Büyükerşen Artı Gerçek'e konuştu: Hiç kimseye kırgınlığım yok, asla yorulmadım
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, 25 yıl sonra belediye başkanlığından ayrılıyor. Büyükerşen Artı Gerçek'e konuştu: "Hiç kimseye kırgınlığım yok. Eskişehir benim için ailemden sonra, öğrencilerimle birlikte en değer verdiğim şey"

Özge ZAİM
ESKİŞEHİR - Eskişehir'in eski belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen, çeyrek asır sonra görevini devrediyor. Artı Gerçek'e konuşan Büyükerşen, 25 yıllık belediye başkanlığını ve gelecek planlarını anlattı. Aday gösterilmemesi nedeniyle kimseye kırgın olmadığını belirten Büyükerşen, uzun görev süresine rağmen yorulmadığını ancak bundan sonrası için kendisine daha fazla zaman ayıracağını söyledi. CHP'nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayşe Ünlüce'nin adaylığını da değerlendiren Büyükerşen, "yalnız belediyenin değil, vatandaşın da hakkını gözetir" dedi.
Eskişehir'de hayata geçirdiğiniz hangi proje için iyi ki bunu yaptık diyorsunuz? En mutlu olduğunuz proje ne?
"Eskişehir'de hayata geçirdiğim tüm projeler için 'iyi ki bunu yaptık' diye düşünmüşümdür. Mesela Porsuk Islah Projesi, tramvay projesi, Kalabak Su İsale Hattının yenilenmesi, arıtma tesisi, büyük parklar ve diğerler projeler. Önem bakımından hiç birini diğerinden ayırmam. Benim için önemli olan, 'iyi ki bu şehre hizmet etme fırsatım oldu' diyebilmektir. Bunu da gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum."
'VAAT ETTİKLERİMİ ENİNDE SONUNDA HAYATA GEÇİRDİM'
Yapmak isteyip yapamadığınız bir proje oldu mu?
"Elbette oldu. İnsanın hayatta yapmak istediği her şeyi yapabilmesi mümkün değil. Örneğin, göreve ilk geldiğim yıllarda Bayatpazarı ve çevresinin çehresini tamamen değiştirecek bir proje hazırlamıştık. Eski Halk Evi'nin bulunduğu, şimdiyse İş Bankası olarak kullanılan alandan başlayıp Salhane Köprüsü'ne kadar olan caddenin her iki tarafını da kapsayacak bir projeydi.
O proje çeşitli nedenlerle hayata geçirilemedi. Aynı şekilde Anadolu Üniversitesi rektörlüğüm zamanında, rahmetli Turgut Özal'ın da onayıyla Sıcak Sular Bölgesini bir termal merkezi haline getirme projem vardı. Bölge esnafının ve zamanın Ticaret Odası yöneticilerinin karşı çıkmaları nedeniyle o da gerçekleşmedi. Ben o günleri çok iyi bildiğim için, Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemimde Bayatpazarı Projesi dışındaki tüm projelerde, hem hukuksal hem finansal açıdan tam olarak olgunlaştırmadan işe girişmedim. Proje hazır olacak, hukuki açıdan bir sorun olmayacak, finansal kaynakları da tam olarak sağlanmış olacak. O nedenle de, yapmak isteyip de benim elimde olmayan nedenlerle yapamayacağım hiçbir vaatte bulunmadım. Vaat ettiklerimi de eninde sonunda hayata geçirdim."
'VEDA DEĞİL, BAYRAK YARIŞI'
Büyükerşen nasıl veda edecek? Nasıl bir veda düşünüyorsunuz?
"Ben bunu bir veda olarak görmüyorum. Aksine bir bayrak yarışı olarak görüyorum. Ben ve arkadaşlarım, 25 yılda Eskişehir'i belli bir noktaya getirdik. Başarılı işler yaptık. Artık görev yeni adayımızın ve onun ekibinin, yani Ayşe Ünlüce'nin. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt ve diğer ilçe belediye başkanlarımız Ayşe Ünlüce'ye tüm desteklerini vereceklerdir. Onların deneyimlerinin büyük faydası olacaktır. Ben ise, yine Eskişehir'de olacağım. Görüşlerimin sorulması, deneyimlerimden yararlanılması söz konusu olduğunda her zaman hazır olacağım."
