Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK - Adil yargılanma talebi ile ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal'ın olası sakatlanma ve ölümüyle devletin her kurumunun sorumlu olacağını söyleyen ÖHD Genel Merkez yöneticisi avukat Hüseyin Boğatekin, AYM'ye tutuklukluk devam kararına karşı tedbir talepli başvuru da bulunacaklarını söyleyerek, "Israrla yargıçlar, savcılar tahliye talemizi red kararı vererek Ebru ve Aytaç'ı öldürmek istiyorlar. Ebruve Aytaç açlıktan ölmeyecek. Biz başaramasak eğer, arkadaşlarımızı kaybedersek arkadaşlarımız "Adaletsizlikten" ölecek" dedi. 

Adil yargılanma talebi ile ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal'ın tahliye edilmesine yönelik meslektaşları ve aile yakınları Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi önünde basın açıklaması düzenledi. 

Avukatlar Ebru Timtik ölüm orucunun 218'inci gününde. Avukat Aytaç Ünsal ise ölüm orucunun 187'inci gününde. 

Zorla hastaneye kaldırılan avukatlar, Adli Tıp Kurumu'nun (ATK), cezaevinde kalamaz raporuna rağmen tahliye edilmeyerek avukat Timtik Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesine, Aytaç Ünsal ise Halkalı Kanuni Sultan Süleyman Hastenesi'nde tutuluyor. 

 "Adalet sağlansın, Ebru ve Aytaç Yaşasın" yazılı pankartın açıldığı açıklamada, "Savunmaya Özgürlük", "Evlatlarımız icin Aalet istemek suç degildir" dövizler taşınırken, "Devrimci avukatlar onurumdur" sloganı atıldı.

Açıklamada ilk söz alan Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkez yöneticisi Hüseyin Boğatekin, meslektaşları Timtik ve Ünsal'ın mevsimlerdir "Adil yargılanma" talep ettiklerini, avukat arkadaşları ve ailesinin ise adliye ve hastene önlerinde aylardır direndikleri ifade etti. Boğatekin, taleplerinin "Yaşatmak" üzere olduğunu söyleyerek, Türkiye'deki faşizme karşı halkın ve muhalefetin "Yaşama ve Yaşatmak" üzere mücadele olduğunu söyledi. Avukatlar Timtik ve Ünsal'ın tek isteğinin "Adil Yargılanma" olduğunu vurgulayan Boğatekin, " 

Aytaç ve Ebru faşizme direndikleri için ölüm orucunda. Yaşamı, insanları, haklı, doğayı, kurdu, kuşu seven bu iki avukat bu yüzden ölüm orucundalar. Biz, ölümü degil yasamayı seçiyoruz. Biz yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Işte Ebru ve Aytaç'ın çığlığı bu. Bu iki avukatın, arkadaşlarının amacı bu. Şiddet ve ölüm değil, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Bunun da temel gıdası "Adalet", "Adil yargılanmak"

159 yıla bu ülkenin en iyi avukatlarını mahkum ettiler. Buna direnmemek, bu haksızlığa karşı susmak mümkün mü?" diye soran Boğatekin, bu ülkenin en iyi avukatlarını sudan bahaneler ve iftiralarla ile 159 yıla mahkum ettiklerinin söyledi. 

'TEKER TEKER DE ÖLSEK ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Boğatekin, "Işte Aytaç'ın ve Ebru'nun mücadelesi budur. Biz bunu anlatmaktan bıkmayacağız. Her gün burada teker teker ölsek de, yine her gun burada ısrarla "Adaleti" çağıracağız" diyerek, avukat Timtik ve Ünsal'ın pandemi koşullarında, hastanenin hapishane koğuşlarında temiz olmayan koşullarda tutulduğunu beliryerek sözlerini söyle sürdürdü, 

"Tedaviyi kabul etmediklerini defalarca yazılı ve sözlü bir şekilde dile getirdiler. Avukatları olarak biz, bütün kurumlara başvurduk. Başvurularımızda tedavi istemediklerini dile getirdik. Avukatlar tedavi değil onlar "Adil yargılanmak" istiyor. Ama gelinen aşamada her gün aynı şeyleri yaşıyoruz. Yargıtay kararını vermiyor. Istanbul 37'inci ağır ceza mahkemesi ki her bir yargıcı ayrı ayrı yerlerden toplama getirilmiş. Dosyayı bilmeyen Türkiye'nin en ağır yargılanma süreçlerden birini geçirmiş bir dosyayı hiç  bilmeden yargıçlar heyeti tutuklu kalmaları yönünde bir karar verdi. Bu son güncel sağlık raporuna rağmen ısrarla bırakmama 37'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin rutini haline geldi. Dün 38'inci ceza mahkemesi yanu itiraz makamı da tahliye talebimizi reddetti. Israrla yargıçlar, savcılar tahliye talemizi red kararı vererek Ebru ve Aytaç'ı öldürmek istiyorlar. Ebruve Aytaç açlıktan ölmeyecek. Biz başaramasak eğer, arkadaşlarımızı kaybedersek arkadaşlarımız "Adaletsizlikten" ölecek. Olası sonucu ölüm dahi olsa asla ve asla arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız." 

Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi'ne (AYM)  tedbir talepli başvuruda bulunacaklarını ifade eden Boğatekin, "Artık Anayasa Mahkemesi'nin yargıçları da yaşanacak sakatlıklardan ve ölümlerden sorumlu olacaktır  Bu devletin her kurumu yaşanacak sakatlıklardan ve ölümden sorumludur" diye konuştu.