Bahçeli'den yeni öneri: Öcalan'a basın ve STK'larla temas hakkı
MHP lideri Bahçeli, Abdullah Öcalan için 'Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' statüsü önerisini yineleyerek, ayrıca 'kamuoyuna doğrudan açıklama olmasa da basın yayın kuruluşları, akademik, STK ve benzeri yapılarla temas hakkı tanınabileceğini' belirtti
Artı Gerçek - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt sorununun çözümüne ilişkin devam eden sürece dair yeni açıklamalarda bulundu.
Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, iki hafta önce partisinin grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin dile getirdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini yineledi.
Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini sürdürebileceği bir mekanizma kurulması gerektiğini vurgulayan Bahçeli’nin değerlendirmeleri şöyle:
“Bu durumda PKK’nın kurucu önderlik (örgüt açısından) statüsü de sona erdiğinden, Abdullah Öcalan’ın sürecin yönetimine katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak bir mekanizma oluşturulması gereği ortaya çıkmaktadır. Adı geçenin mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Bize göre ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.”
“SÜRECİN SEKTEYE UĞRAMASINI ÖNLEMEK İÇİN”
Bahçeli, önerisinin detaylarına ilişkin de konuştu. Bahçeli, önerdiği bu statünün “yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek” amacı taşıdığını söyledi.
Bahçeli, şunları belirtti:
“Koordinatör PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır. Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla katî suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir. Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır. Bu noktada fiili sosyal statü, örgüt mensupları ve siyasi uzantıları nezdinde Öcalan’ın var olan karşılığını kapsayıcı hale getirme işlevini görecektir.”
Bahçeli, değerlendirmesinde ayrıca Öcalan’a bu statü ile birlikte “kamuoyuna doğrudan açıklama olmasa da basın yayın kuruluşları, akademik, STK ve benzeri yapılarla temas hakkı tanınabileceğini” belirtti ve bunun da süreçte hedef ve kararlılığının geniş kitlelerde karşılık bulmasına katkı sağlayacağını söyledi.
'ÖCALAN'A STATÜ İMKNAN AKSAKLIKLARI GİDERMEDE ETKİLİ OLACAKTIR'
Bahçeli’nin konuşması şöyle:
“Bahsi geçen statü içerisinde siyasallaşma kavramıyla ifade edilen gerçekliğin, Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesidir. Sinn Fein örneğinde olduğu gibi DEM Parti ya da daha sonra ortaya çıkabilecek diğer alternatifler ülke bazlı politika üretecek biçimde ulusallaşmalıdır.
Abdullah Öcalan Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü sıfatıyla kendisine sağlanacak iletişim ve lojistik imkanlarla fesih ve silah bırakma sürecindeki örgüte bağlı gecikme, karşı duruş ve diğer aksaklıkları gidermede etkili olabilecektir. Dolayısıyla iletişimin dolaylı sağlanmasının yarattığı handikap önlenecek barış ve kardeşlik süreci ile siyaset daha sağlıklı bir zeminde yürüyecektir. Devletin belirleyeceği yetkili kişiler ve lojistik destek, bulunduğu cezaevinde temin edilecektir. PKK’nın fesih, mensuplarının silah bırakma, PKK’nın diğer ülke bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerini sonlandırma ve silah bırakma, terörsüz Türkiye sürecini baltalamaya dönük örgütsel girişimlere karşı süreci tek merkezden yönlendirmek temel görevi olacaktır. Kendisine örgüt mensupları yahut bileşenleriyle sağlıklı iletişim kurma imkânı sağlanacaktır. Bu imkanların barış, kardeşlik, siyaset ve terörsüz Türkiye istikametinde kullanıldığı teyit edilecektir. Kamuoyuna doğrudan açıklama olmasa da basın yayın kuruluşları, akademik, STK ve benzeri yapılarla temas hakkı tanınabilecek bu şekilde barış ve terörsüz Türkiye hedef ve kararlılığının geniş kitlelerde karşılık bulmasına katkı sağlanacaktır. Yürüttüğü faaliyetleri raporlaması devlet organları tarafından yerine getirilecektir.”