Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i katleden Cemal Metin Avcı ve diğer sanıkların yargılandığı davanın karar duruşması öncesi anne Şefika Gültekin, fenalık geçirmesi üzerine hastaneye kaldırıldı. 

Muğla'da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'i katleden Cemal Metin Avcı ve diğer sanıkların yargılandığı davanın Muğla 3'ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan karar duruşması öncesi çevre illerden kadın örgütleri kent merkezinde bulunan Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya geldi. Burada “Pınar Gültekin için adalet. Tüm failler yargılansın” pankartını açan kadınlar “Yaşamak istiyorum”, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, İtaat etmiyoruz” ve “Kadın şiddetine hayır” dövizlerini taşıdı. Sık sık, “Pınar Gültekin isyanımızdır”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” ve “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları attığı açıklamaya Muğla ve ilçelerinin yanı sıra çevre illerden de çok sayıda kadının katıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Meral Danış Bektaş ile birlikte Pınar Gültekin ailesi ve Deniz Poyraz annesi Fehime Poyraz’da açıklamada yer aldı.

ERKEK YARGI

Burada kadınlar adına ortak açıklamayı yapan Kampüs Cadıları üyesi Eda Korkmaz, “Eril yargı, verdiği kararlarla ya da üstlerine iyi hal indirimi vermeme gerekçesini belirteceği dilekçeyi yazmaya erinerek katillere güç vermektedir. Sayın (!) erkek yargı, sizin yazmaya erindiğiniz bir dilekçe, biz kadınların hayatlarına mal olmaktadır. Hayatımızın neresinde olursanız olun, söz konusu kararlarımız ise bizim için bir hiçsiniz ve kararlarımızı size göre belirlemediğimizi öğreneceksiniz. Katillerin, katillere çanak tutan siyasetçilerin, eril medyanın katledilen kadınların hayatının sorgulanması cüretini  erkek egemen düzenden aldığını çok iyi biliyoruz. Bu düzeni, bu gücü kabul etmiyor, tanımıyor ve bu düzeni başınıza yıkacağız diyoruz” dedi. Korkmaz, devamında katledilen tüm kadınların hesabını soracaklarını söyledi. 

KADIN KIRIMI 

Ardından konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Bektaş, kadın cinayetlerinin artık kadın kırımına vardığını söyledi. Cinayeti işleyen ve işletenlerin tek başına karar almadıklarını vurgulayan Beştaş, “Bu sistem kadın cinayetlerinde tahrik ve teşvik getiriyor. İktidar dili, siyaseti ve yaklaşımı kadın kırımına engel değil güç veriyor. Kadınların büyük mücadelelerle kazandığı İstanbul Sözleşmesinden tek adam ‘çekildik’ dedi. İstanbul Sözleşmesinden çekildiğini söyleyen irade kadın kırımlarına yol vermiştir. Bu nedenle ‘İstanbul sözleşmesi bizimdir’ demeye devam edeceğiz. Maktul kadını suçlayan bir yargılama ile karşı karşıyayız. Ailesiyle birlikte Metin Cemal Avcı’nın en ağır cezayı alması için mücadelemiz devam edecektir” diye belirtti.

ANNE BAYGINLIK GEÇİRDİ

Ardından Muğla Adliyesine doğru yürüyüşe geçen kadınların önü polisler tarafından kesildi. Kadınların slogan atmadan yürümesini isteyen polisler ile kadınlar arasında yaşanan gerginlik sırasında Pınar Gültekin’in annesi Şefika Gültekin baygınlık geçirdi. Çevrede bulunan kadınların müdahale ettiği Şefika Gültekin ardından çağırılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bunun ardından kadınlar yürüyüşlerine devam etti.

‘POLİSİN VANDALLIĞI’

Muğla Adliyesi önünde konuşma yapan HDP Milletvekili Serpil Kemalbay ise şunları söyledi: “Bu davada kadınlardan yana bir karar çıkması için çabalıyoruz. Yine bir kere daha gördük ki katillere kurulmayan barikat kadınlara kuruldu. Kadınların seslerini duyurmasına tahammül edilmiyor. Kadınları sindirmeye yönelik bir şiddetle sokakta da karşı karşıya kalıyoruz. Polisin vandallığıyla karşı karşıya kaldık. Annenin acıları kanırtıldı. Böyle bir adalet olmaz olsun. Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz.”

Kemalbay’ın ardından kadın örgütlerin temsilcileri birer konuşma yaptı. Kadınlar konuşmalardan sonra ise duruşmanın yapılacağı salona geçti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020'de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin'i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı'nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Gültekin'in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme' suçundan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Avcı'nın kardeşi Mertcan Avcı'nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklandı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021'deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Pınar Gültekin'in ailesinin avukatı, sanık Cemal Metin Avcı'nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın da 'delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme' suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020'de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Karara yapılan itirazın Muğla Sulh Ceza Hakimliği de kesin olarak reddine hükmetti.

Ailenin avukatı Rezan Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Başsavcılık, kararı bozarak 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi. Savcılık tarafından hazırlanan yeni iddianamede şüpheliler Selim Avcı, Ayten Avcı, Eda Karagün ile Şükrü Gökhan Orhan'ın 'kasten öldürme' sonrasındaki zaman diliminde olay mahalline birlikte gidip, suç delillerini yok ederek, gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğuna kanaat getirilerek ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi.

MAHKEME 2 DOSYANIN BİRLEŞTİRİLMESİNE KARAR VERDİ

Davanın 24 Ocak 2022'de görülen 9'uncu duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Pınar Gültekin'in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliği ile kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı'nın 'canavarca hisle öldürme' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mertcan Avcı'nın da 'suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması', Cemal Metin Avcı'nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı'nın da 'suç delillerini yok etmek ve gizlemek' suçlarından cezalandırılmasını istedi.

Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı'nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı, 21 Şubat'ta 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak'ten tutuklandı.

MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Mertcan Avcı'nın, Gültekin'in bulunduğu varildeki yangını önleyecek, sonlandıracak ve ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmadığına yer verilerek, 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak'ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

MAHKEME İDDİANAMEYİ İADE ETTİ

İddianame, Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme heyeti, suça doğrudan etki edebilecek nitelikteki delillerin toplanmadan hazırlandığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verdi. Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Ali Cenk Düzgün, iade kararına itiraz etti. Düzgün, itirazında Mertcan Avcı hakkında yürütülen soruşturmada, mevcut verilerle toplanabilecek tüm delillerin toplandığını, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğini anlattı.

SAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

Savcılığın itirazını değerlendiren Muğla 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Kararda, itirazın kabulünün gerekçesi için "Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda Pınar'ın kesin ölüm sebebi ile zamanının belirlenmesi için mevcut veriler bağlamında mümkün olan tüm tespitler yapılarak iddianamenin düzenlendiği kanaati oluştuğundan, yeniden rapor alınmasının artık mahkemenin takdirinde olduğu, iddianamenin iade kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır" denildi.

MERTCAN AVCI'YA AVUKATIN İTİRAZIYLA 2'NCİ KEZ TAHLİYE 

Mertcan Avcı'nın tutukluluğuna avukatı tarafından itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Avcı'nın mevcut delil durumu, aynı delil durumu ile sanığın tutuklanma taleplerinin reddedilmesi, kaçma şüphesinin olmaması, adli kontrol tedbirlerine uyması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere tahliyesine karar verdi.