Türkiye İstatistik Kurumu’nun bugün açıkladığı Kasım ayı enflasyonu bir önceki aya göre, yüzde 3,51 arttı. Gerçekleşen artış, AKP iktidarı boyunca 2018 ayının Eylül ayındaki yüzde 6,30’dan sonra en büyük ikinci artış olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de enflasyon olarak kabul edilen TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) yıllık bazda yüzde 21,31 olarak açıklanırken, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise yıllık TÜFE’yi yüzde 58,65 olarak gerçekleştiğini duyurdu. ENAG aylık artışı yüzde 9,91 olarak ölçümledi.

Türkiye'nin en tartışmalı kurumlarından biri olan TÜİK'in açıkladığı enflasyon verileriyle ilgili ekonomistlerden de yorumlar geldi.

AKTAŞ: BU FİYATLARI NEREDEN ALIYOR?

Twitter hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Dünya Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, "TÜİK'e göre kasımda otomobil fiyatları dizelde %12.13, benzinlide %6.40 arttı. Bilinen oranlar ise %30'dan fazla. Soralım: TÜİK acaba hangi marka otomobillerin fiyatını derliyor ve bu fiyatları nereden alıyor? Otomobilde örneğin peynir gibi binlerce çeşit yok, yanıtlamak kolaydır" ifadeleriyle TÜİK'in açıkladığı rakamlara dikkat çekti.

‘RANDEVUYU KENDİ İNİSİYATİFİYLE VERMEMİŞ OLABİLİR Mİ?’

Aktaş, devamında “Bu nasıl ince bir hesaptır böyle! Kasım ayında üretici fiyatları yüzde 9.99 arttı. Yüzde 10 değil, yüzde 9.99! Fiyat etiketi gibi... Yüzde 9.90 ya da yüzde 9.80 deseydiniz daha iyiydi...” dedi; Kılıçdaroğlu’nun TÜİK’e alınmamasıyla ilgili ise,  “TÜİK Kılıçdaroğlu'na randevuyu kendi inisiyatifiyle vermemiş olabilir mi? Hiç kuşku yok, talimat o yönde gelmiştir. Kaybeden, yara alan kim; tabii ki başkan değil, TÜİK'in kurumsal kimliği. TÜİK tüm verileri %100 doğru açıklasa bile inandırıcılığı kalmıyormuş, kimin umurunda!” tepkisinde bulundu.

Benzer şekildi otomobil fiyatlarına ilişkin verileri eleştiren otomotiv sektörü uzmanı Emre Özpeynirci ise, "TÜİK, bu zamlarla otomobil bayileri açsa, başka kimse satış yapamaz, önünde çok uzun kuyruklar oluşur" ifadelerini kullandı.

MAHFİ EĞİLMEZ: DÜŞÜK FAİZ NEDEN, ENFLASYON SONUÇTUR

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise kendi web sitesinde yazdığı değerlendirme yazısında yüzde 21,31 olarak açıklanan tüketici enflasyonu ile yüzde 54,6 olarak açıklanan üretici enflasyonu arasındaki farka dikkat çekti. Eğilmez konuyla ilgili yazısında şu ifadeleri kullandı:

"ÜFE ile TÜFE arasında 2,6 kat fark olması sağlıksız bir oluşumun işaretidir. Burada iki durumdan birisi söz konusu olabilir: Ya üreticiler, ürettiklerini sürekli zararına satıyor ya da TÜFE yanlış ölçülüyor. Üreticiler, ürettiklerini sürekli zararına satmış olsa kamuoyuna açıklanan kârları izah edemeyiz. Sherlock Holmes diyor ki: "İmkânsız olanı elediğinizde geriye kalan, olasılık dışı görünse bile, gerçeğin ta kendisidir." Bu durumda imkânsız olanı elediğimizde geriye TÜFE’nin yanlış ölçüldüğü seçeneği kalıyor."

ÖZGÜR DEMİRTAŞ'TAN 'REZERV SATMAYIN' ÇAĞRISI

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise Merkez Bankası'na sosyal medya hesabından çağrıda bulundu. "Rezerv satmayın. Rezerv satarak kur dengelemek sağlıksız ve verimsiz bir yöntemdir" diyen Demirtaş şöyle devam etti: "Rezerv satmayın. Rezerv satarak kur dengelemek sağlıksız ve verimsiz bir yöntemdir. Rezervimizdeki her dolar çok değerli. Rezerv satmayın. Rezerv satmayın. Merkez Bankası'nın para politikasını düzeltin ve güven verin yeter"