Hollywood grevinde yapay zeka kullanımını kısıtlama talebi: Oyuncuların yerini alabilir

Hollywood grevinde yapay zeka kullanımını kısıtlama talebi: Oyuncuların yerini alabilir
Sendikaları SAG- AFTRA öncülüğünde, oyuncuların da senaristlere katılarak başlattığı tarihi grev dalgası büyüyor. Sendikalar, talepleri arasındaki yapay zeka kullanımıyla ilgili endişelerini dile getirerek şeffaf bir anlaşma ve koruma talep ediyor.

Artı Gerçek - Hollywood senaristlerinin başlattığı greve oyuncuların da katılmasıyla birlikte 43 yıl sonra ilk kez ABD film endüstrisinde tarihi bir grev başladı. Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) ve oyuncular sendikası SAG- AFTRA'nın öncülük ettiği grevde; şirketlerin elde ettiği kârın adil paylaşımı, çalışma koşullarının düzenlenmesi gibi ortak talepler arasında, sektördeki yapay zeka kullanımının kısıtlanması da var.

Dün Netflix'in Kaliforniya'daki genel merkezi önünde başlayan greve 160 bin oyuncu sendika üyesi iş bırakarak katıldı. Oyuncular Sendikası SAG-AFTRA da "yapay zekanın yaratıcı meslekler için varoluşsal bir tehdit oluşturduğu" uyarısında bulundu.

EN ÇOK DEEPFAKE VE SENTEZLENMİŞ SES TEKNOLOJİSİ KULLANILIYOR

Filmlerde ve dizilerde, oyuncuların ses ve yüzlerinin taranıp çoğaltılmasından ve saklanmasından, senaryoların yapay zekaya yazdırılmasına kadar her geçen gün artan şekilde yapay zeka teknolojisi kullanılıyor ve bu gelişmeler şimdilik daha çok sentezlenmiş seslerde, deepfake ve gençleştirme (de-ageing) gibi görsel efektlerin yaratılmasına odaklanıyor.

Yapay zekanın kullanılmasına ilişkin kişisel güvenlikleri ve mesleki gelecekleri için kısıtlama talep eden yazarlar ve oyuncuların, Hollywood'daki yapımcılar birliği (AMPTP) ile yaptıkları görüşmelerden etkili bir sonuç çıkmadı.

AMPTP söz konusu taleple ilgili, her ne kadar yapay zeka kullanımına dair her türlü gelişmede, oyuncuların dijital benzerliğini koruyacak ve performanslarda dijital kopyalar kullanıldığında veya değişiklikler yapıldığında onaylarını gerektirecek "çığır açıcı" olarak niteledikleri bir teklifi sundularsa da sendika bunu kesin bir dille reddetti.

'GÖRÜNTÜLERİMİZ RIZA VE TAZMİNAT OLMAKSIZIN SONSUZA KADAR KULLANILABİLİR'

SAG-AFTRA sendikasının baş müzakerecisi Duncan Crabtree-Ireland, yapımcıları şu ana kadar yapay zeka konusundaki teklifleri nedeniyle eleştirerek stüdyoların sanatçıları bir günlük ödenek karşılığında yüzlerini tarayıp "sonsuza kadar, istedikleri herhangi bir projede, rıza ve tazminat olmaksızın" kullanmak istediklerini söyledi.

AMPTP ise sendikaya itiraz ederek SAG-AFTRA'nın arka plandaki aktörlerin dijital kopyalarının hiçbir izin veya tazminat olmaksızın sonsuza kadar kullanılabileceği iddiasının yanlış olduğunu belirtti.

Mevcut teklifin, dijital kopyanın kullanımını, aktörünün kullanıldığı sinema filmiyle sınırlayacağını vurgulayarak; stüdyoların, başka herhangi bir kullanım için asgari bir ödemeye bağlı olarak oyuncunun rızasını ve kullanım için pazarlık yapmasını gerektirdiğini ifade etti.

'AMACIMIZ TEKNOLOJİK İLERLEMEYİ DURDURMAK DEĞİL KENDİMİZİ KORUMAK'

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, SAG-AFTRA'nın New York temsilciğinde başkan yardımcısı olan Linda Powell ise mevcut teknolojinin ilerledikçe, oyuncuların yerini alacak bir kullanıma doğru evrileceğinden endişeli.

Powel taleplerinin teknolojinin ilerleyişini durdurmak olmadığını belirttiği açıklamasında şunları söyledi:

"Teknolojiyi durdurmak için değil, yapay zeka başlığı etrafında oyuncular olarak korunduğumuzu görmek istiyoruz. Dünyanın ilerleyeceğini biliyoruz, teknoloji ilerleyecek, ancak hiçbir şekilde bizim yerimizi alacak bir sözleşmeye katılmak istemiyoruz."

