Suriyeli mülteciler salgın döneminde sağlık kurumlarının kapalı olduğunu sanıyor



Artı Gerçek

Salgın süresi boyunca mültecilerin sorunları daha da arttı. Eğitim ve sağlığa erişimde sorun yaşandı. İşsizlik ve barınma sorunu arttı.


ARTI GERÇEK- Coronavirus salgını kapsamında tedbirler sürerken mülteciler unutuldu. Mültecilerin büyük bir bölümü salgın döneminde sağlık kuruluşlarının kapalı olduğunu biliyor, yapılan yardımlardan dil sorunu nedeniyle yararlanamadı. Kayıt dışı olanlar sokağa çıkma yasağı döneminde, muaf olmalarına rağmen çalışamadı. Salgınla ilgili bilgilendirmelerden haberleri olmadığı için mülteciler arasında virüs ile ilgili yanlış bilgiler yayıldı.

İzmir Kent Konseyi, salgın sürecinde mülteci ve göçmenlerin ihtiyaçlarına yönelik bir rapor hazırladı. Resmi rakamlara göre 168 bin mültecinin bulunduğu ilde, kayıt dışı olanlar belirtilen sayıdan fazla. 

Kent Konseyi'nin raporuna göre kayıt dışılık Suriyeli mültecilerin temel sağlık hizmetlerine ve çeşitli yardımlara ulaşmasını önemli ölçüde etkiledi.

Raporda, İçişleri Bakanlığı'nın 15 ilde getirdiği kısıtlamalar nedeniyle acil durumlar haricinde kayıt almamasının sağlık hizmetlerine erişim ve muaf oldukları halde çalışma izin belgesi olmadığı için salgın döneminde işsiz ya da kaygı ile çalışıldığı büyük bir sorun olarak ortaya konuldu. 

Yabancılar İletişim Merkezi ve Sağlık Bakanlığı'nın salgın konusundaki bilgilendirmeleri Arapça ve Farça yapmasına rağmen kırsalda yaşayan ve internet erişimi kısıtlı olan mültecilerin bilgilenmeden mahrum kaldığı belirtildi. Öyleki mültecilerin büyük bir çoğunluğu sağlık kuruluşlarının kapalı olduğunu düşünüyor.

SALGIN HAKKINDA YANLIŞ BİLGİLER YAYILDI

Bilgiye erişim mülteciler arasında coronavirus hakkında yanlış bilgilerin yayılmasına neden olduğunun vurgulandığı raporda, "Bu durum bir yandan geniş iletişim ağlarına erişimleri bulunmayan mülteci ve göçmen gruplar içinde yanlış bilginin yayılımını artırmış, diğer yandan elde edilen bilgininteyidini sağlayacak kaynaklara erişimi kısıtlamıştır. Pandemi sürecinde tüm toplumda olduğu gibi mülteciler ve göçmenler arasında da Covid-19’dan korunma ve tedavi konusunda yanlış bilgiler ve safsatalar hızla yayılmıştır. Yanlış bilgi yayılması bununla da sınırlı kalmamış, örneğin hastanelerin ve sağlık kuruluşlarının kapalı olduğunu düşünen mülteci ve göçmenler sağlık hizmetlerinden uzak kalmışlardır" şeklinde özetlendi.

CORONAVİRUS'UN ACİL SAĞLIK KAPSAMINDA OLDUĞU BİLİNMİYOR

Coronavirusle ilgili olarak ise mültecilerin, "Covid-19’un acil sağlık kapsamında olduğunu yani devlet tarafından karşılandığını da genellikle bilmemekte, sağlık merkezlerine ve hastanelere başvurdukları takdirde sağlık hizmetini ve ilaçlarını bedel ödeyerek alabileceklerini sanmaktadırlar. Şubat 2020’den başlayarak Uluslararası Koruma altındaki kişilerin Genel Sağlık Sigortası iptallerinin başlamış olması da bu kanaati edinmeyi kolaylaştırmıştır" olduğu belirtildi.

Raporda salgın süresi boyunca yapılan yardım ve desteklerden dil sorunu nedeniyle erişmenin kısıtlı olduğu belirtildi. Mülteciler yapılan yardımların bilgilendirme ve başvurusu sadece Türkçe yapıldığı için bu desteklerden yararlanamadı.

İzmir'de 20 binden fazla Suriyeli öğrencinin durumu da rapora yansıtıldı. EBA üzerinden verilen eğitimin, eğitimde fırsat eşitliğini hali hazırda tartışılırken, mülteci öğrencilerin bu süreçte eğitimlerinin aksadığı ortaya konuldu.

ÜCRETSİZ İZİN, KISMİ ÇALIŞMA VE İŞSİZLİK SİGORTASINDAN YARARLANAMADILAR

Raporda salgın sürecinde ülke genelinde çalışanları ilgilendiren işsizlik sorunu da ele alındı. İzmir’deki mülteci ve göçmenlerin genelde kayıt dışı çalıştırıldığının belirtildiği raporda, "ücretsiz izne çıkarılmak ve işsizlik sigortası fonundan sınırlı da olsa bir ödeme almak şeklindeki destekler ile hiç geliri olmayan veya günlük işlerde
yevmiyeli çalışanlara verilen hane destekleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verildiğinden, bu desteklerden mülteci ve göçmenler yararlanamamaktadır" denildi.

SINIRI GEÇEMEYEN MÜLTECİLER EVSİZ KALDI

Barınma sorununu da ele alan raporda, "Kiralarını ödeyemeyen mülteci ve göçmenler evden çıkarılma, sokakta kalma veya zaten sağlıksız koşullarda olan evleri paylaşma gibi sorunlarla karşılaşmaya başlanıldı" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, mart ayında Türkiye'nin sınırları açması nedeniyle İzmir'den ayrılan mültecilerin Yunanistan'a geçememesi nedeniyle geri dönenlerin, giderken evlerini dağıttıklarını, barınma sorununu en fazla bu kesimin yaşadığı vurgulandı.

İsmini sık sık işkence ve hak ihlalleri ile duyuran Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde ise 31 pozitif vaka
tespit edildiğini ve hastaların 20 Şubat’tan sonra yakınlarıyla telefonla görüşme imkanının bile bulunmadığı ifade edildi.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.