TTB bilgi notu: Virüsler farklı boyutlardaki parçacıklara tutunarak dış ortama saçılıyor



Artı Gerçek

TTB COVID-19 İzleme Grubu’nun yayımladığı bilgi notuna göre, damlacık büyük olduğu için 1 metreden uzağa gidemiyor. Daha küçük olan damlacık çekirdeği ise hava asılı kalabiliyor.


ARTI GERÇEK- Türk Tabipleri Birliği (TTB) COVID-19 İzleme Grubu, bulaş ve korunmaya ilişkin yeni bir bilgi notu paylaştı.

Bilgi notuna göre, solunum yolu enfeksiyonları, “damlacık, damlacık çekirdeği ve temas yoluyla” olmak üzere üç temel mekanizma ile bulaşıyor. 

DAMLACIK 1 METREDEN UZAĞA GİDEMEZ

Bilgi notunda, bulaş mekanizmaları şöyle anlatıldı:

“Damlacık yoluyla bulaşan hastalıklarda, bulaş, çevreye saçılan 5 mikrondan büyük parçacıklarla olur. Bu parçacıklar, büyük oldukları için 1 metreden uzağa gidemeden yüzeylere ve yere düşer. Öksürük ve hapşırık durumunda 2-3 metre kadar uzağa gidebilir. Damlacık yoluyla bulaşan hastalıkların en bilinen örneği influenzadır (grip). Bu tür hastalıklarda, doğrudan bulaşmayı engellemenin yolu araya 1-2 metre mesafe koymaktır. Ayrıca hasta olan kişi cerrahi maske kullanmalıdır. Hastaneye yatma durumunda hastaya 1 metreden fazla yaklaşması gereken sağlık çalışanları mutlaka cerrahi maske takmalıdır.

DAMLACIK ÇEKİRDEĞİ HAVADA ASILI KALABİLİYOR

“Damlacık çekirdeğiyle bulaşan hastalıklarda, bulaş, çevreye saçılan 5 mikrondan küçük parçacıklarla olur. ‘Damlacık çekirdeği’ damlacıklardan farklı olarak boyut olarak küçük ve havada asılı kalan parçacıklardır. Bu parçacıklar, çok küçük oldukları için havada asılı kalırlar ve ortamın havası değişmeden de ortamdan uzaklaştırılamazlar. “Damlacık çekirdeği” veya “havayolu” veya “solunum” ile bulaştığı ifade edilen bir hastalık 5 mikrondan küçük parçacıklarla bulaşmaktadır.  Bu tür hastalıkların en bilinen örneği tüberkülozdur. Bu tür hastalıklardan korunmak için hasta odasına giren herkes N95 veya FFP2 veya FFP3 türü maske takmalıdır. Cerrahi maske bu durumlarda yeterli değildir. 

“Burada mutlaka belirtilmesi gereken konu, virüslerin veya bakterilerin -hastalığın mekanizmasına göre değişmek üzere- farklı boyutlardaki parçacıklara tutunarak dış ortama saçılmasıdır. Yani bakteri veya virüs “çıplak” bir şekilde dış ortama atılmamaktadır. Örneğin influenza virüsü 0.1 mikron (100 nanometre) çapında olup damlacık yoluyla bulaşırken, tüberküloz basili 1-4 mikron olup damlacık çekirdeği yoluyla bulaşmaktadır. Dolayısıyla etkenin büyüklüğüne göre değil bulaş yoluna göre korunma önlemleri alınmalıdır.”

TEMAS YOLUYLA BULAŞ 

“Temas yoluyla bulaş, özellikle damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar için en önemli bulaş yoludur. Ellerin yüzeylerdeki parçacıklarla temas etmesinin ardından ağız, burun, göz ve yüze temas etmesiyle bulaşıcı parçacıklar üst solunum yolu aracılığıyla vücuda girmektedir. Bu tür bulaşı engellemenin yolu el hijyeninin sağlanması ve yüzeylerin sık temizlenmesidir.”   

COVID-19’ A GELİNCE…

Bilgi notunda COVID-19’a dair ise “COVID-19’un etkeni olan SARS CoV-2, 0.08-0.09 mikron (80-90 nanometre) çapında olup damlacık ve temas yoluyla bulaşmaktadır. Bu nedenle hastaya 1 metreden fazla yaklaşacak sağlık çalışanlarının cerrahi maske, yüz koruyucu, önlük ve eldiven kullanması gereklidir” denildi.
Ancak solunum yolundan örnek alma gibi işlemler sırasında damlacık çekirdeği yoluyla bulaş olasılığı bulunduğu aktarılan bilgi notunda, “Bu bilgi, deneysel ortamda yapılmış işlemlerden elde edilmiş bir bilgi olup klinik pratikteki önemi henüz belirlenmemiştir. Ancak böyle bir bilgi göz ardı edilmemeli ve cerrahi maske yerine N95 veya FFP2/FFP3 türü maske kullanılmalı, yüz koruyucu, eldiven ve önlük giyilmelidir” ifadeleri yer aldı.
‘DENEYSEL ÇALIŞMALARIN GÜNLÜK PRATİĞE UYGULANMASI ZOR’