'KORKU İÇİNDEYİZ'

Yapay zeka gelişmeleri etrafındaki endişeler, sektörün sadece şu an grevin devam ettiği ABD'deki bileşenleri için geçerli değil. İngiliz oyuncular sendikası Equity'den Liam Budd da "Bu teknolojinin otomatik sesli kitaplar, sentezlenmiş seslendirme çalışmaları, kurumsal videolar için dijital avatarlar ya da filmlerde kullanılan derin taklitlerin (deepfake) rolü gibi bir dizi alanda kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Budd, üyelerinin "korku içinde olduğunu" ve sendikanın hızla gelişen bu alanda haklarını anlamaları konusunda onları eğitmeye çalıştığını sözlerine ekledi.

'İLERDE YAPAY ZEKANIN ÜRETTİĞİ GİŞE REKORTMENİ FİLMLER ÇIKABİLİR'

Belki de ChatGPT ya da Bard'ın yenilikçi bir film senaryosu yaratması ya da bir fikri gişe rekorları kıran bir senaryoya dönüştürmesi sadece an meselesi olabilir.

Bazıları yapay zekanın bir film senaryosunu muazzam yapanın insan faktörü olduğunu ve söz konusu teknolojinin bu özellikten yoksun olacağını söylüyor.

SEKTÖR BİLEŞENLERİ YAPAY ZEKA KULLANIMINDAN NEDEN ENDİŞE EDİYOR?

İngiltere'de TV, film, tiyatro, kitap ve video oyunları yazarlarını temsil eden en geniş yayıncılık sendikası olan WGGB'nin yapay zeka tartışmaları etrafında gelişen endişeleri şöyle:

-Yapay zeka geliştiricileri yazarların çalışmalarını onların izni olmadan kullanıyor ve yazarların telif haklarını ihlal ediyor.

-Yapay zeka araçları, içerik oluşturmak için yapay zekanın nerede kullanıldığını düzgün bir şekilde tanımlamıyor.

-Yapay zeka kullanımının artması yazarlar için daha az iş fırsatı yaratacak

-Yapay zeka kullanımı yazarların ücretlerini baskılayacak

-Yapay zeka, yaratıcı endüstrinin ekonomiye ve ulusal kimliğe katkılarını sulandıracak.

'YARATICI İŞGÜCÜNÜ KORUYACAK ŞEFFAF ÖNLEMLER ALINMALI'

WGGB, yazarların korunmasına yardımcı olmak için, yapay zeka geliştiricilerinin yazarların çalışmalarını yalnızca kendilerine açık izin verildiği takdirde kullanmaları ve hangi verilerin kullanıldığı konusunda şeffaf olmaları da dahil olmak üzere çeşitli tavsiyelerde bulunuyor.

WGGB yetkilisi Lesley Gannon'a göre sektördeki yaratıcı işgücünü söz konusu gelişmelere karşı mali açıdan ve kişisel güvenlik açısından koruyacak şeffaf önlemler gerekiyor:

"Her yeni teknolojide olduğu gibi riskleri faydalara karşı tartmak ve gelişim hızının yazarların ve daha geniş yaratıcı işgücünün geçimini sağlamak için dayandığı korumaları geride bırakmaması veya raydan çıkarmamasını sağlamak gerekiyor. Çalışanların haklarını güvence altına almak ve izleyicileri sahtekarlık ve yanlış bilgilendirmeden korumak için düzenlemeye ihtiyaç olduğu açık".

YAPAY ZEKA MÜLKİYET HAKKINI DA KARMAŞIK HALE GETİRDİ

Yapay zekanın geçtiğimiz yıl içinde hızla gelişmesi, mülkiyet, veri güvenliği, telif hakkı gibi kavramların böylesi bir bağlamda nasıl anlaşılacağını da karmaşık hale getirdi.

Kişiler dijital kopyalarını tasarlayabildikleri DrawAnyone, DALL-E ve hatta Snapchat gibi yapay zeka tarafından üretilen bir portre uygulamasına girdiğinde, ortaya çıkan görüntüler artık kamu malı sayılıyor ve herkes tarafından ücretsiz olarak kullanılabiliyor ve bu görüntüler telif hakkı yasasının koruması altında değil.

Dijital klonlama teknolojileri konusunda uzman avukat Mathilde Pavis telif hakkı yasalarının değişmesi gerektiğini belirterek konuya ilişkin şu açıklamayı yapıyor:

"Yüzünüzün ve sesinizin arabanızdan, dizüstü bilgisayarınızdan, telefonunuzdan, evinizden ya da kitaplarınızdan daha az korunuyor olması insana garip geliyor, ama bugün yasaların durumu bu. Bunun nedeni de yapay zeka teknolojileriyle yeniden kullanılma ve taklit edilme konusunda bu kadar savunmasız olacağımızı düşünmemiş olmamız." (Kaynak)

Öne Çıkanlar