Ayşe Gökkan’ın savunmasını üstlenen Amed Şube Eş Başkanlarımıza, Avukat Berfin Gökkan’a ve gözlemci olarak duruşma salonunda bulunan Diyarbakır Barosu Başkanına, baro yöneticilerine, duruşmayı takip eden tüm avukatlara ve hak savunucularına mahkeme başkanının talimatıyla polis saldırısı gerçekleştirildi. Kaba fiziksel şiddet, küfür ve hakaretler bu talimatın kapsamındaydı ve cüretini yargıyı temsil eden hakimin cinsiyetçi yaklaşımından aldı” dedi.

'KADINLAR YARGIYI, ADLİYELERİ VE DURUŞMA SALONLARINI DA TEMİZLEYECEKLER'

Bu uygulamanın yargılananlara ve savunmaya karşı kin, nefret, ayırımcılık ve düşmanca bir tutumun tezahürü olduğunu ifade eden Akipa, şunları söyledi: “Ayşe Gökkan’ın savunduğu değerleri yok etmek ve savunan herkesi cezalandırmak niyetinde olan bu aklın, yargıyı, adliyeleri ve duruşma salonlarını ele geçirmesine izin vermeyeceğiz. Kadınlar evleri, sokakları, içinden geçtiği tüm yaşam alanlarını cinsiyetçilikten, kadına yönelik şiddetten ve ayrımcılıktan temizleyecekleri gibi, yargıyı da, adliyeleri de, duruşma salonlarını da temizleyecekler. Bugün bizi kolluk eliyle, zorbalıkla çalışma alanlarımızdan çıkarmaya cüret edenler yarın o salonlarda kadınlara, kadın avukatlara karşı işledikleri bu suçlar sebebiyle yargılanacaklardır. O günü kadın avukatların, avukatların, örgütlü ilkeli ve cesur tavrı getirecek.”