Yargıtay Genel Hukuk Kurulu, 2014'teki yerel seçimlerde Sivas'ın Ulaş ilçesinde yaşanan hak gaspına dair gördüğü davada, Yüksek Seçim Kurulu'nu tazminata mahkum ederek bir ilke imza attı.

Kararla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilke imza atıldı. Seçimi kazanan fakat İl Seçim Kurulu tarafından mazbatası alınarak AKP'li adaya verilen Cumhuriyet Halk Partisi adayı Hüseyin Gülkanat'ın mağdur edildiği kanıtlanmış oldu.

Halk TV'nin haberine göre, Yargıtay, Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin hukuka açıkça aykırı olan kararları nedeniyle tazminat ödemek zorunda olduklarına karar verdi. Hukukçular, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun CHP’li Hüseyin Gülkanat’ın avukatı Oya Aydın’ın açtığı davada verdiği bu kararın seçim güvenliği ve YSK kararlarının hukuka uygun olması konusunda çok önemli bir adım olduğunu belirtti.

YSK kararlarının kesin olması nedeniyle başka bir mahkeme ya da mercinin denetimine tabi olmaması, Yargıtay kararının önemini artırıyor. Hukuk Genel Kurulu’nun kararına göre YSK üyeleri artık açıkça hukuka aykırı karar vermeleri halinde tazminat ödemek zorunda kalabileceklerini biliyor olacak.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına konu dava şöyle gelişti:

“30 Mart 2014 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Sivas ili, Ulaş ilçesi belediye başkanlığına CHP’li Hüseyin Gülkanat aday oldu. İlçe Seçim Kurulu, Gülkanat’ın adaylığını kabul etti ve Gülkanat AKP'li adaydan 34 oy fazla alarak belediye başkanı seçildi. Ancak, Ulaş İlçe Seçim Kurulu, Gülkanat’ın sabıka kaydındaki bilgilere göre seçilme yeterliliğine sahip olmadığı gerekçesiyle seçimlerin iptaline karar verdi. Gülkanat, İlçe Seçim Kurulu’nun verdiği karara itiraz edince dosya Sivas İl Seçim Kurulu Başkanlığı’na geldi. Sivas İl Seçim Kurulu Başkanlığı da karara yapılan itirazı reddetti. Gülkanat, bu kez Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’na itiraz etti. YSK da 8 Nisan 2014’de Gülkanat’ın itirazını reddetti. YSK’nın bu kararının ardından AKP’li aday İsrafil Göçkün belediye başkanı oldu.

TAZMİNAT DAVASI

Gülkanat’ın avukatı Oya Aydın, YSK’nın verdiği karara yönelik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nde Hazine aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Aydın, müvekkilinin seçilme yeterliliğine sahip olduğunu, YSK’nın bu kararından önce memnu haklarının iade edildiğini, durumun YSK’ya da bildirildiğini, Anayasa’nın 67. Maddesinde belirtilen siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğini, il ve ilçe seçim kurulları ile YSK’nın yasanın emredici hükümlerini yerine getirmediğini, seçim yargısının adil şekilde işlemediğini, yapılan itirazların müvekkiline ve partisine bildirilmediğini belirterek bin lira maddi ve 30 bin lira manevi tazminat ödenmesini talep etti. 4. Hukuk Dairesi, bu talebi oy çokluğu ile reddetti. Daire, kararını “YSK tarafından verilen kararların kesin nitelikte olması ve aleyhine başka bir mercie başvurulamamasına” dayandırdı.

OYBİRLİĞİYLE 'YSK ÜYELERİ SORUMLUDUR' KARARI

Ancak kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Daire’nin kararını bozdu. Genel Kurul, YSK üyelerinin de diğer hakimler gibi hukuka açıkça aykırı kararları nedeniyle tazminat ödemek zorunda olduklarını belirtti. Bu gerekçeyle de kararın o tarihte görev yapan YSK üyelerine ihbar edilmesine hükmetti.

