AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla kabine değişti. Kabinede yer alan isimlerin geçmişleri ise Türkiye gündeminde oturdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir kamuoyunun gündeminde olan kabine değişikliğini, “dün gece ansızın kısmi şekilde” yaptı. Yeni kabinede, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yakın arkadaşı olan eski AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş, “dezenfektan skandalı” ile gündeme gelen Ruhsar Pekcan’ın yerine Ticaret Bakanı olarak atandı. Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Aile, Sosyal Hizmetler Bakanlığı da ikiye ayrıldı. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli için “çapsız” ifadelerini kullanan, bir dönem attığı “FETÖ tweet’leriyle” de dikkat çeken Derya Yanık, yeni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı oldu. Yeni kurulan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da “eski MHP’li” Vedat Bilgin getirildi. Kulislerde, Erdoğan’ın bu değişikliği daha önce yapacağı, tam kabine değişikliği gerçekleştirecekken amirallerin yaptığı açıklamanın ardından bu değişikliği “askıya aldığı” da belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da ilerleyen günlerde ikiye ayrılacağı belirtilirken, Erdoğan’ın böylece 2023 seçimlerine yeni kabine üyeleriyle gitmeyi hedeflediği konuşuluyor. 

Selda Güneysu ve Mustafa Çakır'ın Cumhuiryet'te yer alan haberine göre, Erdoğan’ın yayımladığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Aile, Sosyal Hizmetler ve Çalışma Bakanlığı, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi öncesindeki gibi iki ayrı bakanlık olarak yeniden oluşturuldu. Kulislerde, Erdoğan’ın Aile, Sosyal Hizmetler ve Çalışma Bakanlığı’nı ikiye bölen kararının altında “Türkiye’nin tek taraflı cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin olduğuna” da dikkat çekiyor. Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda da “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinmesi ile ilgili hükümetin aile yapısına, kadın ve çocukların korunmasına yönelik yeni politikalar oluşturmakta kararlı olduğu, konuyla ilgili yeni yasal düzenlemeler yapacağının” da sinyalini vermişti. Yeni oluşturulan bakanlığın 2023 seçimlerine giderkenki ilk icraatının da “kadın, çocuk ve ailenin korunması ile ilgili, şiddeti önleyecek yeni yasa teklifi üzerinde çalışmasının oluşturacağı” ifade ediliyor. 

FETÖ'YÜ ÖVEN PAYLAŞIMLAR 

Bakanlığın ikiye ayrılmasının ardından da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na Derya Yanık getirildi. Ancak Yanık’ın “sicilinde” Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Fethullah Gülen ile ilgili sosyal medya paylaşımları da bulunuyor. Yanık, 2015’teki sosyal medya paylaşımında, Bahçeli için şu ifadeleri kullanmıştı: “Bahçeli çapsızdır ama hain değildir. 'FETÖ' meselesi de uzun bence. İlk tepki gösterendi, sonra kendice hükümete ders veriyor.” 

Yanık’ın “tartışmalı paylaşımları” bunlarla da sınırlı değil. Yanık, 10 Ekim 2015’te meydana gelen Gar katliamı sonrasında yaptığı paylaşımda da yine Bahçeli’yi etiketleyerek şu ifadeleri kullanmıştı: 

“Size de yazıklar olsun. Ruhunuz tümüyle iğdiş edilmiş artık anladık. Gerçekten yazıklar olsun. Türkiye’nin yönetilemez hale gelmesini iştahla bekliyorsunuz anladık. Şu halde milliyetçilikten falan bahsetmeyin artık. Hedef kitlenizi çözdünüz, oy çoğaltmaya dönük hamleler bunlar anladık. Ama o kitle sizin sonunuz olacak, göremiyorsunuz. Biz ‘mizânı’ bekleriz; siz orada yüzünüz kara çıkacaksınız huzura.” 

Öte yandan Yanık’ın daha önce “FETÖ lideri Fethullah Gülen ve icraatlarını öven paylaşımları” da ortaya çıktı. Yanık, 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı paylaşımlarda, şu ifadeleri kullanmıştı: 

“Yanlış anlaşılmak istemem. Cemaatin yükünü taşıyan on binler, birer serdengeçtidir. Cemaat adına konuşma, sevk ve idare başka.” 

Ayrıca Yanık’ın 'FETÖ' tarafından yapılan Ergenekon kumpası için “Ergenekon’un terör örgütü olduğunu tescili için mahkeme kararına ihtiyaç yoktu; yeni olan bu yapının yargılanması ve cezalandırılmasıdır” dediği, Erdoğan ve AKP hükümetine yönelik 17-25 Aralık operasyonlarıyla ilgili de “Hocam operasyonlara tam destek vermiş anlaşıldı! Beddua mı? Tümüyle âmin” paylaşımında bulunarak  destek verdiği ortaya çıktı. 

Yanık, Ayasofya’nın baş imamı olarak atanan ve “İstanbul Sözleşmesi”nden “faiz”e birçok konuda yazdığı tweet’lerle tepki çeken Prof. Dr. Mehmet Boynukalın’a da “Mehmet Bey sadece Ayasofya imamı da değil, bir akademisyen üstelik. İmamlıktan maaş da almıyor bildiğim kadarıyla. E hani özgürce fikirlerin ifade edildiği, düşüncelerin yarıştığı bir akademi istiyordunuz? Buyrun işte bi tweet ötede, efendice tartışın” paylaşımıyla sahip çıkmıştı.