AKP'nin toplum sağlığı yerine ekonomiyi önceleyen politikalarının sonuçları ağır oldu. "Bilim Kurulu" dışında sağlık meslek örgütlerini uzak tutup, görüş ve önerilerini dinlemeyen hükümetin attığı adımlar sonucu vaka sayısının 10 bin, ölüm sayısının ise 70 civarında seyrettiği 1 Mart’ta alınan açılma kararından bugüne vaka sayısı 60 bin, ölüm sayısı ise 350’ye ulaşmış durumda.

Ramazan ayının başında kısmi olarak getirilen kısıtlamalar da vaka ve ölüm sayılarını azaltamadı. Tehdidin büyümesi üzerine 29 Nisan-17 Mayıs arası alınan tam kapanma kararı alan hükümetin işçi ve emekçiler, esnaflar için gerekli ekonomik ve sosyal destekleri sunmaması ciddi tepkilere yol açmış durumda.

Mezopotamya Ajansı'ndan İdris Sayılğan ve Rojin Altay'a konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, bu şartlarda bir kapanmanın etkisinin sınırlı olacağını ifade etti.

NEREDEYSE BÜTÜN SEKTÖRLER AÇIK

28 günlük tam kapanmayı çok önceden önerdiklerini hatırlatan Ömeroğlu, fakat kendi önerilerinin bu şekilde olmadığını ifade etti. Yasaklardan muaf listesine bakıldığı zaman kapanmanın neredeyse sadece ev kadınları, çocuklar, yaşlılar ve işsizleri kapsadığını belirten Ömeroğlu, bankalar dahil neredeyse bütün sektörlerin, işyerlerinin, fabrikaların açık olduğuna dikkat çekti. 

İşyerlerinde bulaşıyı engelleyemedikten sonra genel olarak vaka sayılarının düşmesinin de mümkün olamayacağını vurgulayan Ömeroğlu, kapanma tedbirinin sağlık hizmetleri üzerindeki baskıyı azaltacağını, ancak vaka sayısı üzerinde büyük bir azalma yaratmayacağını söyledi. 

'KAPANMADA EKONOMİK DESTEK VERİLMEMESİ AÇLIĞA MAHKUM ETMEKTİR'

Prof. Dr. Ömeroğlu, ekonomik ve sosyal destek olmadan gerçekleşecek kapanmanın amaçlananın aksine olumsuz sonuçlara yol açacağı uyarısında bulunan Ömeroğlu, “Günlük iş yapan, yevmiye ile çalışan insanlar var. Ev temizliğine giden kadınlar var, bakkallar var. Bu kapanmada ekonomik destek verilmemesi onları açlığa mahkum etmektir. Ülke, vergisini aldığını vatandaşlara zor zamanlarda destek olmak zorundadır. Devlet sağlık konusunda, eğitim konusunda, halktan aldığı vergileri buralara vermek zorundadır. Türkiye artık bir sosyal devlet tanımlamasından yavaş yavaş çıkıyor.” 

Ömeroğlu, tam kapanmanın kontrollü ve kademeli açılma, çok test, hızlı aşılama, standartlara uygun filyasyon çalışmaları, uygun izolasyon, parasız hasta almayan özel hastanelerin kontrol altına alınması gibi kapsamlı önlemlerle gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

'KAPANMA SANIRIM TURİZM BAKANLIĞI'NIN ARZU ETTİĞİ BİR ŞEYDİ'

Mevcut tam kapanma kararının salgın tehdidi karşısında ancak pansuman işlevi görebileceğini söyleyen Ömeroğlu, “Kapanma kararı turizm sektörü açılacağı için sanırım özelikle Turizm Bakanlığı’nın arzu ettiği bir şeydi. Hem de ekonomik ve sosyal destek vermeden. Kapanacak olan küçük işyerlerine destek verilmediği için bu kapanma kimseyi memnun etmeyecektir” diye konuştu.

