Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu’ndan  (UDEK) Betül Ulukol, çocuk ölümlerinin en büyük sebeplerinden birinin beslenme yetersizliği olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın çocuk ölüm hızıyla ilgili verilerine dikkat çeken Ulukol, “Türkiye’de her gün 30 küsur çocuk ölüyor farklı farklı sebeplerle ama bunların yarısının altında beslenme ile ilgili hastalıklar” dedi. Ulukol, yoksulluk nedeniyle gıdalarını kesen çocukların olduğuna da dikkat çekti.

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu’ndan (UDEK) Betül Ulukol, beslenme yetersizliğinin çocuk yaşamına etkisini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Ulukol, şöyle konuştu:

“17.5 YAŞINDA BİR ÇOCUĞUN İLERİ DÜZEYDE VİTAMİN EKSİKLİĞİ, MİNERAL EKSİKLİĞİ VAR Kİ… KOCAMAN ÇOCUK YÜRÜYEMİYOR”

“Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışıyorum. Bugün bana diyelim ki, 50 tane muayeneye hasta geldi, bunların tanısını girmek zorundayım sisteme. Bu tanılar girilirken, bunların bir kısmının içine boy kısalığı, bir kısmının içinde zayıflık giriliyor. Bir kısmının içinde obezite giriliyor ve bunları toparlıyor devlet. Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerden, aile hekimlerinden gelen tanıları toparlayarak bir veri havuzunda bunları analiz ediyor, yoksa Türkiye Nüfus ve Beslenme Araştırması her yıl yapılmıyor. Pahalı araştırmalar, bunlara para dökmek de çok doğru değil. Geçen yıl kötüydü bu yıl iyi oldu diye bir şey yok; bir yıl içinde üç yıl içinde sihirli değnek değip düzelecek şeyler değil. Yılda bir yapmak değil bu nüfus ve beslenme araştırmasını, üç yıllık beş yıllık intervaller ile yapılan araştırmalar bunlar. Fakat bir de şuna ihtiyaç var mı, o noktadayım ben.

Fakirlik şu noktada, hastalıklar daha fazla görülüyor deme ihtiyacında değilim ki. Eğer çocuk fakirse, aile fakirse alması gereken gıdayı veremiyorsanız bunda hangi hastalıklar olacağı belli. Az önce raporunu imzaladım, biz bir çocuğu muayene ettik. 17 yaşında bir çocuk, 17.5 yaşında hatta. O kadar ileri düzeyde vitamin eksikliği, mineral eksikliği var ki… Kocaman çocuk yürüyemiyor. Yoğun bakıma yattı, oradan normal yatağa alındı. Bu çocuğun babasına soruluyor: ‘Beslenme ile ilgili bir problem bu, bu çocuk niye beslenmedi?’ Üstelik köyde yaşıyorlar, köyde sebzesi, meyvesi, buğdayı, unu şehre göre daha kolay ulaşabileceğinizi düşünürsünüz değil mi? Daha doğal dersiniz ama baba diyor ki ‘yılda iki kere eve tavuk giriyor.’ Şimdi eve yılda iki kere tavuk giriyordu dedikten sonra bu çocuğun hasta kaydı girse ne girmese ne?

“ÇOCUK ÖLÜMLERİN ALTINDA YARISINDAN FAZLA BESLENME YETERSİZLİĞİ VAR; HER GÜN 30 KÜSUR ÇOCUK ÖLÜYOR”

Çocuk ölümlerin altında yarısından fazla beslenme yetersizliği var. Bütün çocuk ölümlerinin altında beslenme yetersizliği var. Bugün bakıyoruz Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında 5-6 çocuk ölüm hızı var binde 10 civarında; bir yaş altı bebek ölüm hızı var, binde 8,5 civarında. Bu ne demek? Bu kadar ölen çocuğun altında yarı yarıya neredeyse beslenme yetersizliği varsa bırakın a hastalığını, b hastalığını bu çocuklar beslenme yetersizliği nedeniyle hastalanarak ölüyorlar. Bugün covid-19’da diyoruz, 20 kişi öldü, 30 kişi öldü diye, her gün 30 küsur çocuk ölüyor Türkiye’de farklı farklı sebeplerle ama bunların yaklaşık yarısı da beslenme ile ilgili hastalıklar.

Dolayısıyla yoksulluk neyi etkiliyor? Yoksulluk elbette ki hastalıkları etkiliyor. Sağlıklı beslenen çocuğun kızamık hastalığına karşı savunmasıyla, beslenme yetersizliği olan bir çocuğun kızamık hastalığına karşı savunması birbirinden 180 derece farklıdır. Biri normal hayatına devam, öteki ölür. İshal, normal beslenen çocuk ishali 2-3 günde atlatır, pek çok sebebi var ishalin ama genel geçer efektif ishal diyelim ki, beslenme yetersizliği olan çocuk ishalden ölür. Beslenme yetersizliği hastalığın sıklığını arttırır daha ağır geçmesine yol açar ve ölümüne sebep olur.

Beslenme yetersizliğinin farklı formları var mikro-besin eksikliği dediğimiz bu vitaminlerin ve minerallerin eksikliği vardır ya da karbonhidrat eksikliği dediğimiz yani enerji malnütrisyonu vardır. Bunların hepsinin farklı farklı çıktıları var. Biraz önce dediğim gibi her birinin çıktısı başka hastalıklara yakalanmayı kolaylaştırıyor. Peki bu mikro besin dediğimiz vitaminlerin ve minerallerin eksikliği öğrenmeyi etkiliyor. Yalnızca vitamin ve minareler değil tabi ki, bazı çok özel yağlar var. O özel yağlarda gıdalarla birlikte alındığında beyinde sinir hücrelerinin güçlenmesini, daha zor harap olmasını sağlıyor. O yağ asitlerinin, minerallerinin eksikliği, vitaminlerin eksikliği öğrenmeyi, hafızayı etkiliyor. Bilişsel başka fonksiyonları, analiz yapma, bir sonuç çıkarma, bunu savunabilme gibi benzer bilişsel becerileri etkiliyor.

“ÇOCUKLAR, EKONOMİK OLARAK DAHA İYİ OLABİLMEK İÇİN GIDALARINDAN KESMEYİ PLANLIYORLAR”

Anksiyete, depresyonu, kaygı yalnızca psikiyatrik problemlerdir deyip geçemezsiniz. Çocuğun okuldaki performansının kötülüğü, evdeki bütün ekonomik sıkıntıların konuşulması çocuğun ruh sağlığını etkiliyor. Sadece besinlerden aldıkları ya da almadıkları da değil.

Bize gelen çocuklarda da aynı şey var ya da etrafımda gördüğüm küçük, ilkokula giden çocuklarda da aynı şey var. Çocuklar, ekonomik olarak daha iyi olabilmek için gıdalarından kesmeyi planlıyorlar. Yani sen bana, para verip yemek almayayım ben evden yemek koy diyen çocuklar var. Biz çocuklara bu şekilde zor koşullara hazırlamamız lazım, evet kendilerini bu anlamda çözüm bulabilmeliler ama keşke böyle olmasa.” (ANKA)