Bilgi notunda devamla şöyle denildi: 

“COVID-19 etkeninin hangi tür yüzeylerde, ne kadar süreyle kaldığına ilişkin deneysel çalışmalardan elde edilen veriler paylaşılmakta ve bulaştırıcılık süresine ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu veriler, deneysel ortamda yapılan çalışmalardan elde edildiği için günlük pratiğe doğrudan uygulanması zordur. Çünkü bir etkenin bulaştırıcılığını belirleyen en önemli faktörlerden biri kişinin karşılaştığı viral yük miktarı yani hastalandırıcı etkenin miktarıdır. Viral yükü, virüsün içinde bulunduğu parçacıkların hangi hastadan saçıldığı, hangi miktarda saçıldığı, virüsü saçan kişinin hastalığının kaçıncı gününde olduğu, tedavi alıp almadığı gibi birçok faktör belirler. Herhangi bir yüzeyi değerlendirirken bu bilgilere ulaşmak olası değildir. Ayrıca bu tür deneysel çalışmalar genellikle virüsün nükleik asitinin saptanmasına dayanmaktadır ki bu durum her zaman bulaştırıcılıkla doğrudan ilişkili değildir. Hastalığın temas ile bulaşını azaltmadaki iki önemli nokta el hijyeni ve el değen yüzeylerin sık temizlenmesidir. COVID 19’un fekal-oral bulaşmasına ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda da dışkıda virüse ait nükleik asit saptandığı ancak bulaştırıcılığa ilişkin bir veri olmadığı bilinmektedir.”

‘SAĞLIK KİŞİLER MASKE VE ELDİVEN KULLANMAMALI’

TTB COVID-19 İzleme Grubu, hastalıktan korunmak için önerilenlerini şöyle sıraladı:

-COVID-19 ön tanısı veya kesin tanısı olan hastaların odasına girerken cerrahi maske, yüz koruyucu, önlük ve eldiven giyilmesi gereklidir.

-Hastadan örnek alırken, hasta entübe edilirken veya aspire edilirken N95/FFP2 tipi maske kullanmak gereklidir.  Entübe hastalara 1 metreden fazla yaklaşacak sağlık çalışanları da N95/FFP2 tipi maske kullanmalıdır. 

-Serviste yatan hastaların odasına girerken N95/FFP2 tipi maskeye gerek yoktur, cerrahi maske yeterlidir. Serviste yatan hastalar için N95/FFP2 tipi maske sadece sürüntü örneği alırken veya hasta entübe edilirken kullanılır.

-Bulaşı azaltmak için koruyucu malzemelerin giyme ve çıkarma sıralarına dikkat edilmesi gereklidir.
    -Giyme sırası: El hijyeni, önlük, maske, gözlük veya yüz koruyucu, eldiven
    -Çıkarma sırası: Eldiven, el hijyeni, gözlük veya yüz koruyucu, el hijyeni, önlük, el hijyeni, maske, el hijyeni

-COVID-19, damlacık yolunun yanı sıra temas ile de bulaşmaktadır.  Bulaş yolunun çoğu durumda, kirli yüzeylere temas ettiği için,  eller olduğu bilinmektedir. Kirli ellerin göz, burun, ağız ve yüz ile temas etmesi sonucunda etken, hastalık yapabilmektedir. Bu tür bulaşı engellemenin en etkili yolu, su ve sabun ile 20 saniye boyunca el yıkamaktır. 

-El yıkama için normal sabunlar yeterlidir, antiseptikli sabunlara veya özel madde içeren temizleyicilere gerek yoktur.

-El yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir. Ellerde görünür bir kirlenme olmadığı sürece el antiseptikleri el yıkama kadar etkilidir.

-Sağlıklı kişilerin toplum içinde dolaşırken maske kullanmasına gerek yoktur. Gereksiz yere maske kullanımı sakıncalıdır çünkü bulaşı daha çok arttırabilir. Ayrıca yüzde maske olması “yalancı” bir güven hissi uyandırmaktadır. Hastalığın yüzeylerden de geçebileceği bilgisi ihmal edildiğinden el hijyenine uyum azalmaktadır.

-COVID-19’dan korunmak için -tıbbi olarak gereken durumlar dışında- eldiven kullanılmamalıdır. Sağlıklı kişilerin markette, sokakta veya sağlık çalışanlarının gereken durumlar dışında eldiven kullanması hem kullananın kendisi hem de çevresi için daha çok bulaştırma riski taşımaktadır.

-Sağlık çalışanları için temas öncesi profilaksi önerilmemektedir. Yani COVID-19’lu hasta ile temas edecek sağlık çalışanlarının korunma amacıyla herhangi bir ilaç kullanması önerilmemektedir.

BAĞLANTILI HABERLER