Eski bankacı ve Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Partisi'nin kurucular kurulu üyesi Kerim Rota, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Türkiye bankalarının Londra piyasasıyla swap yapmasını engelleyen kararını değerlendirdiği yazısında, “Londra’da çift taraflı işleyen swap piyasasının küçük kısmı spekülatörlerden oluşurken, büyük bir kısmı ise Türkiye’ye uzun vadeli finansman sağlayan kreditörlerden oluşuyordu. Pire için yorgan yakıldı” ifadelerini kullandı.

Rota, BDDK verilerinden derlediği hesaplamalara yer verdiği paraanaliz.com sitesindeki yazısında, "16 ayda dış mihrakların bankalarımızdan borçlandığı TL tutarı 118 Milyar TL’den 78 Milyar TL’ye gerilemiş. Müttefiklerimizden aldığımız TL ise 313 milyar TL’den 348 milyar TL’ye yükselmiş. Sayısal ve oransal bir zafer söz konusu gibi değil mi? Düşmanlarımızın sayısı azalırken, dostlarımızın sayısı artmış. Üstelik nisan ve mayıs ayında uygulamaya geçen yeni kısıtlamalarla bu 78 milyar TL’nin çok daha düşeceğini göreceğiz. O zaman dış mihrakların elindeki Türk Lirası yakında biteceğine göre, Londra spekülatörlerini yenmiş olacak mıyız?

Swap piyasasından çıkan paranın büyük kısmının Türkiye’de yatırım yapmak isteyen iyi niyetli yatırımcıya ait olduğunu belirten Rota, “Ortalama kurlarla bakınca, dış mihraklar 7 milyar dolar geri ödeme yapmışlar, ancak müttefiklerimiz de Türkiye’deki varlıklarını 22 milyar dolar azaltmışlar. Zararlı bakterileri tamamen öldürelim derken yanlış tedavi ile faydalı bakterileri iyice azaltmışız” dedi.

“Muhtemelen birileri, kurlardaki yükselişin tek nedeninin Londra’da elinde Türk Lirası bulunduran veya Türk Lirası borçlanarak döviz alan spekülatörler olduğuna ekonomi yönetimini inandırdı” diyen Rota, “Sonuçta görüyoruz ki, hayali dış güçleri yenmek uğruna şeffaflıktan uzaklaşarak yapılan uygulamalar, Türkiye’ye güvenip yatırım yapanların daha çok rahatsız olmasına neden oldu. Hiçbir yatırımcı girişi serbest, çıkışı sorunlu bir piyasada işlem yapmak istemez. Yabancı yatırımcının ve tasarruf sahibinin bu güvensizliği sonucunda dolarizasyon tetiklenirken, ekonomi yönetimi “dalgalanma korkusu” ile rezervleri de kullanmaya başladı. Bu kez azalan rezervler risk priminin artmasına neden oldu” dedi.