Ayşegül BAŞAR


ARTI GERÇEK- Hatay Reyhanlı'ya bağlı Kurtuluş Mahallesi'nde ikamet eden 78 yaşındaki bir kadının evine girerek parasını çalan ve kadına tecavüz eden M.Y., aynı gün tutuklanarak İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Olaya ilişkin Reyhanlı Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada "23.06.2021 günü saat 05.30 sıralarında Kurtuluş Mahallesi Albay Şükrü Kanatlı Caddesi'ndeki adreste yaşayan 78 yaşındaki teyzemize yönelik çirkin olay üzerine, hızla hareket edilerek menfur olayın faili güvenlik kuvvetlerimizce yakalanıp adli makamlara teslim edilmiş ve aynı gün tutuklanarak İskenderun T tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderilmiştir. Çirkin olayın failine hak ettiği cezayı Yüce Türk Adaleti verecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.

‘HER 4 KADINDAN BİRİSİ KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR’

Konuya ilişkin Artı Gerçek’e konuşan CHP Hatay Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Avukat Suzan Şahin, “Biz Türkiye’de kadına yönelik şiddette topyekun bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var, olduğunu defalarca söyledik. Aileden başlayarak tüm toplumsal kurumlarda rehabilite süreçlerinin uygulanması gerektiğini, en başta da bunun mücadelesini vermesi gereken bakanlıklarda ciddi bir politika değişikliğine gidilmesi gerektiğini her defasında söyledik. Yaşanılan tüm bu canice olayların, şiddetin sorumlusu iktidardır. Çünkü güvenliğimiz onlara emanet ve bu yaşanılan şiddet politik bir şiddet. Bu insanlar hapse bile girmiyor, girseler bile rehabilite süreçleri tamamlanmadan elini kolunu sallaya sallaya aynı saldırgan eğilimi ile toplumun içine geri gönderiliyor. Bu politik bir durum ve güçlü ve kararlı bir duruşa ihtiyaç var. Şiddet her yıl artarak devam ediyor ve her 4 kadından birisi kendini güvende hissetmiyor. Tüm bu yaşadığımız üzücü olayların, güvensiz ortamın sebebinin iktidarın cezasızlık politikası, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamak bir tarafa çekilme kararı alması gibi politikaların olduğu çok açıktır. Şiddeti önlemek yerine ‘-mış' gibi yapmayı adet edinen tavır sürdürdükleri için TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılması Komisyonu'ndan çekildik. Biz iktidarın sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz ve benzer bir olay daya yaşamamak için bu yanlış politikadan vazgeçilmesi ve failin değil kadını koruyan yasaları hayata geçirmesi çağrısında bulunuyoruz” açıklamasında bulundu. 

-CHP Hatay Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Avukat Suzan Şahin

23 Haziran Çarşamba günü gerçekleşen olayı protesto eden mahalle halkı ve yerel dernek temsilcileri, bölgede yaşadıkları güvenlik endişesine dikkat çekti. Artı Gerçek’e konuşan Reyhanlı CHP Kadın Kolları Başkanı Elif Ateşoğlu, failin kendi eşine de tecavüz ettiğini ve evlendikten sonra ceza almaktan kurtulduğunu belirtirken; Reyhanlı Çerkes Derneği Adığe Khase Başkanı Uğur Pihava ise olayın gündem olmasından sonra failin üç ay önce bir başka kadına daha tecavüz ettiğinin ancak üstünün kapatıldığının bilgisini aldıklarına aktardı. Avukat Hatice Can, "Biz hem baro olarak hem de Antakya Kadın Platformu olarak failin hak ettiği cezayı alması için her türlü hukuki, toplumsal desteği kendilerine vereceğiz" dedi.

‘EVLİLİKLE CEZADAN KURTULMUŞ’

Reyhanlı CHP Kadın Kolları Başkanı Elif Ateşoğlu, konun protesto aracılığıyla kamuoyuna yansımasının, bölgede üstü örtülen pek çok şiddet olayının açığa çıkması ve kadınlara cesaret vermesi açısından önemli olduğunu vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu. Ateşoğlu, konu özelinde zanlının evli olduğu eşine de tecavüz ettiğini ve evlenerek cezaevine girmekten kurtulduğunu söyledi. Bu konuda hem hukuki anlamda hem de toplumsal anlamda uzun yıllar mücadele ettiklerinin altına çizen Ateşoğlu, iktidarın bu gibi suçlarda herhangi bir ceza uygulamamasının ve evlilikle sonuçlanan tecavüz olaylarında cezanın affedilmesinin suça teşvik ettiğine ayrıca değindi.

