Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt, salgın gerekçe gösterilerek belediye emekçilerinin haklarının gasp edildiğini belirterek, “Yerel yönetim emekçilerinin sağlığı kent halkının da sağlığıdır” dedi.

Ankara’da bulunan Genel Merkez’de konuşan Bozkurt, belediye çalışanlarının kazanılmış haklarının gasp edildiğini ifade etti.  Bozkurt, “Belediyelerin içinde bulunduğu mali kaynak yetersizliği salgın sürecinde yapılan hizmetlerde daha da belirginleşmiştir. Siyasi iktidarın belediyelerin geçmiş döneme ait borçları nedeniyle 1 Haziran’a kadar merkezi bütçeden aldıkları paylardan kesinti yapılmayacağı kararı 1 Haziran sonrası bu uygulamadan kaldırılınca birçok belediyenin merkezi bütçeden aldığı paylarda yüzde 40 oranında kesintilere gidilmiştir” dedi. 

Belediyelerin salgından ötürü tahsilat yapamadığını, merkezden yapılan kesintilerle birlikte çalışanların ücretlerinin dahi ödenemez hale geldiğini söyledi. Bozkurt diğer yandan kayyım politikalarının da çalışanların üzerinde ilave baskı yarattığını, “Belediye emekçileri, meşruluğu tartışılan disiplin kurullarında, asılsız ve hukuk dışı iddialarla ya kademe durdurma, maaştan kesme yâda memuriyetten men cezalarına maruz bırakılmıştır” sözleriyle ifade etti.

KAYYIM PRATİKLERİ

Çeşitli belediyelerde üyelerine yönelik pratikleri aktaran Bozkurt, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde çalışan 37 üyemiz açığa alınmış ve ardından memuriyetten çıkarma talebiyle haklarında yüksek disiplin kurulunda soruşturma açılmıştır. Mardin Büyükşehir Belediyesinde sosyal medya da Kürtçe müzik paylaşımından dolayı hakkında disiplin soruşturması açılan bir üyemiz daha hiçbir hukuki gerekçe olmadan kamu görevinde ihraç edilmiştir. Van Büyükşehir Belediyesinde son kayyum ataması sonrası gözaltına alınan 7 üyemiz adli yargıda haklarında takipsizlik verilmesine rağmen yüksek disiplin kuruluna sevk edilmiştir. Ağrı Diyadin belediyesinde çalışan Sendikamız Van Şube Kadın sekreteri göreviyle ve mesleğiyle ilgisiz biçimde sürgün edilmiş ve kadın mücadelesi nedeniyle hakkında adli soruşturma başlatılmıştır” şeklinde konuştu.

TOPLU SÖZLEŞME SÜREÇLERİ SONLANDIRILMIYOR

Salgın gerekçe gösterilerek toplu sözleşme süreçlerinin sonuçlandırılmadığını dile getiren Bozkurt mevcuttaki sözleşmelerde kazanılmış olan hakların ise gasp edildiğini söyledi. Sözleşme ile garantide olması gereken haklara keyfi ve tek taraflı olarak müdahalede bulunulduğunu öne süren Bozkurt,  Bazı işverenlerin salgın maliyetini bahane ederek, yol ve yemek ücretlerine son verme, karşılığını ödemeden yemekhaneleri kapatma, mesai-tazminat, toplusözleşme kesintisi, maaşları ödememe gibi kazanılmış haklara göz diktiğini ve başta zabıta ve itfaiye emekçilerinin maktu mesai ücretleri olmak üzere birçok yerel yönetim emekçisinin sosyal hakları ya ödenmediğini ya da eksik ve geç ödendiğini söyledi.

Bozkurt, Sayıştay’ın belediyelerin taraf olduğu toplu sözleşmelerin mali haklarına yönelik “yasaya aykırı” gerekçesiyle “kamu zararı” tespitleri yaparak yerel yönetim emekçilerinin toplu sözleşme hakkını engellenmeye çalıştığını söyledi.

‘YEREL YÖNETİM EMEKÇİLERİNİN SAĞLIĞI KENT HALKININ DA SAĞLIĞIDIR’

Bozkurt, “Yerel yönetim emekçilerinin sağlığı kent halkının da sağlığıdır. Bu yüzden tüm yerel yönetim kurumlarında derhal ve hızla gerekli tedbirler koruyucu önlemler yoğun testler işyerlerinden başlayarak yapılmalıdır. Bununla birlikte salgına karşı gerekli tedbirleri almak yerine adeta bu salgını fırsata dönüştürür gibi bu süreci esnek çalışmayı hayata geçirmek, emekçiler üzerindeki baskı ve denetimi arttırmak, sendikasızlaştırmak, sürgünleri, açığa alma ve ihraç uygulamalarını hayata geçirmek isteyen işverenler, belediye emekçilerinin örgütlü mücadelesi ile cevaplarını alacaklardır” diye konuştu.