Bağımsız Hukuk Misyonu, AP’de ‘süreç’ raporunu açıkladı: Öcalan'ın koşullarının gözden geçirilmesi tavsiye edildi

AP'de sunulan Türkiye’deki Barış Sürecine İlişkin Bağımsız Hukuk Misyonu raporunda, sivil toplumun sürece daha fazla dahil edilmesi, düzenli ilerleme raporları yayımlanması ve Abdullah Öcalan'ın iletişim koşullarının gözden geçirilmesi önerildi

Bağımsız Hukuk Misyonu, AP’de ‘süreç’ raporunu açıkladı: Öcalan'ın koşullarının gözden geçirilmesi tavsiye edildi

Artı Gerçek - Türkiye'deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni izlemek amacıyla Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avukatlar Birliği (ELDH) ile Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD) himayesinde oluşturulan Bağımsız Hukuk Misyonu, raporunu Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen toplantıyla kamuoyuna sundu.

Misyon; ELDH, Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI), İtalya Ceza Avukatları Birliği (UCPI) ve Esculca gibi hukuk kuruluşlarından temsilcilerin yanı sıra farklı ülkelerden hukukçulardan oluşuyor.

Heyetin amacı, Türkiye'deki barış sürecine ilişkin gelişmeleri bağımsız hukuki bir perspektifle değerlendirmek ve kalıcı bir çözümün inşasına katkı sunmak olarak ifade edildi.

BAĞIMSIZ HUKUK MİSYONUN ÜYELERİ

Türkiye’deki Barış Sürecine İlişkin Bağımsız Hukuk Misyonu şu üyelerde oluşuyor.

Aiartza Azurtza Urko (ELDH Eş Başkanı)
Raquel Crespo Castro (Esculca Genel Sekreteri)
Devrat (Hindistan Yüksek Mahkemesi nezdinde kayıtlı avukat)
Clemens Lahner (ELDH üyesi)
Wendy Lyon (İrlanda Sosyalist Avukatlar Derneği, ELDH üyesi)
Ezio Menzione (İtalya Ceza Avukatları Birliği)
Eleonora Scala (Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü)

AP’DE TOPLANTI: PARLAMENTER ÇERÇEVE DAHA KAPSAYICI OLMALI

Avrupa Parlamentosu’nda raporunu sunumu için yapılan toplantıda açılış konuşmasını Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avukatlar Birliği (ELDH) Eş Genel Sekreteri Şerife Ceren Uysal yaptı.

Şerife Ceren Uysal, delegasyona ilişkin bilgi vererek, “Delegasyon, farklı ülkelerden avukatları ve hukuk ile insan hakları kurumlarının temsilcilerini bir araya getirmiş; her biri kendi mesleki deneyimini ortak bir çalışma çerçevesine taşımıştır” dedi.

Bugün sunulan raporun mevcut süreci hem sunduğu fırsatlar hem de taşıdığı eksiklikler açısından değerlendirdiğini kaydeden Uysal, Türkiye’de sürece ilişkin kurulan meclis komisyonuna da işaret ederek, “Rapor, parlamenter bir çerçevenin oluşturulmasını önemli bir kurumsal gelişme olarak kabul etmekte; ancak aynı zamanda bu çerçevenin daha kapsayıcı, daha yetkin ve uygulama sürecine yön verebilecek daha güçlü bir yapıya kavuşması gerektiğinin altını çizmektedir” vurgusunda bulundu.

URKO AIARTZA: TÜRKİYE’DE HENÜZ KAPSAMLI BİR YAPI OLUŞTURULMADI

ELDH Eş Başkanı Urko Aiartza ise toplumun farklı kesimlerinden çok çeşitli aktörlerle görüştük ve mevcut sürecin hem sunduğu fırsatları hem de karşı karşıya olduğu zorlukları anlamaya çalıştıklarını söyledi.

Aiartza, “Defalarca duyduğumuz mesajlardan biri, parlamenter komisyonun önemli bir anayasal gelişmeyi temsil ettiğiydi. Biz de bu görüşe katılıyoruz. Komisyon, daha önce hiç var olmayan demokratik ve parlamenter bir tartışma alanı yaratmıştır. Ancak bunun yalnızca ilk adım olduğunun ve henüz kapsamlı bir yapı oluşturmadığının da anlaşılması gerekir” dedi.

ELEANORA SCALA: SÜRECİN AB’YE DE ÖNEMLİ ETKİLERİ OLACAK

Raporun sunumu kapsamında Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü’nden Eleanora Scala ise, Misyon’un tavsiyelerini paylaştı.

Scala, özellikle Avrupa Birliği’nin demokratikleşme ve insan hakları reformlarına yönelik desteklerin sürdürülmesi, AB’nin bu süreçte etkili ve ilgili bir aktör olarak kalabilmesi açısından hayati önem taşıdığının altını çizdi.