‘KADINLARA CESARET VERDİ’

Ateşoğlu, CHP olarak davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “İstanbul Sözleşmesi yetkin uygulansa failler cezalarını alsa, yasalar uygulansa bu üzücü olaylar bu kadar çok yaşanmayacak. Burada yaşanan bu olaya karşı hep birlikte protesto etmemiz bölgemize güç verdi. Bu olayların bu kadar üstünün örtülmesi, cezasızlık maalesef suçu arttırıyor. Yaşanan üzücü olay özelinde herkesin bir araya gelip tepki göstermesi ve failin hak ettiği cezayı alması en azında buradaki kadınlara cesaret verecektir diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

‘DEMİR PARMAKLIKLAR OLMADAN YAŞAMAK İSTİYORUZ’

Bölgede güvenlik ihmallerinin ciddi oranda arttığına ve bölge halkının kendini güvende hissetmediğine değinen Reyhanlı Çerkes Derneği Adığe Khase Başkanı Uğur Pihava, “Hem hırsızlık hem de tecavüze uğrayan teyzemiz tek başına müstakil bir evde yaşayan ve evinin her türlü güvenliğini almış bir teyzemiz. Demir kapı var, pencereleri demir parmaklıklarla kapalı. Şahıs bu demir parmaklıkları kırarak içeri giriyor. Biz artık kendimizi kendi mahallemizde güvende hissedemez olduk. Daha önce mahallemizde kapıyı kilitlemeden yaşardık. Burası bir Çerkez mahallesi ama farklı kültürlerden olsak da birlikte kardeşçe yaşamayı bilirdik. Burada uzun zamandır güvenlik problemimiz var ve bunun sistemsel bir sıkıntı olduğunu farkındayız. Bu sebeple benzer suç oranlarının ciddi oranla artığını görüyoruz. Evlerimizde güvenli, demir parmaklıklar olmadan yaşamak istiyoruz. Böyle korku içinde mi yaşamak gerekir?”

‘REYHANLI HALKI KARDEŞÇE YAŞAYABİLMELİ’

Failin üç ay önce bir başka kadına daha tecavüz ettiğini belirten Pihava, “Kadına yönelik şiddet olaylarının, hırsızlığın, taciz ve tecavüz olayları ülke genelinde olduğu gibi bölgemizde de artış gösterdi. Aile içi şiddet ve istismar olaylarının üstünün örtülmesinin sebeplerinden biri elbette geleneksel kodlar ve küçük bir mahalle olması. Ama daha da önemlisi güvenlik konusunda tepeden yaşadığımız ihmalkârlık. Aynı adamın yaklaşık 3 ay önce bir başka kadına daha tecavüz ettiğini öğreniyoruz. Üstü kapatılmış. Biz bu olayda buna müsaade etmedik. Tüm kurumlarla birlikte ortak tepki geliştirdik. Bu olay bir kez daha gösterdi ki toplumsal destek gerçekten önemli. Destek veren tüm kurumlarla birlikte bu davanın peşini bırakmayacağız. Reyhanlı suça ve suçluya göz açtırmamalı; Reyhanlı halkı, eskiden olduğu gibi barış ve huzur içinde kardeşçe yaşayabilmelidir“ ifadelerini kullandı.

‘BARO OLARAK OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

Ülkede şiddet faillerinin hak ettiği cezası almamasından yakınan insan hakları savunucusu avukat Hatice Can, zanlının yakalandığı gün tutuklandığını belirterek hak ettiği cezayı alması için Antakya Barosu olarak bu davanın takipçisi olacaklarını vurguladı. Olayın yaşandığı mahallenin bir Çerkez mahallesi olduğunu söyleyen Can, "Ne yazık ki geçmiş uygulamalardan farklı olarak 'adi suçlarda tutuklama müessesi'nde yargılama sonrası fail, hüküm alsa bile infazda indirimler ve denetimli serbestlik gibi gerekçelerle serbest bırakılıyor. Biz hem baro olarak hem de Antakya Kadın Platformu olarak failin hak ettiği cezayı alması için her türlü hukuki, toplumsal desteği kendilerine vereceğiz" ifadelerini kullandı.