HABER MERKEZİ - 12 bin yıllık Hasankeyf’te uygulanan doğa ve kültür kırımına dikkat çekmek amacıyla kendini zincirle Hasankeyf'teki kayalara bağlayan HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, yaptığı açıklama ile eylemine ara verdiğini duyurdu.

17 Ağustos'tan beri gece gündüz Hasankeyf'te eylemini sürdüren Aslan, eğer yıkım durdurulmazsa daha geniş katılımlı ve daha kalıcı eylemler yapacaklarını belirtti.

Aslan şöyle konuştu:

Hasankeyf’in çığlıklarına ses olan herkese çok teşekkür ediyorum.

Resmi makamların tarihi kültürü korumak gibi bir görevi vardır, resmi makamlar aksini yapınca biz halk olarak yapılması gerekeni yapıyoruz. Açıkça anayasaya karşı suç işlenmektedir. Mülki İdari Amirleri, ve onlara emri verenler bir gün yargılanacaktır. Biz suça engel olmak istediğimiz için engelleniyoruz.

Hiçbir hükümetin ezel ile ebed arasındaki bağı koparmaya hakkı yoktur

12 bin yıldır bize aktarılan bu mirası ebede kadar götürme sorumluluğumuz vardır. Ezel ile ebed arasındaki bu bağı koparmaya hiçbir hükümetin hakkı yoktur.

40-50 yıllık bir enerji için 12 bin yıllık enerji yok edilir mi? Tarihin, kültürün de bir enerjisi vardır.

'ŞİMDİLİK ARA VERİYORUM'

Dört gün önce, Hasankeyf’teki tarihsel ve kültürel katliamı durdurmak için uyarı amaçlı geliştirdiğim eyleme şimdilik ara veriyorum.

İnsanlığın ortak mirası olan on iki bin yıllık antik kentin bulunduğu kaya bloklarının dinamitlerle havaya uçurulmasının Taliban’ın Buda Heykellerini, DAİŞ’in ise Musul Müzesi ve Palmira Antik Kenti'ni havaya uçurmasından hiçbir farkı yoktur.

AKP adeta bir sel harekâtı ile, Kürtler özelinde bütün Mezopotamya halklarını varlığıyla, tarihiyle, kültürüyle, dili/edebiyatı ile, yaşam alanlarıyla birlikte ortadan kaldırmak istiyor.

Hasankeyf hafızasıyla, geçmiş ve gelecek arasında köprü kurarak nesilleri buluşturan görkemiyle neredeyse bir can taşır. Günümüz insanına nereden geldiğini ve nereye gittiğini hatırlatır.

'TARİHSEL YAPITLARI ELMA/ARMUT GİBİ TAŞIMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Bu tarihsel hafızanın canına kastedenlere, yıkımın mimarlığını üstlenenlere sesleniyoruz: Eğer yıkım durdurulmazsa daha geniş katılımlı ve daha kalıcı eylemler yapacağız.

Bugüne kadar çok sayıda çevreci kurum, kuruluş ve şahsiyet, farklı biçimlerde Hasankeyf başta olmak üzere bütün kültürel ve tarihsel hafıza alanları için insani ve tarihsel bir rol oynayarak bu alanlara sahip çıktı. Hasankeyf’in varlığına birlikte sahip çıktığımız bütün yerel, ulusal ve uluslararası kişi ve kuruma partimiz ve halklarımız adına selamlarımızı ve teşekkürlerimizi gönderiyoruz.

Mevcut siyasal iktidar, sömürgeci bir zihniyetle Kürtlerin coğrafyasında sembolleşmiş olan mekanları doğrudan hedef alıyor. Tarihsel yapıtları sanki elma/armutmuş gibi taşımaya kalkışıyor. Her gün ağzına pelesenk ettiği tarihsel ve kültürel yapıtları ve doğal çevreyi halkların hafızasından silip koparmak istiyor.

Ancak kültürler de taşıdıkları hafızayla aynen ağaçlar gibi bulundukları yerde kökleşmiştir. Taşıdığınızı sandığınız kültürel hafıza, bulundukları yerlerde kök vermiş, insanlığa ve değerlerine beşiklik etmiştir.

Ortaya koyacağımız tavır bu nedenle bir duyarlılık geliştirmenin ötesinde, geçmiş ve gelecek yaşama sahip çıkma mücadelesidir. Duyarlı kamuoyunun bu mücadeleyi daha da büyütmesi insani bir sorumluluktur ve elzemdir. Çabamızı, dayanışmamızı ve mücadelemizi artırarak, coğrafyaları sömürgeci yaklaşıma ve zihniyete teslim etmeyeceğimizi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.