Hopa'da kadına şiddet davası: Cezasızlık isteyenler şiddetin tarafı olanlardır

Hopa'da kadına şiddet davası: Cezasızlık isteyenler şiddetin tarafı olanlardır
Yayınlanma:
A+ A-
Hopa'da kadına şiddet davası uzlaşmacıya gönderildi, Hopa Kadın Dayanışma Merkezi gönüllüsü kadınlar yaşananlara tepki gösterdi.

Gençağa KARAFAZLI


Nisan ayında çalıştığı bankada Mehmet Arslan isimli kişinin saldırısına uğrayan Bahar U.'nun davası dün Hopa Adliyesi’nde görülmeye başlandı.

Artvin- Hopa'da çalıştığı bankada Mehmet Arslan isimli kişinin önce küfür ettiği, tükürdüğü ve sonrasında da kendisini darp ettiğini belirten Bahar U.’nun açtığı dava mahkemece uzlaşmaya gönderildi ve kamu davası olmaktan çıkarıldı.

'ALTI AY SONRA İFADELER DEĞİŞTİRİLDİ'

Şiddete uğrayan Bahar U. davada uzlaşmayacağını bildirirken; Hopa Kadın Dayanışma Merkezi gönüllüsü Meryem Özçep: "Üzerinden altı ay geçmesine rağmen halen bir dolu tartışmanın zemini yapılmak istenen bu olay karşısındaki tavrımız şiddetin kabul edilemezliğidir. Bugüne kadar ceza almaması bir yana mahkeme sürecinde şaibeli durumlar yaşanmakta. Olay tanıkları ifadesini değiştiriyor. Gördüm, duydum dedikleri şeyleri, görmedim, duymadım, hatırlamıyorum gibi bizim için sadece ve sadece erk/eği koruma zihniyetiyle verilmiş ifadelere dönüştürüyorlar.

'CEZASIZLIK İSTEYENLER ŞİDDETİN TARAFI OLANLARDIR'

Biz kadınlar şunun bilinmesini istiyoruz, şiddet karşısında arabuluculuk, cezasızlık isteyenler, kadına yönelik şiddetin arttığı bir dönemde şiddetin tarafında olanlardır. Sadece pandemi dönemine kadına yönelik şiddet olay sayısının arttığı verilerle sabitken, şiddeti görmezden gelmek, şiddetin artmasına çanak tutmaktır" dedi.

Davada Bahar U.’yu yalnız bırakmayan Hopa Kadın Dayanışma Merkezi gönüllüleri, dava sonrası Hopa Adliyesi önünde bir açıklama gerçekleştirdi.

'KADIN CİNAYETLERİNİN SORUMLULARI İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ UYGULAMAYANLARDIR'

Hopa Kadın Dayanışma Merkezi adına açıklama yapan Canan Ustabaş: "Ülke genelinde yaşanan kadına yönelik şiddet, uygulanmayan yasalar ve alınmayan önlemlerin bir parçasıdır bu saldırıda. 2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi; kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi, taciz ve tecavüzün önlenmesi, aile içi şiddetin önlenmesi, suçluların cezalandırılması, kadına yönelik şiddete karşı uluslararası iş birliğini içeren politikaların hayata geçirilmesidir.

 Bu politikalar ülkemizde hayata geçirilmiyorsa, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin sorumluları bu politikaları hayata geçirmeyenlerdir. Bizler İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması, önlemlerin alınması ve caydırıcı uygulamaların hayata geçirilmesi için elimizden geleni yapacağız. Bahar ve diğer kadın arkadaşlarımızla da dayanışmayı büyütmeye, haklarımız ve hayatlarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Öne Çıkanlar