Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, 17 günlük tam kapanma süreciyle ilgili olarak "Görünen o ki yaptığımız onca hataya rağmen kapanma sürecinin sonunda yüzümüz az ya da çok gülecek. Ama bilelim ki bu ciddi kapanma da probleme kalıcı bir çözüm getirmeyecek" dedi.

Bir çeşit 'sınırlı kapanma dönemine' girildiğini belirten Müftüoğlu, "Bu dönemi iyi değerlendirmek, kısıtlamalara 'elimizden geldiği kadar' değil, 'daha da fazlasıyla' uyum göstermek mecburiyetindeyiz" dedi. "Zira kısıtlama sonrasında ulaşacağımız rakamlar beklentinin üzerinde kalırsa ciddi bir toplumsal travma yaşama ihtimalinin olduğu açık ve nettir" ifadesini kullanan Müftüoğlu, bu nedenle şu anda yapılan hataları, işlenen kusurları, eksiklikleri ve görülecek hesapları ertelemenin, eleştirileri sınırlayarak yeni ve etkili çözümler üretmenin yapılması gereken ilk ve en önemli iş olduğunu belirtti.

Coronavirus salgını sürecinin zor ve kritik bir virajda olunduğunu da söyleyen Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Hürriyet'te 'Eleştiride kıskanç çözümde cömert olmak' başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle: 

Böyle zamanlarda 'Eleştiride kıskanç, övgüde ve çözümde cömert olmak' en doğru yaklaşımdır" görüşünü dile getirdiği yazısında şunları kaydetti:

"Görünen o ki yaptığımız onca hataya rağmen kapanma sürecinin sonunda yüzümüz az ya da çok gülecek. Ama bilelim ki bu ciddi kapanma da probleme kalıcı bir çözüm getirmeyecek. Yapılması gereken önemli işlerden birisi de daha şimdiden kapanma sonrasının planlanması, tartışmaya açılması, halka açıklanması, daha doğrusu uygulanacak 'kademeli açılma' sürecinin nasıl olacağı konusunda toplumsal bir mutabakatın sağlanmasıdır.

Eğer daha önce yaptığımız yanlışları bu kapanmanın sonrasında da tekrarlar, kapılarımızı sonuna kadar ve kontrolsüz bir şekilde açacak olursak, çok değil birkaç ay sonra yeni bir dalganın daha kaçınılmaz olabileceğini unutmayalım."