ÇOK ÖNEMLİ BİR KARAR

Hukuk Genel Kurulu’nun kararını değerlendiren avukat Oya Aydın, kararı bir çok açıdan çok önemli olduğunu belirterek “Her şeyden önce Anayasa’nın devletin tüm resmi görevlilerinin eylemlerinden sorumlu olduğu ilkesinin Yüksek Seçim Kurulu üyeleri için de geçerli olduğunu teyit etmesi bakımından önemli” dedi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, YSK üyelerinin verdikleri kararlar nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde düzenlenen tazminatı ödemek zorunda kalabileceklerine karar verdiğini anlatan Aydın şöyle devam etti:

“Bu maddeye göre YSK üyeleri de tıpkı diğer hakimler gibi şu durumlarda tazminat ödemek zorunda kalabilecek:

1- Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verirlerse.

2- Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verirlerse.

3- Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verirlerse.

4- Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanarak hüküm verirlerse.

5- Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanarak hüküm verirlerse.

6- Hakkın yerine getirilmesinden kaçınırlarsa.”

Kararın dayandığı bu maddeye göre tazminat davasının Hazine aleyhine açılabildiğini kaydeden Aydın “Fakat devlet ödediği tazminatı sorumlu YSK üyesi ya da üyelerine rücu edebilecek” dedi.

'HESAP VERİLEBİLİRLİK' İLKESİ

Aydın şöyle devam etti:

“HMK’nın bu maddesinin Yüksek Seçim Kurulu üyesi yüksek yargıçlar için de geçerli olduğunun kabul edilmesi hukuk devleti açısından son derece olumlu bir karar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararı oybirliği ile aldı ve hiçbir makamın tam sorumsuz olamayacağının altını çizdi.

Anayasa’ya göre YSK kararları kesin olduğu için başka bir makama itiraz edilemiyor. Özellikle yerel seçimler, referandumlar açısından Anayasa Mahkemesi’ne ve AİHM’e (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) bireysel başvuru yapılamıyor. Bu nedenle özellikle son 10 yılımıza damga vuran seçim usulsüzlükleri konusunda ne yazık ki hiç bir şey yapılmadı.

AKP’nin güç kaybettiği son yıllarda seçim güvenliğine dair çok ciddi endişeler ve seçim usulsüzlükleri dile getiren Aydın, "Mühürsüz oylar geçerli sayılarak Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim şekli değiştirildi. İstanbul seçimlerinin iptali, yedek üyelerin oy kullanması, özellikle muhalefetin dile getirdiği pek çok usulsüzlük iddiası hiçbir biçimde denetlenemedi. Oysa Anayasa’daki hukuk devleti ilkesinin en önemli unsuru ‘hesap verebilirliktir" dedi.

Aydın ayrıca "Buradan yola çıkarak müvekkilin seçilme ve ona ve onun partisine oy veren insanların seçme hakkını ihlal edecek derecede ağır kusurlu davranan seçim kurullarındaki yargıçların eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açtık. Bu süreçte hakkın kullanımını engelleyen tüm YSK üyelerine dava ihbar edildi" diye konuştu.

'ADİL BİR SEÇİM İÇİN ÖNEMLİ BİR GÜVENCE'

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi olarak oy çokluğuyla davanın reddine karar verdi ama Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, YSK üyelerinin kararlarının kesin olmasının, onların yargısal faaliyet nedeniyle bir kusurları olduğunda sorumluluktan kaçınamayacaklarını belirterek kararı bozdu. Şimdi 4 Hukuk Dairesi’nin bu bozmaya uyarak müvekkilin maddi ve manevi zararının tazmin edilmesine karar vermesi gerekir.

Avukat Oya Aydın sözlerini "Tazminat kararı çıktığında elbette bu paranın kararda imzası olan yargıçlara rücu edilmesinin de takipçisi olacağız. Bu karardan sonra artık YSK başta olmak üzere tüm il ve ilçe seçim kurullarında görev yapan yargıçların çok daha dikkatli olacağına ve Anayasanın gereğini yerine getirerek demokratik ve adil bir seçim yapılması konusunda hukuka uygun hareket edeceklerine inanıyorum. Aksi halde örneğin İstanbul seçimleri gibi büyük seçimlerde milyonlarca lira tazminat ödemek zorunda kalabilirler” ifadeleriyle sonlandırdı.