Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santral için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu’ kararına karşı 60 bireysel ve 14 kurumsal katılımcıyla açılan davanın karar duruşması Samsun 3’üncü İdare Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada davacı kurumların temsilcileri, yurttaşlar ve avukatlarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı avukatları hazır bulunurken, çok sayıda ekolojist de duruşma salonunda yerini aldı.

‘276 GEREKÇE VAR’

Duruşmada ilk olarak konuşan Avukat Mehmet Horuş, bütünüyle dışa bağımlı bir proje ile karşı karşıya olunduğunu söyledi. ÇED raporunun usulen hatalı olduğunu savunan Horuş, “Biz buna ÇED raporu demiyoruz. 276 tane iptal gerekçesi var. Atıklar meselesi, su konusu konuşulmadan ÇED raporundan bahsedilemez. Hukuksal açıdan bile belirsizliği olan bir karara sürükleniyoruz. Sismik veriler raporda gizleniyor. Bilirkişi raporunda mevcuttur. Apartman yapar gibi nükleer santral yapacaklar. Sizden talebimiz bu bir ÇED raporu değil. Buna bir hukukilik kazandırın. İptalini talep ediyoruz" dedi.

‘SAĞLIK SORUNLARI YARATACAK’

Davacı kurumlardan Türk Tabipler Birliği (TTB) Avukatı Verda Ersoy da, nükleer santrallerin sağlık açısından radyolojik ve radyolojik olmayan zararlarının bulunduğunu aktardı. Kansere neden olan maddelerin bilirkişi tarafından rapor edildiğini dile getiren Ersoy, “Fakat dikkate alınmamış. Üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen Fukuşima bölgesine hala geri dönüşlere izin verilmiyor. Düşünmek lazım. Atık depolamaları nasıl olacak,fay hattı olan Türkiye'de olası bir depremde radyoaktif salınım nasıl engellenecek? Bunların cevabı yok. ‘Sağlık Sektörüne katkı sunacak’ denilmiş. Daha çok hasta ve daha çok hastalık ile mi katkı sunulacak? Eksik bir rapordur, ÇED raporunun iptalini talep ediyoruz" diye belirtti.

‘RİSKLER DİKKATE ALINMADI’

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Avukatı Pınar Akdemir ise şunları söyledi: “Projede iş sağlığı ve güvenliği açısından alınan önlemlerin yetersizliği bilirkişi raporunda yer almıştır. Şantiye alanında çalışacak işçilerin radyasyona maruz kalma ölçümlerinin nasıl yapılacağına dair eksiklikler vardır. Yaşanabilecek olan orman yangınlarına dair önlemler ÇED raporunda yer almamaktadır. ÇED raporunun iptalini talep ediyoruz.”

‘NÜKLEER ATIK MİRAS BIRAKILACAK’

Yurttaşların avukatlarından Arif Ali Cangı da, ÇED raporunda birçok alanda güvenlik analizinin bulunmadığını vurguladı. “Bu raporla bırakın nükleeri daha basit bir şey dahi yapılmaz" diyen Cangı, “Hazırlanan ÇED raporu Nükleer santrali pazarlama raporudur. Dünyada henüz nükleer atıkların bertaraf edilmesi diye bir şey yoktur. En az 210 bin yıl yok olmaz. Gelecek kuşaklara miras olarak nükleer atıklar bırakacağız” ifadelerini kullandı. Projenin ÇED sürecinde Sinop halkının katılım toplantı binalarına dahi yaklaştırılmadığını sözlerine ekleyen Cangı, mahkemenin vereceği kararın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ve gelecek kuşakların yararının gözetilmesi çağrısında bulundu.

NÜKLEER GÜÇ TEHLİKESİ

Avukat Eşber Yağmurdereli ise nükleer santrale yapılan maliyetin güneşe, rüzgara, temiz enerjiye yapılmadığını dile getirdi. Miladı dolmuş bir enerjiye yatırım yapıldığının altını çizen Yağmurdereli, “Nükleer enerji üretilen yerler dünyanın barışına karşı tehlikedir. Nükleer silahla elektrik enerji üretim mekanizmaları arasında çok küçük  farklar var. Bizler savunma görevi yapanlar sadece parasını, vekaletini aldıklarımızın değil, çevrenin, doğanın, canlının da hakkını korumalıyız. Bunu da savunmanın gücü ile yapmalıdır. Sadece adalet yetmez, adaletin yanında vicdan da olmalıdır" diye konuştu.

Ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına konuşan avukatlar, proje alanının küçük olduğunu söyleyerek, belirtilen tehlikelerin yaşanmayacağını savundu.

SAĞLIK SORUNLARI

Duruşmaya verilen aranın ardından konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, ekolojik olarak koruma öncelikli bir yerde yapılacak olan nükleer santralde olası bir tehlikede insanların nasıl tahliye edileceğini sordu. ÇED raporunun hazırlanırken sağlığın tüketilebilir bir algı olarak lanse edildiğini kaydeden Fincancı, “Kamusal sağlık haktır. Yapım işinde çalışacak 14 bin emekçiden bahsediliyor. Bunların iş güvenliği, sağlık hakkı nasıl korunacak. Halk sağlığı için mücadele ediyoruz. Bu gezegen üzerinde herkesin yaşamını sürdürebilmesi için herkesi sağduyuya davet ediyorum" dedi.

‘ÇÖP HÜKMÜNDEDİR’

Duruşmada konuşan Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan ise, "Biz 30 yıldır kendi yaşam alanımızı korumak adına bu dosyaların içindeyiz. Çernobil’e giderek neler yaşandığını bizzat gördüm. Böyle bir sonu biz kendi geleceğimiz için istemiyoruz. Sizin enerji üretiminiz beni ilgilendirmiyor. Beni Sinop halkının sağlığı, geleceği ilgilendiriyor. Bu ÇED raporu bizim için çöp hükmündedir” ifadelerini kullandı.

Duruşmada, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü İlker Şahin, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Cumhuriyet Halk Partisi Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, Prof.Dr Aziz Konukman, TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cemalettin Küçük ve Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Oğuz’da ÇED raporunun iptal edilmesine dair konuşmalar yaptı.

KARAR ÇIKMADI

Konuşmaların ardından mahkeme heyeti, kararını ileri bir tarihte açıklayacağını belirterek duruşmaya sonlandırdı. (MA)