Mardin’in Nusaybin ilçesi Deyrcem (Heybeli) köyünde 20 Aralık 2011’de başlatılan askeri operasyonda tesisatçı Yusuf Akın’ın öldürülmesi ve Mehmet Eren’in yaralanmasına dair askerler K.E.O., Ş.T., B.Y., Y.T.K. ve D.G. hakkında verilen beraat kararıyla ilgili başvuru yapılan Anayasa Mahkemesi (AYM), “yaşam hakkının ihlal edildiği” kararı verdi. Dosya Avukatı Erdal Kuzu, ayrıca yaşam hakkının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiği yönündeki kararda Anayasa Mahkemesi, 2 başvurucu için 175’şer bin TL de manevi tazminata hükmetti ve yeniden yargılama yapılması talebiyle dosyayı yerel mahkemeye gönderdi. Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine Kuzu, Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeniden yargılama için başvuru yaptı.

‘ORTADA ÇATIŞMA YOKTU, KASTEN ÖLDÜRÜLDÜ’

AYM kararı ile dava sürecini Mezopotamya Ajansı’dan Ahmet Kanbal'a anlatan avukat Kuzu, Mardin Valiliği’nin Yusuf Akın’ın “örgüt üyesi” olduğu ve “çatışmada öldürüldüğü” şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, Akın’ın köyde çalıştığı esnada öldürüldüğünü belirtti. Gerçeğin ortaya çıkmasıyla birlikte valiliğin sivil bir köylünün öldürüldüğünü kabul etmek zorunda kaldığını kaydeden Kuzu, “Yusuf bildiğimiz, kendi işinde gücünde olan sivil bir Kürt köylüsüydü. Ortada bir çatışma olmadığı halde kasten öldürüldü. Zaten Yusuf’un vücudundaki kurşun girişi de hedef alınarak öldürüldüğünün açık kanıtıydı” dedi.

‘AYM, KAMU GÖREVLİLİLERİN KARIŞTIĞI DOSYALARDA YARGILANMADAN KAÇIYOR’

10 yıl boyunca süren yargılamada mahkemenin Akın’ı sivil olarak kabul etmesine rağmen “Kaçınılmaz hata” diyerek, failleri cezasız bıraktığını söyleyen Kuzu, AYM’nin kararında, adil yargılama yapılmadığı, delillerin tüm boyutlarıyla toplanmadığı ve mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için gereken faaliyeti yerine getirmediği tespitlerinde bulunduğunu ifade etti. Kararın önemli olduğuna dikkati çeken Kuzu, “Sivil yurttaşların yaşamını yitirdiği bütün dava dosyalarında cezasızlık politikasının sistematik olarak uygulandığı, bu anlamda sanıkların korunması sürekli karşılaştığımız bir husus. AYM kararı yerel mahkemelerin özellikle kamu görevlilerinin karışmış oldukları cinayet dosyalarında yargılamadan kaçınma yönündeki tutumlarını bozabilecek niteliktedir” diye belirtti.

 AYM KARARI EMSAL NİTELİĞİNDE

 AYM kararının emsal niteliğinde olduğunu ve aynı zamanda içtihat oluşturduğunu ifade eden Kuzu, "Devam eden benzer davalara etki edecektir. AYM’nin bu kararı ile bu tür sivil insanların yaşamını yitirdiği konularda yargılamanın nasıl yapılması gerektiğine dair ilkeleri ortaya koymuştur. Bu ilkelerin yerel mahkemeleri bağlayıcı olduğunu düşünüyoruz. Bu tür dava dosyalarında gelişi güzel yargılamalar yapıldı. Sanıklar korunmaya aklanmaya çalışıldı. Yargılamanın yapılmadığını gördük. AYM bu anlamda bağlayıcı olabilir ve yargılama yapmak isteyen, gerçeğe ulaşmak isteyen mahkemeler için de ön açısı olacak diye düşünüyoruz” diye konuştu.

Yaptıkları yeniden yargılama talebiyle birlikte Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamanın yeniden başlamasını beklediklerini ifade eden Kuzu, AYM’nin söz konusu dosyada kovuşturma aşamasının 5 yıl 3 ay sürmesini de makul görmediğine dikkat çekti. Adalete erişim talebinin uzun sürmesinin makul görülmemesine gerektiğini belirten Kuzu, mahkemenin maddi gerçeğe uygun, adil bir hüküm vermesini beklediklerini söyledi.

 ‘AİLE GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI’

Olayın ardından Akın’ın ailesinin köylerinden Mersin’e göç etmek zorunda kaldığını ve yargılama aşamasında mağduriyetler yaşadığını ifade eden Kuzu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aradan 10 yıl geçtikten sonra kimse kendi acısını unutmaz. Ailenin yaşadığı, ailenin çocuklarının yaşadığı travmanın unutulması mümkün değil. Daha doğrusu Yusuf’un faillerinin cezasız olarak ortada durması ya da halen kamu görevinde olmaları büyük bir mağduriyettir. Toplum vicdanı bu anlamda tatmin edilmelidir. Bu yönden yeniden yargılama kararı önemli bir karardır.”