Devlet Bahçeli: ‘Yasal düzenlemeler için uygun iklim oluştu’

MHP lideri Devlet Bahçeli, Kürt sorununun çözümüne yönelik süreçte yasal adımların hızla atılması gerektiğini söyledi. Bahçeli, CHP’li belediyelere yönelik sert eleştirilerde de bulundu.

Devlet Bahçeli: ‘Yasal düzenlemeler için uygun iklim oluştu’

Artı Gerçek - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli, Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan sürece değinerek, "Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır" dedi.

MHP Genel Başkanı, CHP'li belediyelere de yüklendi:

“Görünen o ki Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi, siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş, erozyona uğramıştır. Ancak hiç kimse dokunulmaz, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir. Hukukun üstünlüğü esastır, sorumluların hesap vermesi kaçınılmazdır.”

Bahçeli'nin açıklamasından satır başları şöyle:

"İkinci çeyreğine girdiğimiz yüzyıl uluslararası terörizm, göç, savaşlar, uluslararası hukuka aykırı çifte standartlar, açlık ve yoksulluk, çevresel felaketler gibi sorunlarla birlikte ilerlemektedir. Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları yok saymaya ya da ortadan kaldırmaya çalışarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabasındadır. Teknolojik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar istikrarsızlaştırmanın en önemli araç ya da iş birliği aktörü olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir.

'ORTADOĞU'DA REJİM DEĞİŞCEKSE O İSRAİL OLMALIDIR'

Dünya Yahudilerinin İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini ilan etmesi gerekmektedir. Bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır. İsrail saldırgan politikalarıyla bölgeye adeta cehenneme çevirmiştir. İsrail, bölgenin huzuru için tehdittir. Ortadoğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır. ABD Başkanı Trump'ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşları bitireceğim diye iktidara gelen Trump, bu savaşla tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir.

Zaman geçmişte yapılan yanlışlıkları, komşuluk hukukuna uymayan davranışları kendi içindeki hak mahrumiyetlerini bir kenara koyup, bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak, siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında olmak zamanıdır.

'KIBRIS MİLLİ BİR DAVADIR'

Dünya, Türkiye'nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri umut aramaktadır.

Hasımlığıyla hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki 100 yıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımızın nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız, gerekirse yedi düveli yine dize getiririz.

Unutulmamalıdır ki Kıbrıs bizim için alelade bir dış politika konusu değil, milli bir dava, bir egemenlik meselesidir!

'CHP'Lİ BELEDİYELER VİCDANI RAHATSIZ ETMEKTEDİR'

Türkiye Cumhuriyeti, muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla, sorumsuz açıklamalarda yönetilebilecek bir ülke değildir. Hele böylesi hassas bir dönemde, devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerle dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır. Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP'li belediyeler vicdanı rahatsız etmektedir. Birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet, irtikap iddiaları hukuki mesele olmaktan çıkmış siyasi yozlaşmanın CHP'nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir.

'CHP EROZYONA UĞRAMIŞTIR'

Bu vahim tablo kök salmış bir çarpık zihniyetin, çürümüş bir siyasi anlayışın ve yozlaşmış bir yönetim yapısının CHP'ye egemen olduğu izlenimini vermektedir. Şehrin emini olması gerekenler emanete hıyanet etmiş, yozlaşmanın zirvesine çıkmışlardır. Görünen o ki Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin, siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş, erozyona uğramıştır. Ancak hiç kimse dokunulmaz, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir. Hukukun üstünlüğü esastır, sorumluların hesap vermesi kaçınılmazdır.

'YASAL DÜZENLEMELER İÇİN UYGUN İKLİM OLUŞMUŞTUR'

Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, rapor kabul edilmiş ve mutabakat zemini ortaya çıkmıştır. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır. Terörsüz Türkiye böylesi bir ortamda doğru zamanda atılmış doğru adım olarak ufkumuzu aydınlatmıştır. Terörsüz Türkiye yolunda tüm siyasi aktörlerin ve toplum kesimlerinin titizlikle hareket etmek, süreci provoke edecek eylem ve söylemden kaçınmak mecburiyeti vardır.

Kimse yanlış hesap yapmasın, bölücü emellere heves etmesin, Terörsüz Türkiye'yi sabote etmeye kalkmasın!" (POLİTİKA SERVİSİ)