'SPUTNİK V AŞISI GÜVENİLİR'

Prof. Ömeroğlu, sağlık emekçilerinin günde 1 milyon aşı yapabilme kapasitesine sahip olmasına rağmen aşı hızının çok düştüğü, günde 30 bin-40 bin civarında olduğu bilgisini den paylaştı. Aşı yokluğunun önemli bir sorun olduğunun altını çizen Ömeroğlu, Çin ile yapılan anlaşmaya rağmen aşıların gelmediğini kaydetti.

Aşının sadece ikinci dozu yapılacaklar için saklandığı, genel olarak ilk dozların Pfizer’in aşısı ile yapıldığını belirten Ömeroğlu, “Bu aşıların arkası gelecek mi? Ne kadar gelecek? Bunlar soru işreti olarak kalıyor. Öte yandan aşıların bağışıklık süresinin oldukça kısa olduğunu biliyoruz. 6 ay sonra bütün sağlık emekçilerine yeniden aşı yapılması gerekecek. Bütün bunlar da soru işaretleri oluşturuyor” diye ifade etti. 

Rusya’nın ürettiği Sputnik V aşısına ilişkin yapılan anlaşmanın yine önemli olduğunu belirten Ömeroğlu, 3’üncü faz sonuçları tamamlanan aşının güvenilir olduğunu söyledi.

ERDOĞAN'IN SÖZLERİNE TEPKİ

Prof. Ömeroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pandemi ile mücadelede en ön safta yer alıp, yaşamını yitiren sağlık emekçilerine yönelik ‘İnanıyorum ki sevgili Peygamberimize inşallah komşu olacaklardır. Çünkü onlar bu mücadeleyi bunun için verdiler’ şeklindeki sözlerini de değerlendirdi.

Ömeroğlu, bu sözlere dair şunları dile getirdi: “Yaşamını yitiren kimin nereye gideceğini Cumhurbaşkanı mı biliyor. Ya da o ölen insanların çocuklarına böyle bir şey söyleseniz ne kadar anlamı olabilir. Babasız, annesiz büyüyecek bir sürü çocuk kaldı geride. Sadece Allah’ın bileceği bir şeyde Cumhurbaşkanı’nın böyle bir tanımlama yapması doğru değil.” 

DAHA ÖLÜMCÜL MUTASYON UYARISI

Prof. Ömeroğlu, Türkiye’de Hindistan ve Güney Afrika mutasyonların görülmeye başladığı bilgisini de paylaştı.

Büyüyen tehlike nedeniyle bu dönemde salgın kontrolünün çok önemli olduğunu vurgulayan Ömeroğlu, Hindistan’ın içerisinde bulunduğu kötü duruma işaret ederek, “Zenginler uçaklarla ülkeyi terk ediyor, fakirler ölüyor. Oksijen eksikliği var. Hindistan’daki mutasyonun öldürücülüğünün de daha fazla olduğu söyleniyor. Güney Afrika mutasyonu da geldi, Sinop’ta saptandı. Ama şu anda ne kadar yayıldığını bilmiyoruz. Bildiğimiz İngiliz mutantının vakaların yüzde 80’inden fazlasını oluşturduğu. Ama bu mutantlar da gelecekler. Hint mutantı İngiltere’ye bile gitti. Dolayısıyla bunların da kontrolü çok önemli. Yurt içine giriş çıkışların kontrol altına alınması gerekiyor. Gelenlerin karantina altına alınmaları çok önemli. Dolayısıyla bunları yapmadıktan sonra şimdi pansuman gibi bir kapanma ile sorunlar çözülmez. Sonra yine kontrolsüz bir açılma. Bu sefer İngiliz değil, Hindistan mutantıyla yeni bir pik. Amaca yönelik radikal, mantıklı olmayan yöntemlerle hiçbir yere varmaz” uyarılarında bulundu.