'KİTAP OKUMAK, MÜZİK DİNLEMEK VE SANATLA İLGİLENMEK İÇİN DAHA FAZLA VAKTİM OLACAK'
Belediye Başkanlığını bıraktıktan sonra neler yapmayı düşünüyorsunuz?
O konuda bugünden belirlenmiş bir planım yok. Yaklaşık 60 yıldan beri sürekli çalıştım. Akademi yıllarım, Akademi başkan yardımcılığı, ardından Akademi Başkanlığı, Anadolu Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü, öğretim üyeliği, sonrasında Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Dile kolay tam 25 yıl yaptım bu görevi. Normalde bir insan, 25 yıl çalışıp sonrasında emekli olur değil mi? Ama benimki öyle olmadı. Ancak bu sözlerimden kimse, yorulduğum gibi bir sonuç çıkarmasın. Asla yorulmadım. Belki biraz kendime ve aileme, torunlarıma daha fazla zaman ayırırım. Deneyimlerimi ülke genelinde paylaşabilirim. Kitap okumak için, müzik dinlemek için, sanatın çeşitli dallarıyla daha yoğun ilgilenebilmek için daha fazla zamanım olur diye düşünüyorum.
'AYŞE ÜNLÜCE YALNIZCA BELEDİYENİN DEĞİL, VATANDAŞIN ÇIKARLARINI DA GÖZETİR'
Ayşe Ünlüce'nin adaylığı için neler söyleyeceksiniz?
"Sevgili Ayşe Ünlüce, benim uzun yıllardan beri tanıdığım bir kişi. Hukukçu olmasının yanında, Baroda ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak sürekli görev alan biriydi. Son 8 yılda da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nde birlikte çalışma fırsatımız oldu. Son 5 yılda da belediyemizde genel sekreter olarak görev yaptı. Yani benden sonra en geniş yetkiye sahip olan, belediyenin en üst kademesinde görev aldı. Bilgisini, çalışma disiplinini, yönetim biçimini yakinen gördüm, bizzat tanık oldum. Bir kere belediye mevzuatına çok hakim. Adalet duygusu çok gelişmiştir. Öyle ki, yalnızca belediyenin çıkarlarını gözetmez, vatandaşın çıkarlarını da gözetir. Herhangi bir ihtilaf halinde, hak ve hukuk ölçüleri içinde kararlar alır.
Örneğin bir vatandaşın mülkü kamulaştırılacak, orada bile bana gelip, 'Hocam burada vatandaşa karşı yapılan bir haksızlık var. İzin verirseniz bu kişiyi belediyeye davet edip, belediye aleyhine dava açmasını önereceğim' diyecek kadar gelişmiş bir adalet duygusuna sahiptir. Çağdaş ve Atatürk'ün hep görmeyi istediği örnek bir Cumhuriyet kadınıdır. Adaylığının resmi olarak açıklandığı ilk günlerden itibaren Eskişehirlilerin tepkilerinin çok olumlu olduğunu ve artarak devam edeceğini düşünüyorum."
'HİÇ KİMSEYE KIRGINLIĞIM, KÜSKÜNLÜĞÜM YOK'
Belediye başkanlığını bırakırken kırgınlığınız, küskünlüğünüz var mı?
"Hayır, hiç kimseye bir kırgınlığım, küskünlüğüm yok. Hayatta hiçbir şey sonsuza kadar sürmez, eninde sonunda biter. Yani her şeyin bir sonu vardır. Önemli olan bunun sağlıklı ve herkes için iyi bir sonla gerçekleşmesidir. Eskişehir benim için ailemden sonra, öğrencilerimle birlikte en değer verdiğim şeydir. Dediğim gibi, hem üniversitede hem Büyükşehir Belediyesi'nde hep bu şehir için çalıştım. Şunu biliyordum ki, bu şehir için yaptıklarım aslında ülkem için yaptıklarımdır. Ve ben hayatım için Atatürk'e, bu şehre ve bu ülkeye olan borcumu ödemek için çalıştım. Ancak bu, hiç bir zaman bitmeyecek bir borç. Onun için benim kimseye kırgın ya da küs olmam mümkün değil. Hele ki Eskişehir halkına. Bana her zaman inandılar, güvendiler. Ben de onlara inandım ve güvendim. Böylece onlarla aramızda koparılmaz bir bağ oluştu. Onlara, yani Eskişehirli hemşerilerime minnettarım."