TAVSİYELER: ÖCALAN’IN KOŞULLARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

“Çünkü bu sürecin sonuçları Avrupa Birliği üzerinde de önemli etkiler yaratacaktır” diyen, şu tavsiyelerde bulundu:

"İlk olarak sivil toplumun katılımı ve şeffaflık meselesinden başlamak istiyorum.

Görüştüğümüz kişiler, parlamenter komisyonun kurulmasını, süreci kapalı kapılar ardındaki müzakerelerin gölgesinden çıkaran temel bir kurumsal adım olarak değerlendirdi. Ancak bundan sonraki ilerleme için sivil toplumla daha resmi, daha yapılandırılmış ve daha anlamlı istişare mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.

Aynı zamanda barış sürecine ilişkin düzenli ilerleme raporlarının yayımlanması, kamuoyunda güven oluşturulmasına önemli katkı sağlayacaktır.

Kadınların daha fazla ve anlamlı biçimde sürece dahil edilmesi gerekmektedir. Kadınların müzakerelerde, toplumsal diyalog süreçlerinde ve uzlaşma programlarında etkin biçimde yer almalarını görmek istiyoruz. Bu yöndeki adımlar teşvik edilmelidir.

Temsil meselesine gelince; görüştüğümüz çevrelerde Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün önemli olduğu konusunda geniş bir kabul bulunmaktadır. Bu değerlendirme yalnızca belirli çevrelerle sınırlı değildir; siyasi yelpazenin farklı kesimlerinde de Öcalan’ın rolünün ve diyalog sürecinin devam etmesinin önemine ilişkin açık açıklamalar yapılmaktadır.

Diyaloğun ilerleyebilmesi için Öcalan’ın tutulma koşullarının gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

En azından sürecin ilerlemesi açısından önemli olan tüm aktörlerle iletişim kurabilmesine ve bu iletişimin gizlilik içinde yürütülebilmesine imkân tanınmalıdır."

ANA MIRANDA PAZ: SÜRECİ DESTEKLİYORUZ

Avrupa Parlamentosu Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı üyesi İspanyalı Ana Miranda Paz, “Avrupa Parlamentosu’nda, Sol Grup (The Left), Sosyalistler ve Demokratlar Grubu (S&D) ve ayrıca Renew Europe grubu üyeleri olarak bizler, demokratik, barışçıl ve kalıcı bir barış sürecini destekliyoruz” dedi.

Çeşitli gözlem misyonlarına katıldıklarını, Kobanî davası duruşmalarına da katıldıklarını ifade eden Paz, Kürtlerin barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesine desteğini vurguladı. Paz, “Bunun yanı sıra, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü konusunda çeşitli çağrılarda ve girişimlerde bulunduk. Yıllardır devam eden kampanyalara destek verdik; bu destek yalnızca son bir yılla sınırlı değil, uzun yıllara yayılan bir dayanışmanın parçasıdır” diye konuştu.

RAPORDA ÖNE ÇIKAN TAVSİYELER

Toplantı vesilesiyle açıklanan raporda yaşanan son sürece dikkat çekilerek, “Misyon, ortaya çıkan fırsatları ve zorlukları sürekli olarak değerlendirmekte; hukukun üstünlüğü, demokratik yönetişim ve temel haklara saygı temelinde sürdürülebilir bir barışın inşasına yönelik çabalara katkıda bulunmaktadır” denildi.

Bağımsız Hukuk Misyonu’nun raporunda öne çıkan tavsiyeler şöyle sıralandı:

Hükümet ile sivil toplum arasında resmi istişare mekanizmaları kurulması,
Barış sürecine ilişkin düzenli ilerleme raporlarının yayımlanması,
Kadınların müzakere, diyalog ve yeniden entegrasyon süreçlerinde daha etkin yer alması,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması,
Demokratik katılımın genişletilmesi ve siyasi hakların güçlendirilmesi,
Kayyum uygulamalarının gözden geçirilmesi ve yerel demokratik temsiliyetin güçlendirilmesi,
Kürtçe başta olmak üzere dilsel ve kültürel hakların geliştirilmesi,
Silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon süreçleri için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturulması,
Geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının kurulması ve geçmiş insan hakları ihlallerinin araştırılması.

Raporda, sürecin başarıya ulaşabilmesi için şeffaflık, kapsayıcılık, hukukun üstünlüğü ve siyasi kararlılığın temel önemde olduğu vurgulanırken, uluslararası deneyim ve uzmanlığın da sürece katkı sunabileceği ifade edildi. (MA)

avrupa parlamentosu süreç kürt sorunu Abdullah Öcalan