Babacan: Gençler şükürsüz değil, şükürsüz olan hükümet

Babacan: Gençler şükürsüz değil, şükürsüz olan hükümet
Yayınlanma:
A+ A-
Halk Meydanı programına katılan Babacan YÖK’ü kaldıracaklarını belirtti. Babacan, şu anda en büyük sorunun işsiz gençler ile işgücü piyasası ihtiyacı arasında büyük uyumsuzluk olduğunu söyledi.

Artı Gerçek-Halk TV'de Şirin Payzın'ın moderatörlüğünde yayınlanan Halk Meydanı programına DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan katıldı. Babacan gençlerin kendisine yönelttiği iç politikadan dış politikaya geniş bir yelpazedeki sorularına yanıt verdi.

Gençlerin ABD'ye değil Avrupa'ya gitmek istediğini söyleyen Babacan, Avrupa'da ortak akıl olduğunu söyledi. Avrupa Birliği'ne üye olmak için gerekli kriterlerin yerine getirilmesi durumunda Türkiye'nin standardının yükseleceğini söyledi.

Kendisinin AB müzakerecisi olduğunu söyleyen Babacan, "Dünyadan gençler Türkiye'de 5-6 ay yaşayabilsem" diyordu. Dünya Bankası'nın başkanının emekli olduktan sonra Türkiye'de yaşamak istediğini söyleyen Babacan, "Biz o dönem Rus Merkez Bankası'na enflasyonu düşürebilmesi için danışmanlık yaptık" dedi.

‘VERİLEN DİPLOMANIN İŞ HAYATINDA KARŞILIĞI YOK’

Genç işsizler platformundan bir gencin "Tersine beyin göçü ile nasıl bir çalışma yapacaksınız? Gençleri nasıl ikna edeceksiniz?" diye sordu. Babacan şunları söyledi:

“Şu anda en önemli sorun işsiz gençlerimizle işgücü piyasamızın ihtiyaçları arasında büyük bir uyumsuzluk var. İşveren 'eleman alacağım ama aradığım nitelikte insan bulamıyorum' diyorlar. Çünkü verilen diplomanın iş hayatında karşılığı yok. Hızlı bir şekilde gençlerimizi yeniden beceri kazanma programına tabii tutmamız gerekiyor. Gençlerimiz o programa katıldığında para harcamayacak. İşveren prim ödemeyecek, gençlerden de gelir vergisi kesilmeyecek.

‘MÜLAKATTA SORDUĞU SORULAR ACAYİP ACAYİP SORULAR’

İşe alımlarda KPSS'den sonra mülakatı kaldıracağız. Devlette işe alımlarda yazılı sınav neyse o. Şu anda mülakat hükümetin işine gelmeyenleri eleme aracı. Mülakatta sorduğu sorular acayip acayip sorular. Mülakatta 'acaba Tayyip Erdoğan'ı seviyor mu sevmiyor mu?' anlamaya çalışıyor.

'YÖK'TEN KURTULACAĞIZ'

Bir gencin 'profesyonel askerliğe' ilişkin sorusu üzerine Babacan şu cevabı verdi:

YÖK'ü kapatacağımızı taahhüt ettik. Altılı Masa'nın ortak Anayasa metninde YÖK'ün kapatılması var. İnşallah bu YÖK'ten kurtuluyoruz. Üniversitelerin özerk hale gelmesi bir nefes alması gerekiyor. YÖK sıktıkça ilk 500'de üniversitemiz kalmadı.

Askerlik fırsat eşitliğinin olmadığı çok önemli bir alan maalesef. Şu anda 80 bin lirayı denkleştirenler askerliği 1 ay yapıyor. Parası olmayanlar daha uzun süre yapıyor. Böyle bir şey olamaz. Burada adaleti sağlamanın yolu zorunlu askerliği kaldırıp tamamen profesyonel orduya geçmek.

Bir mont alıyorsunuz 36 ay taksit. Bunlar lüks değil. Telefon sadece 'alo' demek değil. Bilgiye ulaşma, kendini ifade etme hakkı. Akıllı telefon en temel insan hakkı. Gençler şükürsüz değil, şükürsüz olan hükümet. Ev almak, araba almak çoğu insan için hayal.

‘DIŞ POLİTİKAMIZDAKİ ŞİARIMIZ BARIŞ ODAKLI’

Bir gencin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin el sıkışmasını hatırlatarak DEVA Partisi'nin dış politikasını sorması üzerine Babacan şu yanıtı verdi:

Dış politikamızdaki şiarımız 'Yurtta sulh, cihanda sulh' tamamen barış odaklı bir dış politikayı biz benimsiyoruz. Ama ülkenin olası dış tehditlere karşı güvenliğini sağlamak zorundayız. Tabii ki en modern orduya sahip olmamız lazım. Ama unutmayalım ki bir ülkenin silahlı gücü caydırıcı güçken çok değerlidir. Ama bu gücü kullandığınızda test ettirmiş oluyorsunuz. Mavi Marmara olayı bakın ilk defa Türkiye Cumhuriyeti'nin 1. Dünya Savaşı'ndan sonra ilk defa caydırıcı gücü test edildi. Uluslararası sularda kendi bayrağımızı taşıyan sivil gemimize başka bir ülkenin güvenli ordusu saldırdı. Vatandaşlarımız öldürüldü. Ne yapıldı o dönemde? Vatandaşları ve gemileri kurtardık denildi. Bu mu bunun karşılığı? Daha sonra insanların hakkını aramasının önüne geçildi, uluslararası anlaşma bile yapıldı insanlar hakkını arayamasın diye.

Yapılması gereken şu; hedefimiz şu olmalı ülkelerle olan hudutlarımızdan ticareti kolaylaştırmamız gerekiyor. Güvenlik şartları sağlandıktan sonra da insanların dolaşımını rahatlatmak gerekiyor. Tabii ki kayıtla. Ve fikirlerin serbest dolaşımı çok önemli."(Kaynak)

Öne Çıkanlar