Koronovirüs salgınına dair 1 Temmuz 2021’de açıklanan ‘normalleşme’ genelgesiyle birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan koronavirüsü tablosundaki hareketlilik kaygı ve endişeleri yeniden arttırmış durumda. Ölüm ve vaka sayılarında artış devam ederken, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu iktidarın pandemi ile mücadele politikalarını değerlendirdi.

Salgın tehdidinin yeni varyantları ile giderek büyüdüğünü belirten Küçükosmanoğlu, salgında 4’üncü dalganın pikin yaşandığını söyledi.

Buna rağmen tedbirlerdeki yetersizliğine dikkati çeken Küçükosmanoğlu, sonbaharın gelişiyle birlikte vaka sayılarında artış beklediklerini kaydetti. Okulların önlemler alınmadan açıldığının altını çizen Küçükosmanoğlu, bir an önce gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ifade etti.

 AŞILAMA İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL

Türkiye’de aşılamanın geç başladığını ve yavaş ilerlediğini belirten Prof. Dr. Küçükosmanoğlu, aşıda temel sorunun tedarik olduğunu ve yurttaşların aşı bulmakta zorlandığını ifade etti. Küçükosmanoğlu, “Türkiye’nin yüzde 80’inin en az iki doz aşı yaptırmış olması lazım. Hatta 2’nci dozu olan insanlara ek doz aşı yapılması gerekiyor. Bu toplumun büyük bir çoğunluğuna yayılması lazım ki virüs kontrol altına alınabilsin. Henüz o düzeyde değiliz” diye konuştu.

İnsanların aşı konusunda tereddüt içinde olduğunu söyleyen Küçükosmanoğlu, “ ‘Acaba bu aşılar korumuyor mu? Acaba biz boşuna mı aşı yaptırıyoruz’ diye düşünen insanlar var. Halbuki öyle bir durum yok. Bu 4’üncü pikte en çok etkilenenler aşısızlardır. Aşı yaptırmayı reddeden gençler daha çok etkileniyor. ‘Tedirgin olma, aşı ol’ sloganını yükseltmek gerekir” dedi.

OKULLARDAKİ TEDBİRLER YETERSİZ

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre;  Küçükosmanoğlu, okulların açılacağı zamanın bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını da kaydetti. Küçükosmanoğlu, “Eğitim sektöründe çalışan herkesin aşılanması gerekiyordu. ‘Aşı olmanızı tavsiye ediyoruz’ denilerek tercihe bırakıldı. Halbuki ‘Aşı olmak zorundasınız’ denilmesi gerekiyordu. Bunun dışında diğer tedbirlere de uyulması gerekir. Örneğin; kalabalık sınıfları seyreltilmesi, havalandırmanın sağlanması, gerekli dezenfektan ve maskenin temin edilmesi gerekiyor. Fakat bunlar ile ilgili tedbirler aksadı. Bu süreçte okulların ilk açılan ve en son kapanan yer olması gerekiyordu. Ama önceliği eğitime vermediler” ifadelerini kullandı.

‘AŞI KARŞITI MİTİNGLERE İZİN VERİLMESİ İKİYÜZLÜLÜK’

Aşı karşıtı mitinglere izin verilmesinin ise devletin ve iktidarın “ikiyüzlülüğü”  olduğunu söyleyen Küçükosmanoğlu, şunları ekledi: “Geçtiğimiz haftalarda Emek, Demokrasi ve Barış Güçleri’nin Dünya Barış Günü dolaysıyla yaptığı etkinlikte polis insanları gözaltına alındı. Böylesi barışçıl bir etkinliğe izin vermeyen devletin, aşı karşıtı mitinglere izin vermesi gerçekten düşündürücüdür. Toplantı ve yürüyüş hakkı herkesin hakkıdır.”